ANA SAYFA / MAKALELER / Oyuna gelmeyelim, oyunu bozalım!

Oyuna gelmeyelim, oyunu bozalım!

Ülkemizin kuzeyindeki kimi sözde devrimciler bir yandan işgalden, sömürgeciden ve yaşamı çekilmez hale getiren kapitalist sömürü düzeninin yarattığı sorunlardan şikayetçi olurken, diğer yandan da seçim tamtamları çalınca, sorunu yaratanların aldatmaca oyununa katılarak düzenin temsilcilerinden, işbirlikçilerinden birinin amigosu oluyorlar.

Dahası aynı kesimler diğerinin amigosu ile “seninki değil, benimki daha güzel çanak yalar” dercesine ağız dalaşı yaparak yarışa tutuşuyorlar!

Sorunun kaynağı olanların seçim sandığından, kendisinin, yada halkın sesinin çıkacağına inananlar ya düzenin işbirlikçisidir ya da kendini ve halkı aldatmaktadır!

Bunu yaparken sömürgecinin ve sermayenin bu seçim sandığı aldatmacası oyununu ortaya koyanlara ve/veya bu oyuna aldanmayıp katılmayanlara karşı, sırf oyuna katamıyorlar diye hırçınlaşıp çeşitli söylemlerle saldırıyorlar ve onları da oyunun parçası yapmaya çalışıyorlar !

Aslında yaptıkları şey kuyruklarına takıldıkları Talatların, Erhürmanların, Siberlerin, Akıncıların gerçekte Tatarlar, Özersaylar, Arıklılar, Denktaşlar, Eroğlular gibi özde ayni, biçimde farkları olduğunu bile bile onların ipiyle sömürgeci işgalciye yol bağlamaktır!

Onların yolu budur!

Bizim yolumuz ise emperyalist baskıdan, sömürgeci işgalden kurtuluşun sömürgecinin sandıklarında olmadığını, olamayacağını;

Kurtuluşun demokratik halk devriminde olduğu bilinciyle, halkların devrimci, birleşik, ortak mücadelesini örmek ve bu mücadeleye önderlik yapacak devrimci örgütü inşa etmektir!

***

Onların dalaşmaları, dikkatlerimizi sorunların kaynağından uzaklaştırmasın!

Dinci, gerici, faşist kişi ve örgütlerin kaynağını görmeyen, göstermeyen ve kurutmak için harekete geçmeyenlerin kaynağı da aynı kapitalist sömürgeci TC devletidir!

Sömürgecinin ve işbirlikçilerinin birbirlerine yönelik ağız dalaşlarıyla gündemi belirlemelerine fırsat vermeyelim!

Gündemi ve dikkatimizi “cumhurbaşkanı (işbirlikçi başı)” seçimine kilitleyerek, sömürgecinin egemenliğimizi elimizden aldığını, demografik ve seçmen yapısını değiştirdiklerini vb. gizlemeye çalıştıklarını bilince çıkaralım!

“Halk gereken yanıtı sandıkta verecek”, “Cevabınızı sandıkta verin” söylemleri birer aldatmacadan ibarettir!

Çünkü ne sömürgeci, ne işbirlikçileri bizi temsil etmiyor!

Aslolan ise halkın kendi kendini yöneteceği demokratik halk iktidarını hedefleyen ve ülkemizin tümünü kapsayan devrimci örgütlenmelerin geliştirilerek güçlendirilmesidir.

Ayrıca kontrol

Luna – Devrimcilik ve veganizm arasındaki bağ

İnsanlık tarihinde çok yakın zamana kadar (kapitalizmin ortaya çıkışı gibi) kendinizi besleme eyleminin bir tüketici …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir