ANA SAYFA / Anasayfa / Toprak Çağan – Lenin’den kopan “sol” siyasetlerdeki savrulma…

Toprak Çağan – Lenin’den kopan “sol” siyasetlerdeki savrulma…

Kıbrıs’ın solcuları da bizdeki benzerleri ile aynı yerden besleniyorlar ya da aynı yerden bir sonuç umuyorlar.

Demokrasinin ya da ‘rejim’ olarak cumhuriyetin, hatta federasyonun sadece biçimsel varlığı şu an ki yokluğunu çok değerli bir yere koymaz, koymamalı.

Marksizm, onu evrensel karakteri ile devrimler coğrafyasına taşıyan bir komünistin, Lenin’in devrimci üretkenliği ile demokrasi mücadelesinin önüne hedefler koydu.

Ama muhakkak bir hatırlatma; bu kulağa garip ve soğuk gelen bir irade ya da hak elde etme vurguları ile açıklanabilecek hedefleri vermez.

Yani demokrasi “demokratik hak ve özgürlük” düzeyi ile karşılığına ulaşamayacağı gibi, bir devrimle örtüşemediği sürecede burjuva içeriği ile “demokrasi mücadelesine kendisini fazlasıyla kaptıran” solcuları da yanına yedekler.

Lenin’i; kendi döneminde sosyalist devrimden azına razı olmayanlardan tutun, devrimde asıl önderliği burjuvaziye verenlere kadar bir toplamın karşısında güçlü kılan nedir? diye sorduğumuzda şu okuma ile karşılaşırız; Lenin’de devrim günceldir!

Peki hangi devrim? O, demokratik devrimin programını savunduğu ve sınıflar arası güç ve denge sorunsalından bilinç, eğitim ve örgütlülük düzeyi ile işçi sınıfının kendi iktidarına yürüyebileceği bir duruma, bir demokrasi okulu işlevi gören politik devrimle ulaşılabileceğini ifade eder.

Lenin’de hedef politik özgürlüktür!

Egemenliğin biçimsel olmadığı bu devrimde, tam hak eşitliğinin sağlanması, uluslara kendi kaderini tayin etme hakkı tanınması ve laikliğin tesisi gerekir.

Örgütlenme özgürlüğü ile bütünleşmiş bir halk meclisi!

Kapitalizmin “en ideal demokratik dönüşümlerle” dahi devrilemeyeceği uyarısına, “toplumun daha iyi, daha yeni, sosyalist inşası için mücadele” ile de bağ kurma gerekliliğini ekliyor, Lenin.

Bu politik özgürlüğün kazanılmasının tek yolu da “otokratik ve baskıcı rejimin yıkılması ve yerini demokratik cumhuriyetin alması”dır.

Sıkı durun, bir komünist olarak Lenin bu yıkım sürecini de sadece halk ayaklanmasına dayalı zorun örgütlenmesine yaslıyor.

Lenin, şunu çok iyi hesap ediyor: Muzaffer bir komünizm hedefi için kitlelerin politik mücadeleden geçmesi gerekir.

İşte size bir pusula; politik özgürlük!

İşte size bir devrimcilik; politik devrim!

İşte size gerçek bir demokrasi programı; demokrasi okulundan politik mücadele ile geçecek olan kitlelerin demokratik devrimciliği. (Demokratik devrim denilince kulaklarını kapatan ve dişlerini gıcırdatan ve ah yine mi aşama diye böğüren troçkistler siz hele bir durun)

Devrimin asıl kitlesini burjuvazinin kuyruğundan ayıran, onun, üzerinde herkesin durduğu ama nasıl olamayacağı ile ilgili bulunmaz örneklerde sunduğu bağımsızlığını da güvence altına alan bir politik cephenin net ve sade yüzüdür; politik özgürlükler.

Lenin’i politik devrimciliği ile sosyalist devrim hedefini öteleme ve ondan vazgeçme eğilimi ile ifadelendirenler şu yanıtı alacaklardı:

“Biz sosyalist devrimi ertelemiyoruz, tam tersine mümkün olan biricik tarzda ve biricik doğru yoldan, yani demokratik cumhuriyet yolundan sosyalist devrime doğru ilk adımı atıyoruz. Kim sosyalizme politik demokrasi yolundan başka bir yoldan varmak istiyorsa, kaçınılmaz olarak, hem eko­nomik hem de politik anlamda saçma ve gerici sonuçlara vara­caktır: Şu ya da bu işçi bize, uygun bir zamanda, neden azami programımızı [Sosyalist devrim – b.n.] gerçekleştirmediğimizi soracak olursa, buna de­mokratik fikirli halk kitlelerinin sosyalizme henüz ne kadar ya­bancı olduklarına, sınıf karşıtlıklarının hala ne kadar az gelişmiş olduğuna, proleterlerin hala ne kadar örgütsüz olduklarına işaret ederek yanıt vereceğiz. Tüm Rusya’da yüz binlerce işçiyi örgüt­lemeye çalışın bir, milyonlar arasında programınıza sempati uyandırın! Bunu bir deneyin, ve şatafatlı ama boş anarşistçe pa­lavralarla yetinmeyin. O zaman derhal, bu örgütlenmenin ger­çekleştirilmesinin, bu sosyalist bilinçlendirmenin genişlemesi­nin, demokratik dönüşümlerin mümkün olduğunca tam gerçek­leştirilmesine bağlı olduğunu göreceksiniz.” (Lenin)

Demokrasiyi, tam hak eşitliğini, kendi kaderini tayin etme sürecini biçimsel bir yerden, hatta ruhuna rahmet okutulan parlemanterizmin seçim seansları ile tartışmak ve oradan şu anki “somut duruma” bakarak bir yol ve yürüyüş biçimi belirlemek, tiksindiğimiz yeni solculuğun varlık alanından bir yansıması.

Gözünüzü almasın, ufkunuzu köreltmesin.

Yıkılması gereken bir düzen, her anlamda yeniyi ifade edecek olan bir devrim var!

Güncel olanın bizimle temas noktası burada, ona güç ve yetenek kazandırabileceğimiz yer de tam da orası.

Lenin’in durduğu, Leninist olunan yer!

Yazı Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri’nin linkteki röportajı üzerine kaleme alınmıştır: https://sendika64.org/2020/10/bagimsizlik-yolu-genel-sekreteri-rahvancioglu-kibrisli-turklerin-iradesinin-yok-sayilmasi-en-basta-turkiyeye-zarar-verir-598056

Ayrıca kontrol

DKB: Çözüm sandıkta değil, örgütlü gücümüzdedir!

Devrimci Komünist Birlik yapılan seçimlerin meşru olmadığını belriterek çözümün halkın umutlarını çalarak sahte sandıklara hapsedenlerde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir