ANA SAYFA / DKB / Çözüm Sandıkta Değil, Devrimde!

Çözüm Sandıkta Değil, Devrimde!

Sömürgecinin “Birinci derece yerel, üst düzey memur kadrosu=C/B mevki” münhaline aday olacak işbirlikçiler (solcusu, sosyal demokratı, liberali, paramiliter gerici faşisti) seçim yarışına başladılar!

Adaylığını açıklayanlar sömürgeci TC devletinin sözkonusu mevki için aradığı özellik ve niteliklere sahip olduklarını gösterebilmek için büyük çaba harcıyorlar!

Birbirlerine muhalefet ediyorlar! Ortaya çıkan tüm sorunların nedenini ötekinin üzerine yıkıp rakiplerinin beceriksizliklerine, partizanlıklarına vb. bağlayarak bu sorunları ortadan kaldıracakları vaadinde bulunup göz boyuyorlar!

Kıbrıs sorununda TC devletinin hazırladığı birden çok alternatif planlarından kendilerine uygun olanı seçip bunun üzerinden birbirlerine muhalif, ama TC devletinin politikalarına uyumlu olduklarını gösterecek söylemlerle halklarımızı yanıltıp aldatmak için birbirleriyle yarışıyorlar!

İki ayrı devletli, konfederasyon, federasyon, taksim tezlerinin herbiri koşullara ve dengelere bağlı olarak Kıbrıs’ta TC devletinin gelecekte de çıkarlarını, varlığını, devamını sağlayacak, koruyacak unsurları içeren planlar ve tezlerdir!

Sömürge seçimlerindeki işbirlikçi adaylar ve onların etraflarında birleşenler bu gerçekleri gizleyerek, biçimde farklı ama özde aynı olan bu planları, sanki özde de farklıymış gibi gösterme çabası içerisindedirler.

Bu şekilde seçimlerin “federalistler ve buna karşı olanlar arasında” geçeceği propagandası ile gündemi belirliyorlar.

İlk turda kazanılamazsa, ikinci tura kalması muhtemel olanlardan kime destek vereceklerini de ortaya koyarak, tüm dikkatleri adaylar üzerinde yoğunlaştırmaya çalışıyorlar.

Sömürgedeki demografik ve seçmen yapısı üzerinde hiçbir sorgulama, tartışma yapılmasına fırsat vermiyorlar!

Bu düzen içi çabalarını örtüp gizlemek için ise; “ülkenin kuzeyindeki sömürgeci işgal yapısını gizleyecek “demokratik seçimler”, “Kıbrıslı Türklerin iradesini yansıtan seçimler”, “Kıbrıslı Türklerin seçilmiş toplum lideri” vb. tanımları kullanıp ağız birliği yapıyorlar!

Bu ağız birliğini, sömürgeci devletin “psikolojik savaş” uzmanlarının yıllardır sürdürmekte oldukları operasyonları sonucunda oluşturulmuş olduğu ve halen de devam ettiğini yaşamımızda çok net bir şekilde görebiliyoruz!

Adaylar, sömürgedeki yerli halkın ve demografik yapı ile seçmen yapısının değiştirilmesi amacıyla taşınmış paramiliter, gerici, faşist nüfusla oluşturulmuş yapıyı her yönden meşru kılmak için, kendi dışlarındaki sözde “sosyalist, devrimci” grublar, seçmen yapılmış Kürt, Alevi işçi, emekçi göçmenler ve sömürgeci nüfusun Nakşibendi, Süleymancı, Menzilci, Fetullahçı, Vahabi vd. tarikatçıları ile AKP’li, MHP’li, İYİP’li, BBP’li vd. gerici faşist örgütler gibi çok farklı kesimleri bir araya getirip kendi etraflarında nasıl birleştirebileceklerini somut olarak gösterebilmek için çabalarını artırmışlardır.

Adaylar bunları yaparken bir yandan TC Sömürge Yönetimi’nin kadrosuna seçilmeyi amaçlarken, diğer yandan da belirtilen grub, tarikat ve hemşehri dernekleri üzerinden kitleleri sömürgeci işgal düzenine seçimler üzerinden bağlayabileceklerini gösterme taahhütüyle sömürge düzenine hep birlikte katkı koyma yarışına devam ediyorlar!

Hal böyleyken bir kez daha altını çizmekte fayda var: Kıbrıs halklarının kurtuluşuna ve bağımsız, birleşik demokratik bir Kıbrıs’a giden yol sandıktan değil, demokratik halk devrimiyle kurulacak demokratik halk iktidarından geçmektedir!

Bunun için de tüm Kıbrıs’ı kapsayan ortak bir devrimci örgütlenme ve ortak bir devrimci mücadele gereklidir!

Devrimci Komünistler ülke devrimci, demokrat kesimlerini bu yönde bir araya gelmeye, oynanmakta olan bu oyunu reddetmeye ve bozmaya çağırmaktadır!

Ayrıca kontrol

Yusuf Alkım – Yine yeniden: Reformizm ve Devrimcilik…

Öncelikle ele alınması gereken reformizm ve devrimciliğin ayrım noktasının ne olduğudur. Belki Bağımsızlık Yolu (BY) …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir