ANA SAYFA / YAZARLAR / KDG’de yaşanan olumsuzluklar üzerine…

KDG’de yaşanan olumsuzluklar üzerine…

Eski KDG’li bir devrimci

Bir devrimci örgüt düşünün adına “Kıbrıs Devrimci Gençlik” diyen.

Kurulduğu gün aralarında benim de olduğum altı kişi tarafından oluşturulan ve devrimci iddia ile ülkemiz Kıbrıs’ta yerini alan bir oluşum. O günkü heyecan ve fikirlerimize baktığımda geldiğimiz noktanın ne kadar da geri olduğunu görüyorum.

Kendimizi reformizmin baş düşmanı ve faşizme karşı yılmaz mücadele vermeye hazır bir yapı olarak görürken, emperyalist çözümlerden yana saf alır, CTP, TDP gibi bir numaralı federal çözümcü olmuşuz. Üstelik kendi programımızda yazan ve bir başka devrimci oluşum olan Devrimci Komünist Birlik’ten bire bir alıntıladığımız “Anti-Emperyalist Birleşik Cephe” siyasetini de hiçe sayarak bunu yapar olmuşuz.

Daha düne kadar yönetimindeki kişiler arasında benim de olduğum KDG’den iç işlerindeki sıkıntılar ve gitgide koskoca örgütün tek bir kişinin tekelinde dönmesi üzerine, oylama dahi yapılmadan, kimseye dahi sorulmadan örgüt adına tek bir kişinin hareket etmesinden rahatsız olduğum için ayrıldım. Ve geçtiğimiz gün önce ara bölgede gerçekleştirilecek olan “Barış ve yeniden birleşme yürüyüşü” etkinliği öncesi KDG profilinden yapılan paylaşımı görünce ne kadar da haklı olduğumu anladım. Adına Devrimci diyen bir yapının geldiği nokta maalesef budur. Üstelik bu paylaşım bizzat “Sol Hareket” adlı örgütün paylaştığı yazının bire bir aynısı olmakla birlikte, devamında kendi bağımsız siyasetine yani devrimci siyasetine dair birkaç cümle dahi bulunmadan paylaşılan bu yazıdan diğer yönetim üyelerinin haberi dahi olmamıştır.

KDG içinde kamuoyuna yansımadan yaptığımız o kadar eleştirilere rağmen halen daha özeleştiri vermemesi ve devrimci mücadeleyi emperyalist antlaşmaları desteklemeye indirgemeleri KDG’nin geldiği olumsuz durumu göstermektedir.

Marksizm-Leninizmi henüz daha iyi kavramamış kişilerin devrimci iddia taşıyan bir örgütün yönetiminde bulunmaları ve diğer yönetim üyelerini ve dahası kendi oluşturduğu programı hiçe sayarak Anti-Emperyalist Birleşik Cephe siyasetinden emperyalist planlardan medet uman bir çizgiye gelmeleri düşündürücüdür. Bu yaklaşım Kıbrıs sorununu oluşturan emperyalist ülkelerin bize dayattığı anlaşma modelinden yana olan küçük burjuva-sol bir örgüt durumuna düşmekten ve reformist bir anlayışla hareket etmekten başka bir şey değildir.

Kuruluşundan bu yana içinde bulunduğum Kıbrıs Devrimci Gençlik bugün ülkemizdeki reformist kesim arasında kendi bağımsız siyasetini koruyamamış, hatta ve hatta kendi şahsi görüşlerinden hareketle emperyalist planlardan medet uman yönetim üyeleriyle dolmuştur. Bunun sonucunda kendine devrimci diyen fakat ne pratikte ne de teoride bu kelime ile yakından uzaktan alakası olmayan sol oluşumlar arasında yerini almış olmaktadır.

Ne yazık ki böyle oluşumların gerçekten devrimci mücadeleyi verebilecek potansiyeli olan gençlerin enerjisini tüketip mücadeleyi emperyalist çözüm planlarına indirgemeleri bugün tam da bu ülkede işgalci konumda bulunan emperyalist devletlerin ekmeğine yağ sürmektir. Umarım biran önce bu yapılan yanlış telafi edilir ve özeleştiri verilir. Ülke devrimci hareketi reformistlere kalmamalı.

Bağımsız, birleşik Kıbrıs ancak ve ancak Anti Emperyalist Birleşik Cephe’yi kurmaktan, bu da işçi sınıfını devrimci örgütlenmesini geliştirerek bu cepheye önderlik edecek pozisyona getirmekten geçer. Bunu yapmak için de bıkmadan, usanmadan ve kendi bağımsız devrimci siyasetimizden ödün vermeden faşizme, emperyalizme ve işbirlikçi reformizme karşı kararlı mücadelemizden vazgeçmemeliyiz.

EMPERYALİST ÇÖZÜMLER DEĞİL, YAŞASIN ANTİ-EMPERYALİST BİRLEŞİK CEPHEMİZ.

YAŞASIN BAĞIMSIZ BİRLEŞİK SOSYALİT KIBRIS.

Ayrıca kontrol

Yusuf Alkım – Reformizmin “süper kahramanları”!

Ülkemizin kuzeyindeki reformizmin yaz ayları ile birlikte her yıl gündeme getirdiği “beleşe denize girme kampanyası” …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir