ANA SAYFA / HABERLER / Kıbrıs işçi sınıfının şanlı direnişi CMC Grevi

Kıbrıs işçi sınıfının şanlı direnişi CMC Grevi

14 Ocak 1948 günü Lefke’deki CMC şirketine bağlı madende  çalışan işçilerin şanlı grevi 72’nci yılında. Kıbrıs’ta yaşayan her ulustan binlerce işçinin birlikte örgütleyerek yürüttükleri bu şanlı direniş mücadelemize ışık tutmaya devam ediyor.

PEO’ya bağlı Maden İşçileri Sendikası’nın işçi sınıfının uluslararası dayanışma günü olan 1 Mayıs 1947’de işbaşı yapmaması ve ardından İngiliz ve Amerikan ortak şirketi olan Kıbrıs Maden Şirketi (CMC)’nin Genel Müdürü Hendricks’in lokavt uygulaması sonucu işçi-işveren ilişkilerinin gerginleşmesiyle başladı.

1 Temmuz 1948 günü açıklanan ücret artışları ile 1 Aralık’ta yapılan hayat pahalılığı ödeneğindeki artış, günün koşullarına göre yetersiz kalıyordu. İşveren, işçilerin grev yapmamasını öngören iş sözleşmesinin imzalanmasından bu yana, yüzde 20’ye varan bir ücret artışı verdiğini ileri sürerek, Maden İşçileri Sendikası’nın taleplerini reddediyordu.

Kıbrıs Maden Şirketi’ne ait Lefke-Karadağ madeninde çalışan 2 bin işçi, 16 Aralık 1947 günü bağlı oldukları sendikalar aracılığıyla işverenden bazı taleplerde bulundular. 23 madde olarak toplanan ve şirkete sunulan işçi taleplerini değerlendiren işveren temsilcisi Harvery, bu talepleri de reddetti.

Maden işçilerin temel talepleri arasında; hayat pahalılığı, daha az çalışma saati, ücret artışı, iş sözleşmesinde daha özgürlükçü limetlerin melirlenmesi, tatil günlerinin 5’i ödenekli olmak üzere 7’den 13 güne çıkartılması gibi haklı maddeler bulunuyordu.

Talepleri kabul edilmeyen maden işçileri 13 Ocak 1948 günü tam 125 gün sürecek olan tarihi greve başladılar. Yaklaşık bin 300 Kıbrıslı Rum ve 700 Kıbrıslı Türk’ün katıldığı bu grev Kıbrıs işçi sınıfının en uzun süreli ve en etkili eylemi olur.

Bu şanlı grev 3 Mart 1948 günü Karadağ mahallesinde ve Ksero iskelesinde (Gemikonağı) grev yapan işçilere İngiliz Sömürge Polisi’nin barbarca saldırısı farklı bir boyut alır. Sömürge polisinin bu barbar saldırısı sonucunda onlarca işçi yaralanır. Bazı işçiler ve eşleri tutuklanarak, mahkemeye çıkarılır.

İngiliz sömürge yönetiminin barbarca saldırıları yanında Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk milliyetçi çevreler de devreye sokularak işçiler bölünmeye ve mücadele sekteye uğratılmaya çalışılır. Tüm bu saldırılara rağmen birliğini korumayı başaran işçiler grevi 16 Mayıs gününe kadar sürdürür. Maden işçilerinin, 13 Ocak’ta başladıkları büyük mücadele, dört ay dört gün sonra, 16 Mayıs 1948 günü İngiliz Sömürge Polisi’nin bir kez daha işçilere silahlı bir şekilde saldırması ve açılan ateş sonucu 7 işçinin ağır yaralanması ile sona erer. İngiliz Sömürge Yönetimi bu barbar saldırı ile de yetinmez ve direnişin başını çeken işçi önderlerinin de aralarında olduğu 76 maden işçisini 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırır.

Baskı ve şiddetle bastırılan bu grev sayesinde, talep edilen kazanımlar tam olarak elde edilmese de çalışma saatleri, iş güvencesi, sağlık tedavisi ve ödenekler ile ilgili haklarda iyileştirme sağlanır.

1948 Maden İşçileri Grevi, Kıbrıs işçi sınıfının nasıl birliklte örgütlenerek sınıf temelli bir mücadele yürütebileceğini pratikte göstererek ükle sınıf tarihine damga vurur.

Ayrıca kontrol

Ülkemizin kuzeyindeki tarım işçilerin durumu nihayet kamuoyuna yansıdı

Türkiye’den mevsimlik işçi olarak ülkemizin kuzeyine çalışmaya getirilen 1500 kişi çok ağır koşullar altında yaşam …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir