ANA SAYFA / YAZARLAR / Salih Olgun – Sömürgelerde mücadelenin iki yönü

Salih Olgun – Sömürgelerde mücadelenin iki yönü

Çağımızda, sömürge ülkelerdeki sömürgeciliğe, işgale karşı mücadele, kimlik mücadelesi olduğu kadar sınıf mücadelesinin da ta kendisidir!

Çünkü çağımızda sömürgeci işgale ve sömürü düzeni kapitalizme karşı tutarlı mücadele verecek en devrimci sınıf işçi sınıfı önderliğinde ezilen sömürülen emekçi halklardır!

Ülkemiz kuzey ve güneyinde işbirlikçi burjuvalar ve temsilcileri partilerle örgütler emperyalistler, sömürgeciler, işgalciler ile içiçe geçmişler, ülkemizi onlara peskeş çekip taksim etmişler, halklarımızı birbirine düşmanlaştırıp, kırmış, kırdırmış düşmanlarımızdır!

İşte bu nedenledir ki;

Asimilasyona, demografik yapının değiştirilmesine karşı işçi emekçi ezilen halkların kimlik mücadelesi özgürlük mücadelesidir!

Ve bu kimlik mücadelesi ayni zamanda sınıf mücadelesinin ta kendisidir.

Çünkü sömürge ülkemizin kuzeyinde de güneyinde de, kimlik mücadelesi ile sınıf mücadelesi içiçe geçmiş sınıfsal ve toplumsal kurtuluşun mücadelesidir!

Kimse halklarımızın sömürgeci işgal düzeninde, kimlik mücadelesi ile sınıf mücadelesi arasına duvarlar örüp, “kimlik değil sınıf mücadelesi ” diyerek, sömürgeci işgali görünmez kılıp aldatmaya çalışmasın!

Bu kavga sömürgeci işgalciye ve işbirlikçisi sermayeye karşı hem kimlik ve hem de sınıfsal kurtuluş kavgasıdır!

Bu kavga ayni zamanda işçilerin birliğini, ülke ve dünya halklarının kendi kimlikleriyle özgürleşerek bütünleşmesini amaçlayan bir kavgadır!

Bu kavga etnik kimlikli bir sol/devrimci mücadele değil ve olamaz!

*****

Kıbrıs’ın kuzey ve güneyine silah zoruyla göçertilen Kıbrıs halklarından sözetmeden, sömürgeci amaçlarla Türkiye’den taşınan gerici faşist paramiliter nüfusu göçmen kabul ediyorlar!

Türkmenistanlı, Pakistanlı, Bangladeşli, Azerbaycanlı, Iranlı, Sudanlı, Asyalı vd. göçmen işçilerle ise göstermelik olarak ilgileniyorlar!

Göstermelik ilgi diyoruz, çünkü kuzeydeki Kürt göçmen işçilerle, onların örgütlü Newroz ve demokratik eylemlerine uzak dururlarken ayni zamanda kuzeyde yaşayan Maronit ve Rum halklarımızdan insanlarımızı da görmüyorlar!

Onlara karşı ayırımcı, ırkçı milliyetçi şoven uygulamaları yoksayan bu “Müslüm Babacı” asimile edilmiş solcular yeni marifetlerine devam ediyorlar devrimcilik adına!

Yerli/göçmen ayırımcılığına itirazları varmış!

Bunu da “kimlik değil sınıf mücadelesi” olarak yutturmaya çalışıyorlar!

Sömürgeci nüfusu göçmen diye yutturmaya çalışan “yeni ctp’li ulusal solcular”!

Sömürgeciliğe, işgale, sömürüye karşı cepheden mücadeleyi bir bütün olarak kimlik mücadelesini sınıf mücadelesinden ayrı görerek ve göstererek “sınıf mücadelesi”ni ağızlarında sakız edenler şunu bilmelidir;

Enternasyonal komünist devrimci olmayanların sınıf mücadelesi dedikleri olsa olsa sömürgecilerin, emperyalistlerin icazeti altında Kıbrıslı Türk solculuğu olur! 

Ve gün olur 1980’lerin CTP, TDP, TKP vb.’lerin izledikleri yoldan yeni kopyası olurlar sadece!

Ayrıca kontrol

Fazıl Önder’i Saygıyla Anıyoruz!

1958 ortak 1 Mayıs kutlamalarının ardından EOKA ve TMT faşist saldırganlığının ilk kurbanları olan Dimitris …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir