ANA SAYFA / HABERLER / İki yüzlü “halkçı” siyasetler!

İki yüzlü “halkçı” siyasetler!

Demokrat ve halkçı söylemlerle kuzey Kıbrıs’taki sömürgeci alt yönetim seçimlerine katılan Halkın Partisi, TC çizgisindeki ulusalcı duruşunu her geçen gün daha net bir şekilde ortaya koyuyor.

HP başkanı ve TC alt yönetiminin sözde dışişleri bakanı Kudret Özersay katıldığı bir programda “Rum tarafı bir ayrımcılık yapmaktadır ve bu da bizi rahatsız eden bir husustur. Bazı istisnalar hariç, TC kökenli KKTC vatandaşlarının büyük bir bölümünün Güney’e geçişine Rum Yönetimi izin vermemektedir. Bu içimizi burkan ve bizi rahatsız eden bir durumdur” şeklinde bir açıklamada bulundu.

Özersay, Kıbrıs’ta öyle ya da böyle bir uzlaşmaya varıldığı takdirde KKTC’nin tüm vatandaşlarının kökenine bakılmaksızın Kıbrıslı Türkler ve Rumlarla aynı coğrafyada yaşayacaklarını iddia etti.

Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor ki bizler insanların ırk, din veya dil temelinde ayrımcılığa uğramasına karşıyız ve bu ayrımcılıklara karşı her zaman mücadele ettik, etmeye de devam edeceğiz. Örneğin ülkemizin kuzeyinde Türkiye’den ya da diğer ülkelerden getrilerek sözde KKTC anayasasına dahi aykırı bir şekilde çalıştırılmalarına ve ya muhalif TC vatandaşlarına politik görüşlerinden dolayı  TC alt yönetimi tarafından baskı uygulanmasına, hatta evleri basılarak “bandrolsüz kitap, Kürtçe şarkı bulundurma” gibi göstermelik nedenlerle tutuklanmalarına karşıyız. Bu anti-demokratik yaptırımlara her zaman karşı durduk ve duracağız.

Ancak Özersay’ın Denktaş zihniyetinden devralarak sürdürdüğü sözde TC kökenli vatandaşları önemseyen tavır sahte ve iki yüzlücedir. Bu zihniyeti savunanlar güney Kıbrıs’taki yönetimin TC kökenli vatandaşların güneye geçişine izin vermemesini eleştirmeden önce, kuzeydeki ayrımcılıkları ortadan kaldırmalıdırlar. Faşist ve gerici kitlelerin linç girişimlerine dönüşen eylemlerine gözlerini yumarken, bu eylemlerde açık şekilde şiddet suçu işleyenleri TC elçiliğinin emirleri doğrultusunda serbes bırakırken, devrimci ya da  Kürt kökenli kişilerin eylem yapmalarına hiç bir şekilde izin verilmeyip, hiç bir şiddet eylemine karışmamalarına rağmen tutuklanarak sınır dışı edilmelerinden daha büyük bir ayrımcılık olabilir mi? Bu örnekler sayfalarca çoğaltılabilir ve bunlara TC sermaye çevrelerine peşkeş çekilen Kıbrıslı Rum mülkleri ya da aynı çevrelere Kıbrıslı Türklere tatınmayan onalarca hakkın verildiği örnekler sıralanabilir. Ancak buna çok da gerek yoktur, çünkü bu durum herkesin bildiği gerçeklerdir.

Tüm bunlar ortada iken kendileri gibi ulusalcı çizgide olan Kıbrıs Rum yönetiminin ayrımcı politikalarını eleştirmek başta da belirttiğimiz gibi samimiyetsiz ve iki yüzlücedir. Kaldı ki ülkemizin kuzeyinin TC’nin sömürgeci alt yönetimi ile yönetilmesine koltuk değneği olanlar, bu coğrafyanın TC’den taşınan işgalci zihniyetteki faşist gürühlar ile doldurulduğunu, demokrat, devrimci, Alevi ya da Kürt kökenli yüzlerce kişiye “KKTC vatandaşlığı” verilmezken, binlerce faşist kişiye adaya ayak basmadan “KKTC vatandaşlığı” verildiğini çok iyi bilmektedirler. Bu kesimlerin kotrolsüz bir şekilde güneye geçmesini talep etmek, ülkemizin bir bütün olarak provakasyonlarla yeniden çatışma ortamına sürüklenmesine zemin hazırlamak anlamı taşımaktadır. Kuzeydeki sömürgeci, demokrafik yapıyı değiştirme çabalarını güneye de yayma çabasıdır.

Ülkemizi gerek güneydeki gerekse de kuzeydeki gerici, ayrılıkçı odaklardan temizleyerek, tüm halkların kardeşçe, iç içe yaşayacağı demokratik bir düzen kurmak hedefimizdir. Ve bu hedef ülkemizdeki her halktan devrimci, demokrat kesimlerin birleşik mücadelesi ile elde edilecektir. Bu mücadeleye katkı koyan her bir kişi ise, kökeni ne isterse olsun bu ülkenin eşit yurttaşı olacaktır. Bu elde edilmeden, bugünkü ulusalcı ve ayrılıkçı zihniyetteki yönetimler altında gerçekleşecek her türlü yeniden birleşme, onların himayesinde ülkemizde varlıklarını sürdürecek olan gerici, faşist odakların  yeni provakasyonlarına gebe olacaktır.

Ayrıca kontrol

Nazım İçin” oyunu seyirci ile buluşuyor

Üretim Merkezi tiyatro ekibi Tiyatro Üretim tarafından hazırlanan ve Nazım Hikmet’in şiirlerinden oluşan müzikal tiyatro …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir