ANA SAYFA / YAZARLAR / Salih Olgun – Deniz beleş, ama kurtuluş DEVRİMLE!

Salih Olgun – Deniz beleş, ama kurtuluş DEVRİMLE!

Sorunu doğru teşhis etmezseniz doğru çözümleyemezsiniz!

Kıbrıs’ın kuzeyindeki devlet işgalci sömürgeci TC devletidir. Ve bu devlet emperyalist devletlere bağımlı bir devlettir!

KKTC diye bir burjuva devlet yoktur!

Egemen olan emperyalist, sömürgeci ve yerli işbirlikçi sermayedir!

Ülkemiz kuzeyindeki işgal sömürge sorunundan sözedilmeden “anayasal hak, demokratik hak, KKTC’ye burjuva devlet” diyerek ne bağımsızlık, ne özgürlük ne de sınıf mücadelesi verilebilir!

TC sömürgeci işgal düzeninde, sömürge yönetiminin olduğu kuzeyde “KKTC” burjuva devlet, anayasa, demokratik haklara sahip çıkma ana ekseni üzerinden verilen verilecek olan mücadele reformist bir mücadele olur!

Bu veriler üzerinden mücadele yürütenlere de reformist denir!

Küçük burjuva devrimcilerinin, reformist düzen partilerinin yaptıklarını daha radikal biçimde gündeme getirmiş olmaları onların küçük burjuva sınıf karakterinden kaynaklandığının en güzel örneklerinden biridir son günlerde yaşanan olaylar.

Limnidi (Gemikonağı) dahil ülkenin kuzeyindeki heryer TC işgali altında ve 1’inci, 2’inci ve 3’üncü derece askeri yasak bölge!

İşgali sömürge yönetimini hedef almayan, onun mahkemelerine ve aldığı kararlara dayanarak haklarınızı koruyamaz ve kullanamazsınız!

3’üncü derece askeri yasak bölgelerde sömürgeci ve yerli işbirlikçi sermayeye peşkeş çekilmiş plajlar dahil hiçbiryerde hakkınızı o mahkame kararlarına dayanarak ileri taşıyamazsınız bugünkü koşullarda!

Limnidi’deki işletme sahibi sömürgeci sermaye sınıfından, polis sömürgecinin polisi ve polisin görevi de işgal ordusu gibi sömürgeci ve işbirlikçi yerli sermaye sınıfını korumak kollamak!

Mardinli sömürgeci işletme sahibi tam bir sömürgeci gibi davranıyor!

Tıpkı Filistinlilerin topraklarını işgal edip yerleşim yerleri kuran siyonist İsrail devleti gibi!

Ama İsrail Siyonizmine ve onun Filistin’deki işgalci ordusuna ve Siyonist Yahudi sermaye sınıfına karşı çıkarken, burada aynı saldırıda bulunan sömürgeci sermayeye “sömürgeci işgalci” diyemiyor, “Türkiyelileri ötekileştirmeyelim” diyerek sömürgecinin demografik yapınının değiştirilmesi ve asimilasyon politikalarına çanak tutuyorlar. Daha da ileri giderek onun mahkeme kararlarından, Yüksek Mahkeme Başkanı’nın “Halkın denize girmesini kimse engelleyemez. İnsanlar haklarına sahip çıksın, ısrarcı olsunlar” açıklamalarından medet umuluyor!

Kıbrıs’ın bağımsızlığı, işçi sınıfının, emekçilerin ve Kıbrıs halkların kurtuluşu için birlikte örgütlenmelerine ve mücadelelerine karşı çıkanların duruşu, sömürgecinin çizdiği sınırlarda Kıbrıslı Türk devrimcisi olanların gideceği yer, daha önceki faşist saldırılar sırasında olduğu gibi Limnidi’deki beleş deniz eylemi sonrasındaki reformist duraktır.

Reformistlerin sömürgeci işgal düzeninde en radikal eylemleri bile eğer “KKTC devleti ve onun yasalarından doğan haklar” üzerinden yürütülüyor ve TC işgal ve sömürgeciliğini değil de sadece işbirlikçi yerel seçilmiş atanmış üstdüzey memurlarla partilerine yöneliyorsa sömürgeci neden rahatsız olsun ki!

Çünkü sömürgeci TC devleti kendini hedef almayan, onun için “polisiye olay” olan, varlığını ve egemenliği için sıkıntı yaratmayan eylemleri ayırdedecek kadar yakından takip etmektedir!

Ülkemizdeki sömürgeci işgale ve sömürüye karşı heralanda özgürlük ve kurtuluş için verilecek mücadeleyi devrim hedefine bağlayacak, sömürgeci ve yerli sermayenin korkulu rüyası olacak ve onları alaşağı edip iktidarı ele alacak güç işçi sınıfı ile onun devrimci komünist örgütünün önderliğinde ezilen sömürülen emekçi halkların birleşik devrimci gücü olacaktır!

Ayrıca kontrol

Yusuf Alkım – Devrimci cesaret ile öne çıkma zamanı

Üniversite yerleştirme sonuçları açıklandı. Kuzey Kıbrıs’taki kurumlara toplam 8178 kişi yerleştirilmiş, boş kalan kontenjan sayısı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir