ANA SAYFA / YAZARLAR / Salih Olgun – Reformistler, sömürgecinin sosyal demokratının arkasında omuz omuza!

Salih Olgun – Reformistler, sömürgecinin sosyal demokratının arkasında omuz omuza!

Bu ne heyecan, telaş ey reformistler!

Akıncı adaylığını resmi olarak açıklamadan siz onun adaylığının müjdesini ve onu destekleyeceğinizin taahhütünü alel acele açıkladınız! 

Yarışa girdi her rengi ile reformistler!

Korkmayın, endişelenmeyin hepiniz de sömürgecinin sosyal demokratlarına yama olmada ve kuyrukçulukta birinci sıradaki koltuktasınız! 

Sömürgecinin sosyal demokratlarının arabasında “Garantör TC devletine ve onun sömürge yönetimine bağlı ama sadece işbirlikçilerine muhalefette” rahatlıkla başınız ağrımadan sorunsuz “devrimci, sosyalist” olur, radikal mavi boncuklar dağıtırsınız! 

***

Denktaş da Erdoğan (RTE) ile ağız dalaşı yapmıştı 2003/4 yıllarında!

“Ama o sağcıydı! İşbirlikçiydi!” 

Bugün RTE ile ağız dalaşı yapan “sosyal demokrat” Akıncı olunca, onun arabasına yolcu taşımak isteyenlerin varacakları yer sömürgeci devletin ve işbirlikçilerinin varlık ve egemenliklerinin devamı ile meşrulaştırılmasına direk/dolaylı olarak katkı değil midir?

Yoksa sömürgecinin değirmenine su taşınması değil de; bağımsız, birleşik, demokratik Kıbrıs yaratılmasına katkı olduğu mu düşünülmektedir?

Her iki işbirlikçinin ve diğer işbirlikçilerin TC devleti ile bir ağız dalaşı dahi var mı? Yok! 

Varsa yoksa sömürgeci devletin hükümetteki partilerine ve temsilcilerine yönelik “sitem” içeren sözler var sadece Denktaş’ınki de buydu, Akıncı’nın da! 

Onların TC devletine, işgal ordusu ve valiliğine (elçiliğine) yönelik bir karşı duruşları olmamıştır, olmayacaktır da! 

Dahası bırakın sömürgeciliğe, işgale karşı bir duruşları var mıdır? 

Denktaş da sömürge yönetiminin seçmenlerinin çoğunluğunun oyları ile seçtirilmemiş miydi? Tıpkı Talat, Eroğlu ve Akıncı gibi! 

Sömürgecinin demografik yapıyı değiştirmiş olduğu ve dolayısı ile seçmen yapısını da değiştirmiş olduğuna göre; sömürgede yapılan sözde seçimler “hangi halkın iradesini” yansıtmış oluyor acaba? 

Kendilerini “sosyalist, devrimci” olarak tanıtmaya çalışan, ancak kendi aralarında çekişen, birbirlerine rekabet eden sömürgedeki reformist küçük burjuva örgütlenmelerin tümünün de sömürgecinin sosyal demokrat işbirlikçisinin arkasında omuz omuza gelmeleri bir tesadüf değildir! 

Onların devrimcilikleri ve sosyalistlikleri Akıncı’nın işgal ve sömürgeciliğe karşı olduğu kadardır, ötesi değil! 

***

Sömürgedeki mücadele; TC Sömürge Yönetimi ve işbirlikçilerine karşı açıkca cephe alanların verdiği mücadeledir! 

Bu gerçeklik seçim dönemlerinde daha da açık ve net görülebilmektedir.

Sömürgecinin işbirlikçilerinin birbirine muhalefet etmiş olmaları onları kurtuluşa giden yolu açan halkların devrimci muhalefeti yapmamıştır, yapmayacaktır da!

Çünkü Kıbrıs’ın kuzeyinde halkın iradesini elinde tutan TC devletinin sömürge yönetimidir!

TC Sömürge Yönetimi’nin yapısı ise şöyledir;

*Üst Koordinasyon Kurulu

**Alt Koordinasyon Kurulu

*** Yerel Üst Düzey Seçtirilmiş, Atanmış Sivil Asker Bürokratlar (Cumhurbaşkanı , Başbakan, Bakan, Milletvekili, Müsteşar, Müdür, Yargıç, Savcı, Polis Müdürü vd)

****İsbirlikçi partiler (UBP, CTP, DP, HP, TDP, TKP, YDP vd)

# Sömürgeci TC devletine karşı olduklarını söyleyen ama işbirlikçiler üzerinden kuyrukçuluk yapanlara örnek: Akıncı=TDP+BKP+TKP+BY(Baraka)+Sol Hareket+Yasemin Hareketi+Hayata Dokun+ vb.

***

Sömürgeci TC devletinin gerici faşist paramiliter örgütü YDP, C/B seçimlerinde ikinci tura kalınması halinde CTP adayını destekleyeceğini açıklamıştır!

Sömürgeci ve işbirlikçileri halkın dikkatini kendi belirleyecekleri gündeme çekmeye çalışıyorlar!

Halkın zamlara, ekonomik, sosyal, kültürel vb. güncel sorunlara yönelik tepkileri arttıkça gündemi değiştirmeye çalışmaları olağan gelişmeler!

Bunda şaşılacak hiçbirşey yok aslında!

Çünkü tümü de sömürgecinin işbirlikçisi ve ayni zamanda kabul edilebilir, düzen içi, birbirine muhalif partiler, örgütler ve kişilerdir.

1990 seçimlerinde onları Demokratik Mücadele Partisi (DMP) adı altında birleştirmişlerdi!

CTP, TKP ve YDP, DMP çatısı altında birlikte 90 M/V seçimlerine ve cumhurbaşkanlığı seçimine girmeleri sağlanmıştı!

TC devletinin 80 sonrası sömürgeci nüfusu için kurduttuğu paramiliter, faşist, gerici Yeni Doğuş Partisi’nin, şimdi Yeniden Doğuş Partisi olarak ortaya çıkmış olmasının da benzer operasyonların sürmekte olduğunu gösterdiği gün gibi ortada!

O günlerde TC Sömürge Yönetiminin illegal “Kıbrıs Türk Halk Hareketi” isimli faşist terör örgütü bombalama vb. fiili saldırıları yanında Kıbrıs, Yenigün ve Bozkurt gazeteleri başta olmak üzere, kullanılan basın aracılığıyla yürüttüğü psikolojik savaşın sağladığı ortamın bugünkü versiyonudur gördüğümüz film.

Sömürgeci işgalcilere karşı açıkca mücadele eden ve bugün için güçlü olmayan devrimci örgütlerin, gelişmekte olan halk muhalefetiyle bütünleşmesinin önü kesilmeye çalışılıyor!

Bir yandan sömurgeci devletin silahlı, silahsız güçleri tedbirlerini artırırken, işbirlikçilerini de bu amaçla kullanmaktadır.

Bu durum karşısında önemli olan sömürgeci TC devletinin halka karşı yürüttüğü silahlı, silahsız savaşını görüp, onun savaşına araç olmadan, birleşik devrimci örgütlenmeyi ileri taşımak ve bu düzene karşı başkaldırabilmektir.

Geçmişten günümüze bunun aracı olanların kendi özeleştirilerini yapmamaları ve halen 1990’lardaki gibi TC devletinin varlığı ve egemenliğini sürdürmek için yürüttüğü kirli savaşın direk veya dolaylı parçası olmaya devam ediyor olmaları, her alanda teşhir edilmelidir.

Teşhir edilirken de alternatif ve doğru mücadele biçimi olan Demokratik Halk İktidarına nasıl ulaşılacağı kitlelere anlatılarak devrimci örütlenmeleri sağlanmalıdır.

Ayrıca kontrol

Oyuna gelmeyelim, oyunu bozalım!

Ülkemizin kuzeyindeki kimi sözde devrimciler bir yandan işgalden, sömürgeciden ve yaşamı çekilmez hale getiren kapitalist …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir