ANA SAYFA / KIBRIS / AKP karşıtı olmak ile sömürgeci isgale karşı olmak arasındaki fark!

AKP karşıtı olmak ile sömürgeci isgale karşı olmak arasındaki fark!

Eski Lefkoşa Büyükelçisi Türkmen’den Akıncı eleştirilerine tepki: “Sizi biz kurtardık, nankörler edebiyatını terk edin, Kıbrıs Türklerini rahat bırakın” *

Cüneyt Özdemir: “Sizi biz kurtardık” söyleminden vazgeçmenin vakti geldi.” **

“Kıbrıs dediğimiz yer Kıbrıslılardır. Bana ne mi kattı Kıbrıslılar?” (Tevfik Aytekin)***

Kıbrıslı, Kıbrıslı Türk, Kıbrıs Türkü diyen bu insanlar, Kıbrıs halklarından mı, yoksa kuzeyde azınlıkta kalmış yerli halktan mı sözediyorlar?

1974’te silah zoruyla işgal ve taksim edilip sömürgeleştirilen kuzeyin gerçekliğini gözönüne alıyorlar mı?

“Karadeniz Göçmeni Kıbrıslı Türk Tevfik Aytekin” diyerek sömürgecinin gerici, paramiliter faşistlerine de “Türkiye göçmeni” olma fırsatı yaratanların, söz edilen kişinin TC devletine değil de onun şu anki yöneticilerinin dile getirdiklerine karşı Akıncı’nın yanında yeralmış olması yeterli bir karşı duruş mudur?

Sömürgeci işgalcinin, sömürge vatandaşlığına karşı çıkmadan ve sömürge vatandaşlığının verilirken gözönüne alınması gerekenleri sıralayan kişiler ve de örgütler ancak sömürgeciye akıl vermiş olurlar!

Tıpkı sömürgecinin kuzeyde büyükelçiliğini/valiliğini yapmış kişiler ve benzeri kişilerin yerli halka yönelik kullanılan olumsuz söz, değerlendirme, davranış vb. tutumların yapılmamasını bunun TC devletinin kuzeydeki varlığının, egemenliğinin ve çıkarlarının devamı açısından doğuracağı tehlikelerden dolayı öneri, uyarı olduğunu görebilmemiz gerekir!

Bugünlerde kimilerinin sadece AKP ve onun Kıbrıs’taki politikalarına karşı çıkmaları, onları ne yerli halktan/halklardan yapar, ne de sömürgeci işgale karşı Kıbrıs halklarının yanında gösterir!

Kıbrıs halkları farklı ulusal kökenleri olan ve bu ükede yüzyıllardır ortak bir yaşam kültürü geliştirmiş olan Kıbrıslı Rum, Kıbrıslı Türk, Maronit, Ermeni, Latin kardeş halklardır.

Daha sonra bu topraklara göç ederek bu ülkede yaşam kuranlar ise yerli halkların haklarına saygı gösterdikleri ve bu ülkede kardeşçe, demokratik, özgür bir yaşam kurma mücadelesine katıldıkları oranda onlara kardeş olabilirler.

Bu topraklara işgal, sömürgeleştirme, asimilasyon politikaları çerçevesinde taşınan ve işgalci, sömürgeci güçlerin paramiliter örgütlenmesi altında olanlar ise ne bu ülkenin yerli halklarına ne de sonradan gelip bu ülkede yaşam kurmaya çalışan kesimlere kardeş olamazlar.

Onlar bu ülkenin bağımsızlık ve özgürlüğünü yok etmenin araçları oldukları ve bu uğurda hareket ettikleri ölçüde bu ülkeden sökülüp atılması gereken halk düşamnı çevrelerdir.

Kıbrıs’ın yerel halkları ve bu ülkeye gelerek yaşam kurmaya çalışan Türk, Kürt, Laz, Rus, ve daha onlarca farklı kökene sahip kesimler ortak düşmanları olan, işgalci ve sömürücü güçlere karşı halkların birleşik devrimci örgütlenmesini oluşturmalı ve birlikte kardeşçe yaşayabilecekleri ortak bir vatan inşa etmelidirler.

*https://www.t24.com.tr/…/eski-lefkosa-buyukelcisi-turkmen-d…

**https://www.kibrispostasi.com/…/n311357-cuneyt-ozdemir-sizi…

***https://www.t24.com.tr/amp/haber/eski-lefkosa-buyukelcisi-turkmen-den-akinci-elestirilerine-tepki-sizi-biz-kurtardik-nankorler-edebiyatini-terk-edin-kibris-turklerini-rahat-birakin,860297?fbclid=IwAR0rgd84XfwIstim_YJ6vKCJJ1pSqdkjBIMq-wSaJWmcLWSNSMpK8CO2x9A

Ayrıca kontrol

Yusuf Alkım – Yine yeniden: Reformizm ve Devrimcilik…

Öncelikle ele alınması gereken reformizm ve devrimciliğin ayrım noktasının ne olduğudur. Belki Bağımsızlık Yolu (BY) …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir