ANA SAYFA / YAZARLAR / Yusuf Alkım – Kendi sorumluluğundan kaçıp, topu başkasına atmanın rahatlığı!

Yusuf Alkım – Kendi sorumluluğundan kaçıp, topu başkasına atmanın rahatlığı!

Bazı demokrat arkadaşlar BM’nin Pile’de gerçekleştirilen iki toplumlu barış etkinliğindeki aymazlığına sinirleniyor.

Ama sinirlenmelerine gerek yok bence.

BM bu adada halkların güvenliği ve yeniden kardeşleşmesi için bulunmuyor ki zaten, onların görevi emperyalizmin düşmanşaltırıp böldüğü ada halklarını bölünmüş olarak tutmak.

BM ne zaman ki sosyalist ya da halk cumhuriyetlerinin etkin olduğu bir yapıya dönüşür, o zaman o yapıdan olumlu bir etki beklenebilir.

Bu Kıbrıs sorununun çözümü konusunda bildik “BM gözetiminde …” diye başlayan ve yine “BM Güvenlik Konseyi”nin onayı…” diye devam eden, yani sorunu yaratan emperyalist güçlerin kontrolündeki ve dolayısı ile onların çıkarlarını korumaya odaklı bir yapıya sorunun çöümünü bağlayan çözümsüzlük siyasetinin de ne kadar çürük olduğunun göstergesidir…

Peki çözüm mü? Bu adadan BM’yi ve BM’yi kendi çıkarları için bir araç olarak kullanan uluslararası emperyalist güçleri bu adadan kovmayı başardığımızda mümkün olacak!

Bu yaklaşıma “Biz çözüm kararı aldık da BM mi engel teşkil etti?” diye bir soru ile karşı çıkılabilir.

Ama hayır tabiki de, çünkü biz BM gözetiminde yapılan ve halka değil egemenlere hizmet eden liderlerin “müzakere”lerine bıraktık çözüm sürecini o kadar.

Çözüm güçlerinin çok büyük bir bölümü halkı çözüm için örgütleyip, kendi çözüm önerilerini ortaya koymak yerine, 50 yıldır  BM’den gelecek bir çözüm süreci ve anlaşma modelini bekler.

Bizim gibi bir kaç küçük devrimci yapı dışında çözüm ile ilgili kapsamlı önerisi olan var mı peki?

CTP’sinden, AKEL’ine, TDP’sinden YKP, BKP, Sol, BY’sine kadar hiçbir yapının kendi çözüm planı yok, sadece “BM parametreleri…” diye başlayan bildik laflar.

Sonra “BM parametreleri”ne göre bir plan gelir ve herkes onu tartışmaya başlar.

E arkadaş, sen kendi planını hazırlayıp halka sunsana, niye BM’yi ya da bir başka dış odağı beliyorsun senin sorununa çözüm planı üretmesi için?

Dış odaklar elbette senin çıkarından önce kendi çıkarlarını düşünecek!

Dahası sorunu yaratanlar niye sorunu çözmek istesin ki?! Şuanki durum hangisinin çıkarına ters ya da hangisi kendi istediğini alamıyor ki?

Birtek Rus-Çin tarafı çok etkin değil, onların da durumu değiştirip kendi çıkarlarının daha ağır bastığı bir durumu dayatabilecek bir pozisyonu yok şuan için.

Olursa da zaten o zaman çözüm değil, yeni bir çatışma dönemi bizi bekler demektir.

Yani lafın kısası bizi ezip yok eden bu sorunu bizden başkası çözemez, hele bu sorundan çıkarı olan dış odaklar hiç çözemez…

Diğer taraftan BM’nin en etkin ülkelerinden birisi, aynı zamanda Güvenlik Konseyi’nin de daimi üyesi İngiltere değil mi?

Bununla birlikte İngiltere’nin emperyalist çıkar ortağı olan ABD de aynı konuma sahip değil mi?

Yani sorunu yaratan ana etken Anglo-Amerikan emperyalizmi dediğimiz uluslararası odaktır ve BM de bu odağın etkin olduğu, dolayısı ile bu odağın çıkarına ters kararların veto edildiği bir yapılanmadır.

Bunu ABD ve İngiltere’nin Irak işgali, Afganistan işgali, Suriye, Libya ve daha onlarca saldırı örneğinde BM’nin pasifliğini dikkate alarak teyit etmek çok kolay aslında.

Peki dünyaya kan kusturan bu odaklardan ve onların çıkarlarına ters hareket etmesi mümkün olmayan yapılanmalardan nasıl medet umabiliriz ki? 

Kapsamlı çözümün ne olması gerektiği ile ilgili 50 yıldır hala tek bir kapsamlı plan ortaya koyamayanların siyasal örgütlenme iddiası taşıması ise ayrı bir trajedi değil midir?

Devrimci Komünist Birlik olarak biz çok yeni ve küçük bir örgütlenme olmamıza rağmen kapsamlı bir çözüm planımız var mesela. Dileyen programımızdan bunu okuyabilir, eleştirisi önerisi varsa da yapabilir.

Peki AKEL-CTP-TDP yada diğer solda siyaset yapma iddiasında olan yapıların var mı bir önerisi? Yok.

Bu örgütler bugüne kadar onlarca kömite kurdu kedni aralarında, peki kendi kapsamlı çözüm planlarını hazırlayıp halka sunmak için neden bir komite kurmuyorlar?

Hade geçtik ortak komiteyi, kendi içlerinde neden böyle bir çalışma yapmıyorlar?!

Çünkü çözümsüzlüğün sorumluluğundan kurtulmaya, kendi yapmaları gerekeni yapmamaları nedeniyle ortak oldukları bu sorumluluktan kurtulmaya ve  onu “uluslararası dengelere”, “toplum liderlerinin beceriksizliğine” vs vs yüklemek daha kolay geliyor malesef.

Düşünsenize kos koca AKEL’in bile kapsamlı bir çözüm planı yok, ama çözüm planı hazırlanmasını havale ettikleri dış odaklardan bir plan geldiğinde reddedebiliyorlar!

Reddet tabi, çünkü onların hazırlayacağı planlar Kıbrıs halklarının çıkarına olamaz, ama Kıbrıs halklarının çıkarları temelinde bir planı sen neden hazırlayıp halka “gelin bu planı hayata geçirmek için örgütlenelim iktidarı alalım ve onu hayata geçirelim” demiyorsun?

Bu durum bizim gibi bir kaç küçük yapı dışında sol adına siyaset yapma iddiasındaki tüm örgütler için de geçerlidir.

Ayrıca kontrol

Yusuf Alkım – Eleştiriden korkmamak gerek!

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Münür Rahvancıoğlu dün yayınlanan “Ne yapmaya çalışıyor bu arkadaşlar!” başlıklı yazımıza …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir