ANA SAYFA / DÜNYA / Pandemi ABD’de sınıf farklarını nasıl büyütüyor?

Pandemi ABD’de sınıf farklarını nasıl büyütüyor?

Betsy Rubio ve kızı Anahi Rubio, Brownsville Teksas’taki interneti olmayan evlerinde (26 Mart 2020).

New York’un yüksek gelirli sakinleri sıkış tepiş dairelerini terk edip geniş evlerine geçti. Teksas’ta zenginler, güvenli odalar ve sığınaklar inşa etmek için yüz binlerce dolar harcıyor… Miami merkezli bir şarap firmasının sahibi olan Howard Barbanel ‘Bu bir beyaz yakalı karantinası. Sıradan işçiler ürün paketliyor ve teslimat yapıyor, kamyon sürüyor ve yerel yönetimler için çalışıyor’ diyor.

ABD’de koronavirüs salgınına dair Chicago Tribune’de yayımlanan bir yazı pandeminin sınıf ayrımlarını nasıl büyüttüğüne dikkat çekiyor. 

“‘Bu beyaz yakalı karantinası’: Pandemi ABD’de sınıf farklarını nasıl büyütüyor?” başlığını taşıyan yazıyı Burakcan Bakırcı soL okurları için Türkçe’ye çevirdi:

Bir kişi yaklaşık 80.000 dolara Özel Sağlık İdaresi’nden altı aylık sağlık sigortası satın alabiliyor. Bu paket ciddi tıbbi sorunları olan kişilerin sağlık sisteminden yararlanabilmesine yarıyor.

Bu tür bir paket koronavirüsün üzerimize çullandığı bu dönemde gerçek bir cankurtaran olduğunu kanıtladı. Bu paketi sağlayan firma, Los Angeles’ta müşterilerinin koronavirüs testi yaptırmalarına yardımcı oldu ve yüksek riskli hastalar için oksijen yoğunlaştırıcı temin etti.

Firmanın yönetim kurulu başkanı Leslie Michelson, “en iyi laborantları, doktorları ve hemşireleri tanıyoruz ve süreci verimli hale getirebiliyoruz” diyor.

Bazı açılardan pandemi bir eşitleyici: Virüs prenslere de dilencilere de aynı şekilde etki edebilir ve sağlıklı kalmayı umut eden hiç kimse sosyal mesafenin kısıtlamalarından muaf değil. Ancak ABD’nin virüse verdiği tepki; sağlık, çocuk bakımı, eğitim, yaşam alanı, hatta internet bant genişliği gibi hizmetlere erişim imkanında, çoğunlukla saklı olan, yalın sınıf ayrımlarını gözler önüne serdi.

New York’un yüksek gelirli sakinleri sıkış tepiş dairelerini terk edip geniş evlerine geçti. Teksas’ta zenginler, güvenli odalar ve sığınaklar inşa etmek için yüz binlerce dolar harcıyor.

Ulusal birlik konuşmalarına rağmen acil durumlarda herkesin eşit olmadığı ülke genelinde yavaş yavaş bilince çıkıyor.

Miami merkezli bir şarap firmasının sahibi olan Howard Barbanel “bu bir beyaz yakalı karantinası” diyor ve devam ediyor “sıradan işçiler ürün paketliyor ve teslimat yapıyor, kamyon sürüyor ve yerel yönetimler için çalışıyor”.

Zenginlere hizmet sunan bu insanlar iyi insan olmaya çalıştıklarını vurguluyorlar. Michelson [özel sağlık sigortası sağlayan şirketin yöneticisi, -çn.] koronavirüs testlerini, yeterince çok endişelenenlerden ziyade, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin yönetmeliğine uyan hastalar için sağladıklarını vurguladı.

PANDEMİ KAST SİSTEMİ

Yine de bir tür pandemi kast sistemi hızla gelişiyor: Tatil mülklerinde saklanan zenginler; evde huzursuz çocuklarıyla birlikte mahsur kalmış orta sınıflar ve ekonominin ön saflarında çarpışan, işlerinin ve ebeveynliğin gerekliliklerinin sınırlarını zorladığı işçi sınıfı, tabii hâlâ işleri varsa.

“Zenginlerin ve fakirlerin olduğunu görüyorum” diyor Manhattan’da istihdam avukatı olan ve Long Island’daki ikinci evinden restoran endüstrisinden müşterilerine, işten çıkarma yaptıkları bu süreçte danışmanlık yapan Carolyn Richmond. Ve ekliyor “Suçlu hissediyor muyum? Hayır. Ama çok şanslı olduğumu biliyorum. Her gün birlikte çalıştığım insanlarla benim aramda büyük bir fark olduğunu anlıyorum”.

Başka bir tür toplumsal eşitleyici olarak, yeni koronavirüsten çok önce, internet öne çıkarılıyordu. Ateşli teknoloji savunucuları, on yıllardır, dünya geneli internetin (World Wide Web) demokratikleştirici etkisinden söz ediyorlardı ve diyorlardı ki internet daha önce bunlardan mahrum toplum katmanlarına yüksek kaliteli hizmetleri ulaştıracak.

Bu tahminlerin bazıları gerçekleşti. Son günlerde, kaliteli müfredatını ücretsiz sunan Khan Academy sitesinde harcanan zaman geçtiğimiz yıl aynı dönem harcanan zamanın yaklaşık 2,5 katı oldu.

Mart ayında, Federal hükümet, Medicare aracılığıyla daha fazla insanın web aracılığıyla doktorlara erişmesini sağlayan tele-tıp denen hizmetin kapsamını genişletti.

TEKNOLOJİ BİRÇOK ABD’Lİ İÇİN ERİŞİLEMEZ DURUMDA

Yine de bu hizmetleri erişilebilir kılan teknoloji birçok Amerikalı için erişilemez durumda. İnternet erişimi verileri belirsiz olsa da, Federal İletişim Komisyonunun 2017 yılına ait -elimizdeki en güncel veriler-, hanelerin yüzde 30’unun yavaş dahi olsa internet bağlantısına sahip olmadığını ortaya koyuyor.

Federal İletişim Komisyonu’nun Demokrat Partili üyesi Jessica Rosenworcel, milyonlarca Amerikalının sadece telefonunun olduğunu ve bu cihazların da çoğunlukla veri kullanımının kısıtlı olduğunu söyledi. “Ödevinize bakmak için bir mobil cihaz kullandığınızı hayal edin, ödeviniz olan makaleyi onunla yazdığınızı hayal edin” dedi ve ekledi “hiçbir ebeveyn bunları çocuklarının eğitimi için birincil araç olarak seçmez”.

Ülke çapındaki birçok bölge gibi Teksas’taki Brownsville Bağımsız Okul Bölgesi de bu hafta kapılarını kapattığında müfredatının büyük kısmını internet üzerinden ulaştırmaya çalıştı. Okullar, bu içeriği takip edebilmeleri için öğrencilerini Google Classroom, Apple Teacher ve Seesaw gibi dijital platformları kullanmaya çağırdı. Ama zengin bölgelerin aksine Brownsville’in sık sık kesilmesiyle ünlü kötü bir internet bağlantısı var. 2018’te Brownsville’deki hanelerin yaklaşık yarısı güçlü internet hizmetinden yoksundu ve bir aktivist grup olan National Digital Inclusion Alliance tarafından derlenen en kötü bağlantıya sahip şehirler listesinin başında yer alıyordu.

Brownsville bölge yetkilisi René Gutiérrez “çevrimiçi hizmetler söz konusu olduğunda kısıtlıyız” dedi ve ekledi “olması gerektiği gibi değil”.

Bu durum birçok aileyi etkilemekte. 11 yaşındaki Anahi Rubio ve annesi internet bağlantısı olmayan yeni dairelerine henüz taşınmış. Anahi’yi teyzesinin evindeki bir bilgisayardan bağlandığı internet zorluyor ve dersleri için kullanması gereken video konferans uygulaması Zoom’u bir türlü çalıştıramıyor.

Annesi Betsy Rubio, “çarpma işlemini öğrenmek için Youtube’u kullanın ya da bir şeyi araştırmak için Google’ı kullanın diyorlar hep” dedi. “Çevrimiçi, herkes aynı sayfada olabilme şansını yakalıyor. Ama herkesin, tıpkı benim kızım gibi, iyi bir interneti yoksa, olamazsınız. Kızımın derslerinden geri kalmasından endişeleniyorum”.

İŞÇİLER ÇOCUKLARINI EVDE YALNIZ BIRAKMAK DURUMUNDA

Görece daha fakirlerin tek sorunu internet erişimi değil. Manav ve et işleme gibi sektörlerde çalışan bir milyondan fazla işçiyi temsil eden Gıda ve Ticaret İşçileri Birliği başkanı Marc Perrone, bu hafta New York eyaletinde yaklaşık 5 bin süpermarket işçisiyle düzenlediği telekonferansta çocuk bakımının en önemli endişe kaynağı olarak öne çıktığını söyledi.

“Yeterince büyüklerse, kapıyı arkalarından kilitleyip çıkıyorlar” diyor Perrone, bazı ailelerin çocukları evde yalnız bırakmak durumunda kaldığını kastederek. 

Darlyne Dagrin birkaç hafta öncesine kadar 22 aylık oğlunu Cedar Grove’daki bir yuvaya bırakıyordu New Jersey’deki huzurevinde çalışmaya giderken. Ancak yuva pandemi yüzünden geçici olarak kapandı ve çocuğuna bakacak bir arkadaş ya da akraba bulamadığı günlerde Dagrin’in işe gitmemekten başka seçeneği kalmıyordu.

Dagrin “bu hafta iki kez izin aldım” dediğinde henüz çarşambaydı. Beni aradılar “başka izin talebini kabul etmeyeceğiz, bir daha izin istersen işsiz kalırsın” dediler. Dagrin, haftanın geri kalanında ne yapacağını bilmediğini söyledi.

Dagrin’in aksine, Maggie Russell-Ciardi işe gitmek ya da küçük çocuğuna bakmak arasında seçim yapmak zorunda değil. New York’ta kâr amacı gütmeyen bir danışman ve yarı zamanlı yoga öğretmeni olan Russell-Ciardi, sabahın köründe uyanmayı gerektirse dahi, çalışma saatlerini üç yaşındaki oğlunun uyku ve oyun programına uydurabiliyor, oğlu uyanık ve hareketliyken dahi durumu idare edebiliyor.

“Oğlum uyurken işimi yapmak benim için daha iyi” diyor şimdi yoga derslerini çevrimiçi veren Russell-Ciardi. “Yine de büyürken yoga topluluğunun bir parçası gibi hissetmesini sağlamak güzel, şu anda sadece görüntülü olsa dahi. Bu onun için önemli bir eğitim”.

Orta sınıfın hayatını hızla çevrimiçine aktarma becerisi çarpıcı. Kabaca 100 fakülte üyesinin her hafta yüzlerce öğrenciye eğitim verdiği Brooklyn Müzik Konservatuvarı müzik derslerinin tamamını videokonferansla vermeye geçti. Okul, geçen Cuma çevrimiçi açıldığından beri özel derslere kayıtlı öğrencilerin yüzde 95’inden fazlası derslerine devam ediyor.

Çoğunluğu yoksulluk sınırının altında olan çocuklara hizmet veren 25 yerel devlet okulunda bir müzik eğitimi programını sürdüren bir kurumun yöneticisi Dorothy Savitch onlarda durumun tam tersi olduğunu söylüyor. Yürüttüğü program haftaya uzaktan eğitime başladığında, bu çocukların ancak üçte birinin derslere katılabileceğini söylüyor, ama eni sonu çocukların yüzde 60’ına ulaşmayı umuyor.

İKİNCİ EVLERİNE KAÇANLAR

Yine de orta sınıflar bu pandemi zamanında kaygıdan muaf değil. Başka türlü “ayrıcalıklı” olan insanlar bir anda kendilerinin de bazı alternatiflerden yoksun olduklarının farkına vardılar. Upper East Side Manhattan’da yaşayan serbest televizyon yapımcısı Deb Huberman “hayatımda ilk defa kendimle daha varlıklı arkadaşlarım arasındaki farkı hissediyorum” diyor. “Şehir dışına çıkmayı deli gibi istememe rağmen bir yer kiralamaya bütçem yetmiyor”.

Huberman yaşadığı apartmandaki komşularının neredeyse yarısının ikinci evlerine kaçtığını tahmin ediyor. Birçok kişi nüfus yoğunluğunun daha az olduğu Long Island’da diğer zengin New Yorklulara katıldı.

Ailesiyle Brooklyn’deki Park Slope’tan East Hampton’daki yazlıklarına taşınan Joe Bilman, “ayrılmaya imkânı olmayan arkadaşlarıma ve meslektaşlarıma karşı kendimi suçlu hissediyorum” diyor. “Bizim için izole yaşamanın ve karantinada kalmanın daha kolay olacağını biliyorduk. Arka bahçemiz var ve çocuklar bisiklet sürebiliyorlar”.

Hampton sakinleri, çoğunlukla ev rahatlığını korumayı başardılar, üstüne bir de daha geniş alanları ve deniz manzaraları var. Manhattan’daki kolejlere hazırlık (özel) okullarına kayıtlı birçok öğrenci, internet üzerinden de olsa geleneksel sınıf düzenlerinde öğretmenleriyle ders işlemeye devam ederken devlet okullarında eğitim, çoğunlukla internetten ulaştırılan materyaller ile bireysel çalışma şeklinde ilerliyor.  

YERALTI SIĞINAKLARINA TALEP

Bir tenis sitesi reklamında “koçlarımız birebir derslere devam ediyor” diyor ve Hampton adresli birkaç profesyonelin listesini veriyor. Upper West Side’ın gıda imparatoru Zabar’s, mesafeye göre 300 dolarla 400 dolar arasında değişen tutarlara yiyecek temin ediyor.

“Farkını bile almıyorum, kurye benden ne kadar ücret talep ediyorsa o” diyor genel müdür Scott Goldshine. “Açıkçası, bu tür teslimatları alan insanların çoğu için para mesele değil”.

Martha’s Vineyard ve Jersey Shore gibi yazlık bölgelerde yerel memurlar, birden fazla evi olanları ve kiracıları yerel altyapıya aşırı yüklenileceği korkusuyla vazgeçirmeye çalışıyor.

Diğer örneklerde, zenginler doğuya ya da batıya değil “aşağıya” gidiyorlar. Fiyatları 40.000 dolar ile birkaç milyon dolar arasında değişen güvenli oda ve sığınakların üretici firmalarından Rising S şirketinin genel müdürü Gary Lynch, özellikle yeraltı sığınağına yönelik yoğun siparişlere yetişebilmek için 15 çalışanlık bir ikinci vardiya koyduğunu söylüyor.

“Şimdiki gibi yoğun bir talebi hiç görmemiştim” diyor. Geceleri uyuyabilmek için telefonunu kapatmak durumunda kalan Lynch ekliyor “bir türlü susmuyor”.

‘This is a white-collar quarantine.’ How the pandemic is magnifying America’s class divide. 

https://www.chicagotribune.com/coronavirus/ct-nw-nyt-america-class-divide-coronavirus-20200327-m4f4dce26je5xchxusbrrsi4uq-story.html

Ayrıca kontrol

Mobese kameraları ve iradesizlik

Türkiye’nin alt yönetimi altında olan ülkemizin kuzeyini yüzlerce kamera ile takip ve kontrol altına almaya …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir