ANA SAYFA / GELECEK / İşsiz kaldık, ek iş bulduk ama bu defa da paramızı alamadık!

İşsiz kaldık, ek iş bulduk ama bu defa da paramızı alamadık!

Salgın döneminde işsiz kalan bir işçi anlatıyor:

Bir inşaat işçisi ile salgın dönemi boyunca yaşadığı sorunlar üzerine sohbet ettik…

Merhaba ne iş yapıyorsunuz?

İnşaatta çalışıyorum.

Korona salgını sizi nasıl etkiledi?

Hem maddi yönden hem de her yönden etkilendim. Para alamıyorduk, çalışamıyorduk. Çalışmadığımız için ev kirasını, elektrik faturamızı ödeyemiyorduk. Evde internette olmuyordu bazen, kesiliyordu. Çalıştığım halde onun parasını dahi alamadım.

Bu sürede başka bir yerde gidip maske yapımında çalıştım. Ama bana dediler ki “Kaç gün gelip mesai yaptın?” Ben de dedim ki 21 gün çalıştım. Ama onlar da dedi ki “onu karıştırmayın, onu vermeyeceğiz.” “Niye” dedim? “O başka dedi onu karıştırma!” Burada mesai yaptım. Niye ben 21 gün gelip burada çalıştım, evimde yatabilirdim ama gelip burada çalıştım çünkü ihtiyacım vardı. Sonra tekrar gittik, hatta bir arkadaşımız dedi ki “abi param yok, biz burada çalıştık paramızı niye vermiyorsunuz?” Orada sürekli olarak çalışanlara para veriyorlar, bize geldiğinde ise vermiyorlar.

Peki bu süreçte evde mi kaldınız?

Hayır, herkes sokaktaydı zaten. Sağlık konusunda da gereken önlemi alamadılar. Bunun yanı sıra insanların çoğu açtı, sesini duyurabilen var duyuramayan var. Yani adam evinde aç, kim nereden bilecek onun aç olduğunu. Bir de televizyona çıkıp söylemesi mi gerekiyor “Ben açım” diye? Durum ortada zaten.

Peki bu süreçte kendinizi hiç çaresiz hissettiniz mi?

Oldu, bayağı oldu. Hatta diyordum “artık yarın sabah rüyadan uyandığımda geçer, geçecek.” Evet, vardı. Yani yalnız hissettiğim zamanlar. Psikolojim alt üst oldu. İşe başlarkenden zaten dedim “bu da bir rüya sanki.” İnanmıyordum zaten. Başladı eninde sonunda, Allah’a şükür işimize devam ettik.

Sizce işçiler arasında yeteri kadar dayanışma ağları var mı?

Bence olmalıdır. Çalışma Dairesi misal, yani Çalışma Dairesi üzerinden internete bir grup kurulmalı. İşte benim bu sıkıntım var, çalışma izin yok, mesela bu şirket benim paramı vermedi diye. O bana böyle yaptı, beni işimden çıkartı ya da haksız yere işimden kovdu. Çalışma Dairesi’nde bir rapor açılması lazım medya üzerinden. Bir derdi olduğunda, bir sorunu olduğunda oraya bildirmesi daha mantıklı geliyor.

Örneğin bir arkadaşıma geçmiş parasını vermişler, sonra işten çıkartılmış. Bu durumdan kimin haberi var? Hiç kimsenin haberi yok. Çocuğuyla dışarda kaldı. Tek o değil, öğrenci olan var. Mesela abimler geldiğinde ilk buraya kalacak yerleri yoktu, iki gün inşaatın içinde kalmışlar. Devlet gelen öğrencileri yurda koymalı. Bence önemlidir birbirimizle haberleşsek daha iyi olur ve sesimizi duyurabiliriz.

Mesela Bangladeş’ten gelen insanlar var, onlar da görür burada ne olup ne bittiğini. O zaman daha iyi anlaşırlar ve geldiklerinde rezil olmazlar.

Aldığınız maaş size yetiyor mu?

Ev kirası olmuş 2500 TL, biz ev almıyoruz, ev kiralıyoruz. Yani bankaya gidip para çeksem, her ay ev kirası ödeyeceğime ev alırım. Misal adama veriyor 3500 TL, 2 bin TL’si kiraya giderse 500 TL de elektrik, su faturasına gidiyorsa, toplam sana ne kalıyor 1000TL. Sen ne yiyeceksin, ne içeceksin? Gezmeyecen mi? Yani mecburi ekmek ve makarnaya devam, durmak yok.

Çalıştığınız iş yerinde yabancı uyruklu işçiler var mı? Varsa onların durumu nedir?

Bizim şirkette herkes az para alıyor, çünkü hakkımızı vermiyorlar. Biz Türkiye’den olduğumuzdan dolayı bize tam veriyorlar paramızı, çünkü biliyorlar kendimizi savunabiliriz. Ama yabancı uyruklu arkadaşların kendilerini savunamayacaklarını biliyorlar ve ezmeye devam ediyorlar. Ben şirketin işçi lojmanında altı ay kaldım, benden 3000 TL’lik elektrik faturası kestiler, arkadaşlardan da kestiler. On iki oda var, her odada altı‐yedi kişi kalıyor ve sadece bir tane lavaboda lamba var. Başka da lamba yok. Bir de ocak var, o da tüplü, çamaşır makinesi kesinlikle yok. Başka da telefon şarj yeri var, ama bunların hepsi altı ayda 3000 TL tutması kesinlikle imkansız. Biz kendimizi ifade etik ama o parayı geri alamıyoruz.

Aynı şekilde diğer arkadaşlara da kestiler, ama yabancı olanlar kendilerini savunamadı. Ne olduğunu, ne bittiğini bilmiyorlar bile. Yani belki o arkadaşlar “belki burada elektrik faturası böyledir” diye düşünüp boyun eğiyorlar. Anlamıyorlar çünkü bir şey. Ama öyle bir şey yok, hem elektriğini kesiyorlar hem maaşını kesiyorlar. Aslında devlet bakması gerekiyor, sen bu adama ne kadar verdin? Adama da sorması lazım. Misal ben Türkiye’den geliyorum, burada alıyorum 3750-3800 TL para, ama yabancı uyruklu arkadaşlar 2500 TL’yi sor alıyor. Aynı işi yapıyoruz, aynı saate kadar çalışıyoruz ama yabancı olan arkadaşların parasını kesiyor. Yani eşitlik yok.

Ayrıca kontrol

İşçi sınıfı mücadele tarihi: Koektif Aksiyon

Türkiye’de 15-16 1970’de gerçekleşen işçi eylemlerinin 50. yıl dönümünde Volkan Yaraşır’ın çalışması “İşçi sınıfı mücadele …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir