ANA SAYFA / YAZARLAR / Salih Olgun – Bir trafik suçu dahi, sömürgeci işgale karşı duruşun turnusolu olabiliyor!

Salih Olgun – Bir trafik suçu dahi, sömürgeci işgale karşı duruşun turnusolu olabiliyor!

Zaroğlu’nun bir paramiliter faşist olarak bağlı olduğu kuzeydeki TC sömürge idaresinin yasalarına, polisine karşı tutumunu dikkatle izleyin!

Sömürgeci devletin ülkemizin kuzeyinde kendi ve uluslararası burjuva hukuğu, yasaları çiğnemesi ile ayni çizgide olduğunu göreceksiniz!

Dolayısıyle Zaroğlu’nun trafikte sigortasız, ehliyetsiz kiralık araç kullanan kişilere arka çıkarak kendini öne çıkararak yaptığı yalan, aldatmaya yönelik şovunu teşhir ederken, bu faşist gerici paramiliter sömürgecinin, bu cesaret ve saldırganlığı sömürgeci TC devletinden ve buradaki Sömürge Yönetiminden almakta olduğu da ortaya konmalıdır!

Bilinmelidir ki bu ve diğer paramiliter, gerici, faşist, sömürgeci nüfusun bu tutumları 1950’li yıllarda İngiliz Sömürge İdaresi’nin son yıllarında adamıza EOKA ile birlikte sokulan TMT’ye dayanmaktadır!

O günlerde TMT bayraktarı, sancaktarları ile halkımız üzerinde kurulan faşist gerici hegemonya, 74 işgali sonrası sömürgecilikle tamamlanmıştır.

Zaroğlu ve onun gibi sömürgecinin paramiliterlerine karşı sömürgecinin alt idaresinin meclisinden CTP, TDP ve HP’den tedbir almasını isteyenler, bari bunun nedenlerini de belirtin ve onu oraya oturtan TC sömürgeciliğini işgalini de ortaya koyun!

*******

Demokrat Parti başkanı ve “Maliye Bakanı” Serdar Denktaş da trafik polisine sahip çıkarak babası Denktaş’i örnek vererek Zaroğlu’na yol gösterdi!

Denktaş’ı araba kullanırken sürüş belgeleri olmadığı için ceza yazan trafik polisi Ali Zeybekoğlu’nu nasıl taltif ettiği, bugünkü sömürge düzenini, kurumlarını aklama, meşruluğu ve devamı için propaganda malzemesi olarak kullanılıyor!

Denktaş da bağlı olduğu sömürge yönetimi yöneticileri gibi, elbette kurulu sömürge düzeni yasalarının uygulanması için çalışan en büyük işbirlikçilerden biriydi!

Ama o da diğerleri gibi yasaları da çiğneyenlerin başında geliyordu!

Ve kimse yasalara uymadıklarını söylemedi, ceza kesemedi o “yasama, yürütme ve yargı” gibi kurumlarda görev yapanlarca!

Yasalarını yönetenlerin kitabına uydurdular!

Buna örnek olarak kendi başımdan geçen bir olayı size aktarabilirim. Ayni DENKTAŞ’ın Raif Denktaş’ın oğlu Rauf Alp R. Denktaş’ın Maarif Koleji öğrencisi iken (şu an TC Dışişleri Bakanlığı’na bağlı olarak, New York Daimi Temsilciğinde görevli diplomat) ehliyetsiz, kasksız, kurallara aykırı motosiklet kullanırken, sola dönecek aracımı soldan geçmeye çalışırken son anda ezilmekten kurtulduğu; Bu olay üzerine araçtan indiğimde küfürler yanında tehdit etmekle kalmayıp “Benim dedem Cumhurbaşkanı Denktaş’tır. Şimdi seni ona şikayet edecem” demesi üzerine ben de “deden kim olursa olsun yaptığın suçtur. Kime şikayet edeceksen et.” diyerek adımı da çalıştığım yeri da söylemiştim. Bunun üzerine “Görürsün sen” diyerek motosikletiyle ayrılmıştı. 

Bir saat sonra öğle yemeği sonrası çalıştığım yere döndüğümde, o zaman Denktaş’ın emir subayı 
olan binbaşı Mehmetali Aydınöz’ün telefonda beni aradığını söylediler. Aydınöz, Cumhurbaşkanı Denktaş’ın emri ile aradığını söyleyip, Cumhurbaşkanı’nın torununa küfrettiğimi ileri sürüp, benden hesap soruyor ve Cumhurbaşkanı ile torunundan özür dilememi istiyordu!

Ben de “Ehliyetsiz, kasksız ve trafik kurallarına aykırı motosiklet kullanan torunu suçlu iken, bunu örtmek için küfrettiğimi mi iddia ediyor? Ve siz de beni suçlu görüp özür dilememi emrediyorsunuz. Suçlu, hatalı olmadığım bir durumda neden özür dileyecem. İsterlerse soruşturma açtırsın, suçlu ortaya çıksın. Oğlunu trafik kazasında kaybeden bir baba torunun trafikte işlediği bu suça arka çıkıp benden hesap sordurması mı bir Cumhurbaşkanının görevi?” deyince; “Tamam, tamam ama bu olayı dallandırıp budaklandırma! Ben de olayı kapattırayım!” deyip telefonu kapatmıştı!

Ve ayni Denktaş heryerde ve herzaman yaptıklarına, Avrupa gazetesi komplosu sonrası sömürgeciden daha sömürgeci kesilip, o işgal ordusunun “çok şerefli Türk subaylarına” toz kondurmayarak yalanlarıyla, kendi sömürge yasalarını dahi çiğneyerek devam etmişti.

Bu ve benzeri olaylar TC sömürge idaresine ait kurumlar ve örgütlediği gerici fasist paramiliter kişi, örgütler arasında zaman zaman ortaya çıkan sorunlar karşısında tutarlı bir duruş sergilemeliyiz.

Onlar arasındaki bu tür uzlaşır çelişkilerde taraf olup sömurgecinin propagandasını yapan açıklamalarını “emekçi” polislerin demokratik karşı duruşu olarak göstermekten kaçınalım.

Bunu “emekçi polislerin” demokratik bir tepkisi olarak gösterenler; Kurulu sömürge düzenindeki kurumları yıkıp yoketmeyi değil de, bu kurumları demokratikleştirmeden evrimleştirerek dönüştürmekten sözedenler, bilsinler ki sömürgeciye ve sermayeye “yaşam öpücüğüdür” savundukları!

*******

Göçmen işçi, emekçi ile sömürgeci paramiliter gerici faşist güruhu ” göçmen nüfus” tanımı ile ayni kefeye koyanlar; Sorunun nedeni sömürgeci işgalden sözetmeden, sorumluluğu ona yüklemeden sadece sömürgecinin üst düzey işbirlikçilerini hedef göstererek gerçek hedefi saklayanların “emek, hak, vb.” mücadelesinden sözetmeleri sömürgeci TC devletinin kuzeydeki varlığına ve devamına katkıdır!

*****

Ülkemizde barışa, demokrasi ve özgürlüğe ancak ülke halklarının ortak örgütlenme ve mücadelesi ile yaratılacak bağımsız, birleşik demokratik Kıbrıs’la ulaşabiliriz. Sömürgecilerin, işgalcilerin yarattığı tüm pislikleri de ancak devrim temizler!

Geleceğimiz ne sömürgeci devletin ne de yerli işbirlikçi gerici, fasist paramiliterleriyle, sosyal şoven sosyal demokratlarıyla, küçük burjuva demokrat örgütlenmelerin programlarıyla mümkün değildir!

Gelecek halkların birleşik devrimci örgütlü gücünde! Gelecek Devrimde!

Ayrıca kontrol

Sömürgecinin yerel yönetici kadroları seçimine hazırlananlar!

İşgale “İŞGAL” , sömürgeye “SÖMÜRGE” diyemeyen, “sömürücü burjuva sermaye sınıfı” kelimelerini kullanmaktan kaçınanlar, halkın henüz …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir