ANA SAYFA / MAKALELER / Sömürgede kriz ve küçük burjuvazinin tavrı!

Sömürgede kriz ve küçük burjuvazinin tavrı!

TDP, CTP, vb. sosyal demokrat, sol, sosyalist olduklarını söyleyen (sömürgecinin UBP, DP, HP gibi milliyetçi, liberal ve gerici faşist YDP, MDP vb partileri dahil) partiler ve kendilerine başbakan, bakan sıfatı verilmiş kişiler, seçimler öncesi ve sonrası ne söylemişlerse onu yapıyorlar.

Onların kendilerini temsil ettiğini sanan aldatılmış, uyutulmuş, uyuşturulmuş işçi, köylü, emekçi halkımız ise oy verip seçtiklerinin sömürgeci ve yerli sermaye sınıfının çıkarlarını savunduklarını, yerine getirdiklerini, krizin bedelinin başlarına yıkıldığını da görmeye başlamışlardır!

Ancak siz küçük burjuva sosyalistleri, devrimcileri, demokrat ve ilericileri, sizler kendiniz dahil onların bu görevlere seçilmesi için arkalarında koşarken kimin için koştuğunuzu elbette biliyordunuz!

Şimdi neden bu partilere ve seçilmişlerine kızıyorsunuz ki!

Ne ekmişseniz onu biçiyorsunuz ama homurdanıyorsunuz!

Çünkü gerçekleri görmeye başlayanları yeniden kandırmak, uyutmak, uyuşturmak ve sömürgecinin açıklayacağı cumhurbaşkanı, milletvekili vb. üst düzey memur kadro münhallerine aday olmaya hazırlanıyorsunuz!

Şimdi istifasını istediğiniz, eleştirdiğiniz Cemal Özyiğit ve Tufan Özhürman ve partileri, seçim öncesi ve sonrasında ayni kişiler ve partilerdir!

Onlar şimdiye kadar “Bu ülkenin kuzeyi TC devletinin sömürge yönetimi altındadır!” mı dediler?

“Yoksa biz kapitalist üretim ilişkilerini yıkacağız, sömürgeci işgale son vereceğiz!” söyleminde mi bulundular?

Onlar bugün yapmakta oldukları görevlerin münhal kadrolarına seçilmek için sizin karşınıza çıkarıldılar ve siz küçük burjuva sosyalist, devrimci, demokrat ve ilericileri de halkın seçim sandıklarına giderek seçimlere katılmasını istediniz!

Ne zaman özeleştirinizi yaptınız ve halkın aldatılmasına, uyutulmasına, uyuşturulmasına katkı sağlayan seçimlerle, ne sömürgeci boyunduruğundan ne de sömürüden kurtuluş olamayacağını dile getirdiniz?

Tam tersi daha dün belediye seçimlerinde sömürgecinin, sermayenin işbirlikçisi oldukları bilinenlerin seçilmesi için aday oldunuz, destek verdiniz, ittifaklar kurdunuz!

Ülkenin sadece kuzeyini ülke kabul edip silah zoruyla sömürgecinin yarattıklarını mesrulaştıran bu düşünce yapısı, mevcut krizin aşılması için sömürgecinin yerli seçilmiş üst düzey memurlarına öneriler yapmakta, taleblerde bulunmaktadırlar!

Onların ülkemizin parçalanmış, bölünmüş halinden, sömürgeci ve yerli sermaye ile arkasındaki TC devletinin işgal ve sömürgeciliğinden fazla bir rahatsızlıkları yok ki; kurtuluş ve devrimci bir çözüm için hazırlansınlar!

Onların hedefi halkı iktidar yapmak değil, sömürgecinin kurumlarında şu an eleştirdiklerinin yerlerine geçerek sömürge düzenini reformlarla evrilterek dönüştürülebileceği hayalini işçi, köylü ve emekçi halka yeniden yutturmaktır!

Oysa ki bu ülkenin kuzeyindeki demografik yapı değiştirilmiş, ülke halkları silah zoruyla göçertilmiştir.

Sömürgeci egemenliği her alanda derinlemesine köksalmaya çalışırken, bu sömürgeci egemenliğin koruma ve kollamasında sermaye kesimi kerhane, kumarhane turizmini, üniversiteler, inşaat vb. ile büyüdükçe büyümektedir.

Sömürgecinin işbirlikçi partileri ise sömürge yönetimi ve kapitalizmin özel mülkiyete dayalı sömürü düzeninin olağan krizinin içyüzünü gizleyerek, krizden çıkışı ezilen sınıfların üzerine yıkmaya çalışmaktadır.

Bu krizden çıkış sömürgeci egemenliğinden ve kapitalist üretim ilişkilerinin yokedilmesi ile sağlanabilir ancak!

Cemallerin, Tufanların, Özersayların, Denktaşların, Mustafaların ya da başka kişilerin istifası ile değil!

Bu toplumda azımsanmayacak bir miktar küçük burjuva, azınlıktaki burjuva sınıfa özenerek, işbirliği yaparak yaşamını sürdürüyor!

Çoğunluktaki işçi, köylü ve diğer emekçi halk da bu iki sınıfın etkisinde uyutulmuş, uyuşturulmuş ve aldatılmış halde onlardan kurtuluş için çözüm bekliyor.

Onların etkisinden kurtuluncaya kadar da ne devrim yapabilir ne de kurtuluş mücadelesi verebilr!

Dolayısıyla iğne ile kuyu kazmaya ve işçi, köylü, emekçi ezilen halk çoğunluğunu sömürgeci ve yerli burjuvazi ile küçük burjuva sınıfın etkisinden kurtulmaları için uyarmaya devam etmeliz!

“Krizin bedelini biz ödemeyeceğiz!” demekle bu bedeli ödemekten kurtulamayız, bundan kurtulmak için tek bir yolumuz vardır, o da bu düzenden kurtulmaktır!

Ayrıca kontrol

Yusuf Alkım-Dert halkın huzuru değil, polis şiddetine meşruluk kazandırmaktır!

Son günlerde sömürge düzeninin kolluk kuvetleri “huzur operasyonları” düzenleyip, yanlarında götürdükleri medya mensupları aracılığıyla, özenli …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir