ANA SAYFA / MAKALELER / Gelecek’ten: Ortak vatan için ortak örgütlenmeye!

Gelecek’ten: Ortak vatan için ortak örgütlenmeye!

Kıbrıs’ın işçi sınıfı, Britanya’nın zorlu sömürgeciliği, kilisenin gerici rolü, toprak ağalarının ve para babalarının acımasız ve baskıcı tavrı ile karşı karşıya kalmasına rağmen, gelişip örgütlendi ve direnerek hak talep etmeyi ve de bunları kazanmayı başardı.

Çok-boyutlu eylem ve mücadeleler içerisinde, işçi sınıfının Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk savaşçıları omuz omuza eşsiz bir yüreklilik gösterdiler. Adanın tüm gerici güçlerine karşı eşit olmayan mücadele sırasında, benzersiz bir dayanışma ve yoldaşlık eylemleri sergilediler.

Tüm bunlara en önemli kanıtları, işçi hareketinin 1920’lerle 30’lardaki ve özellikle de 1948 grevleri ile destansı bir şekilde doruğa ulaşan, 1940’lardaki sayısız ortak talepleri ve grevleridir. Bütün bu mücadelelerle, sekiz saatlik çalışma günü, bayram tatili, toplu sözleşme, hayat pahalılığı, sosyal sigorta, sağlık hizmeti gibi haklar kazanıldı.

Emperyalist kapitalizm kendi doğasına bağlı olarak bir çıkmazdadır. Bu durum, kapitalizmin dünya hegemonyasını kaybetmemek için gittikçe gericileştiren yapısal krizleri ile kendisini gösteriyor. Emperyalist güç çevreleri her türlü devrimci olanağı ezerek etkisiz hale getirmek amacıyla faşizmi bir araç olarak görmekte ve bu gerici odaklar sömürücü devletler tarafından desteklenmektedir. Dünyanın dört bir yanında ve ülkemizde gerici, faşist örgütlenmeler, ezilenlerin ve sömürülenlerin devrimci mücadelesine karşı devlet eliyle güçlendiriliyor.

Egemenler krizlerin şiddetinden, parlamenter mücadele üzerindeki artan hayal kırıklığından ve işçi sınıfının bağımsız bir devrimci liderlikten yoksun olmasından besleniyorlar. Bunların hepsi, geçmişte işçi sınıfı ve örgütlerinin militanları tarafından kan ve fedakarlıklar ile elde edilen tüm kazanımların ve hakların kaybedilmesine neden oluyor. Toplu sözleşmeler, bireysel sözleşme ve “esnek” çalışma koşullarıyla değiştiriliyor, sekiz saatlik iş günü geçmişe ait bir hak olarak gösterilmeye, sosyal sigorta yatırımları ise işçilerin kendileri tarafından ödetilmeye çalışılıyor. Sağlık hakkı ortadan kaldırılmakta, sendikalaşma hakkı ise işverenlerin “insafına” bırakılan bir konuya dönüştürülmektedir.

Tüm bunlara bağlı olarak ülkelerin ve halkların özgürlüğü emperyalistlerin çıkarlarına bağımlı bir duruma dönüşmüştür.

Latin Amerika’dan Asya’ya, Afrika’dan Avrupa’ya ve hemen yanı başımızda Yunanistan, Türkiye, Suriye, Yemen ve Kürdistan’da kitleler devrimci bir bilinçle mücadeleye atılıyor. Yunanistan sokaklarında Troyka’ya karşı direnen, Türkiye kentlerinde dinci faşist baskılara karşı Gezi Ayaklanması ile baş kaldıran, barbar IŞİD çetelerine karşı Rojava direnişi ile ayağa kalkan milyonlar, sömürüsüz, zulümsüz bir düzen için Halkların Birleşik Devrim Mücadelesini yükseltiyorlar.

En basit demokratik taleplerin dahi elde edilmesi halkımızın ve Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi için verilen mücadele ile iç içe geçmiş durumdadır. Ülkemizin gerek güneyindeki AB emperyaslit politikalarına karşı,  gerekse de kuzeyinde sömürgeci TC’nin işgal politikalarına karşı boyun eğmiyoruz ve mücadelemizi giderek yükseltmek için örgütlü gücümüzü artırıyoruz!

Her dilden, dinden, milliyetten ezilenler ve sömürülenler olarak dini ve şöven faşist örgütlenmelere karşı mücadele veriyoruz. Baskının ve sömürünün yok olacağı ortak bir gelecek için ortak mücadeleyi birlikte yükseltiyoruz.

Kıbrıs’ta yaşayan tüm işçilerin, emekçilerin ortak bir sınıf örgütlenmesi altında birleştirilmesi için cesaretle adım atıyoruz. İnsanlığın sınıfları ortadan kaldıracağı sosyalizm yolunda önemli bir adım attığı Sosyalist Ekim Devrimi’nin ışığında yeni devrimler için hep birlikte ayağa kalkıyoruz!

İşçi sınıfının uluslararası birlik ve mücadele günü olan 1 Mayıs’ta, Kıbrıs işçi sınıfının devrimci birliğini ve ortak örgütlenmesini ileri taşımak için, haydi örgütlü mücadeleye!

Yaşasın dünya işçi sınıfının birik ve mücadele günü Kızıl 1 Mayıs!

Yaşasın dünya halkların mücadele günü sembolü kızıl 1 Mayıs!

Yaşasın Kıbrıs’ta yaşayan tüm işçi ve emekçilerin ortak örgütlenmesi ve mücadelesi!

Yaşasın Halkların Birleşik Devrim Mücadelesi!

Ayrıca kontrol

Fazıl Önder’i Saygıyla Anıyoruz!

1958 ortak 1 Mayıs kutlamalarının ardından EOKA ve TMT faşist saldırganlığının ilk kurbanları olan Dimitris …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir