ANA SAYFA / HABERLER / Düşen füze ve gerçeklerle yüzleşmek…

Düşen füze ve gerçeklerle yüzleşmek…

Bugün sabahın ilk saatlerinde ülkemizin kuzeyine düşen füze, hemen yanı başımızda yaşanan savaş gerçekliğini ve ülkemizin de karşı karşıya olduğu tehlikeyi gözler önüne serdi.

Konu ile ilgili “Savaş tehditlerine karşı halklarımzıın birleşik örgütlü gücü” başlığı ile bir açıklama yayınlayan Devrimci Komünist Birlik konunun önemine dikkat çekerek, ülke ve bölge halklarının karşı karşıya olduğu tehlikeye karşı birleşik, örgütlü bir mücadele vermesi gerektiğinin altını çizdi.

DKB tarafından yayınlanan açıklama şöyle:

“Ülkemiz günün ilk saatlerinde çok ciddi bir tehlike yaşamıştır. Anlaşıldığı kadarı ile emperyalist İsrail tarafından Suriye’ye yönelik gerçekleşitirilen hava saldırısı sonucunda devreye giren Suriye savunma sisteminden fırlatılan bir füze ülkemizin kuzeyinde sivil yaşamın olmadığı bir alana düşerek infilak etmiştir. Füzenin düştüğü alanda sivil yaşamın bulunmaması ve herhangi bir can kaybının yaşanması sevindiricidir. Ancak bu olay ülkemizin karşı karşıya olduğu tehlikeyi gözler önüne sermiştir.

Yaşanan bu olay Devrimci Komünist Birlik ve Gelecek gazetesi olarak yıllardır vurguladığımız ve dikkat çekmeye çalıştığımız; emperyalist savaşlara ne kadar yakın olduğumuz tehlikesini bir kez daha tüm gerçekliği ile ortaya çıkarmıştır.

Kıbrıs’ın genelinde iktidarı elinde tutan egemenlerin, emperyalist güçlerle izledikleri ahmakça ittifak siyasetleri, ülkemiz üzerinde çok ciddi tehlikeler yaratmaktadır.

Gerek güneydeki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin İsrail, Yunanistan, Fransa, Mısır gibi dış güçlerle gerçekleştirdikleri askeri ittifaklar, gerek kuzeydeki sömürgeci işgal düzeni altında TC egemenleri tarafından yürütülen askeri faaliyetler, gerekse de ülkemiz üzerinde iki “hükümranlık alanı” gaspederek, onyıllardır bölgemizdeki tüm emperyalist saldırganlıklarda bu üsleri ana saldırı merkezi olarak kullanan Birleşik Kırallık, hem ülke halklarımıza hem de bölge halklarına karşı insanlık düşmanı suçlar işlemekte, ülkemizi de buna ortak etmektedirler.

Ülkemiz emperyalist güçlerin sayısız dinleme istasyonları, askeri üsler ve silah teknolojileri ile dolu olmasına rağmen, havadan gelen bir askeri mühimatın tespit edilip engellenemediği, dahası bu durumun daha da fazla silahlanma ve de füze sistemleri konuşlandırmak için gerekçeye dönüştürülmeye çalışılması ile karşı karşıyayız.

NATO’nun sadık bir üyesi olan TC’nin, emperyalist güçler arasındaki kutuplaşmalardan faydalanma çabası ile girişilen S400 macerası, bu sistemin nereye konuşlandırılacağı noktasında bir belirsizliği doğurmuşken, bu yaşanan gelişme akıllara “Acaba S400 sisteminin TC’nin işgali altındaki kuzey Kıbrıs’a konuşlandırılması için bir gerekçe mi yaratılmaya çalışılıyor?!” sorusunu getirmektedir. DKB olarak böylesi bir gelişmenin olası olduğunu haftalar önce ortaya koymuştuk.

Sivil yerleşim yerlerine çok yakın bir yere düşen söz konusu savunma füzesinin, herhangi bir can kaybına neden olmaması elbette sevindiricidir. Ancak ülkemiz gibi küçük bir coğrafyada bir kaç kilometre daha uzak bir noktaya düşmesi, ya da söz konusu füzenin bölgede seyahat eden herhangi bir sivil uçağa isabet etmesi durumunda çok ciddi can kayıplarına yol açacağı da dikkate alınması gereken bir durumdur. Bununla birlikte füze sisteminin barındırdığı insan ve doğaya karşı son derece tehlikeli kimyasal yakıt ve maddelerin varlığı, hemen olmasa da yakın bir gelecekte bölge halkına ve doğaya çok ciddi etkilerin olabileceğini ortaya koymaktadır.

Tüm bu gerçeklikler dikkate alındığında ülkemiz üzerinde egemenlik kuran güçlerden derhal şu adımları atmalarını talep ediyoruz;

  • Düşen füzenin tüm parçaları bölgeden toplanarak, füzenin kimyasal bileşenlerinden etkilenen toprak arındırılarak temizlenmelidir.
  • Benzer bir durumda ne şekilde hareket edilmesi gerektiği konusunda ülke halkları bilgilendirilmelidir.

Ülkemiz üzerinde egemenlik kuran güçlerin insanlık düşmanı karakterlerini dikkate alan ve onların yapmaktan kaçınacakları noktaların hayata geçmesi için ülke halklarının harekete geçerek kendi örgütlü güçlerini ortaya çıkarmalarının zorunlu olduğunun bilincinde olan biz devrimci güçlere düşen görevler ise şöyledir;

  • Ülkemiz üzerinde daha fazla askeri yapılanma kurulması, S400 veya benzeri yeni askeri sistemler konuşlandırılmasına karşı kararlı bir duruş sergilenmelidir.
  • Ülkemiz üzerindeki tüm emperyalist yapılanmalar dağıtılmalı, bu güçlere ait askeri üsler kapatılmalı ve bu güçlerin bölge haklarına karşı ülkemizi de ortak ederek işledikleri insanlık suçları engellenmeldir.
  • Bunların hayata geçirilebilmesinin tek yolu ülkemizi bu güçlerin hegemonyasından kurtararak yeniden birleştirecek olan Demokratik Halk İktidarı’nın kurulmasıdır. Demokratik Halk İktidarı’nın kurulabilmesi için ülkemizin tüm ilerici, devrimci güçleri bir araya gelerek halklarımızın tabana dayalı örgütlenmesini sağlamak için harekete geçmelidir.
  • Bu gerçekliklere rağmen, emperyalist güçlerin güdümünde onyıllardır yürütülen ve bir sonuç doğurmayan görüşmelerden hala medet uman çevrelerin, halklarımızı sahte “çözüm masalları” ile uyutmalarına daha fazla izin verilmemelidir. Ülkemiz bu çevrelerin beklentilerindeki gibi “yakın zamanda bir çözüm” ile değil, tam tersine onların umut bağladıkları emperyalist güçlerin neden olacağı bir savaş tehditi ile karşı karşıyadır. Bu savaş tehditini geriletmenin yolu da aynı şekilde halklarımızın örgütlü gücünden geçmektedir.

Devrimci Komünist Birlik ülke dervimci güçlerinin birliğini sağlayabilmek ve bizlerin sorumluluğunda olan bu görevlerin yerine getirilmesi için var gücü ile mücadele devam edecektir.”

Aralarında DKB’nin de olduğu örgütler geçtiğimiz yıl Nisan ayında Suriye’ye karşı kullanılan Ağrotur’daki askeri üs önünde eylem yapmışlardı…

Ayrıca kontrol

Kapitalizmin sahte cenneti: Norveç

Norveç halkının “genel özelliği” zenginlikten kaynaklanan rahatlıkları ve sakinlikleridir. Hatta kimilerine göre Norveç’te intihar oranının …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir