ANA SAYFA / DKB / 92. Yılında Kıbrıs’ın Devrimci Komünist Partisi’ni Yeniden Kurmaya!

92. Yılında Kıbrıs’ın Devrimci Komünist Partisi’ni Yeniden Kurmaya!

Doksan iki yıl önce, 1926 yılının Ağustos ayında, İngiliz Sömürge Yönetimi’nin baskıcı politikalarına rağmen Kıbrıs’ın dört bir yanından gizlilik içerisinde Limasol’da toplanan onlarca delege ile Kıbrıs Komünist Partisi (KKP)’nin ilk kongresi gerçekleştirilerek kuruluşu ilan edildi.

Kıbrısa I. Dünya Savaşı sonrasında İngiliz Sömürge Yönetimi altında hızlı bir kapitalistleşme sürecine girerek, birçok üretim alanında, ağır sömürü koşulları altında binlerce Kıbrıslı işçi çalışmak durumunda kalmıştı. Bu gelişme Kıbrıs işçi sınıfının oluşup gelişmesini hızlandırdı ve bunun sonucunda birçok farklı üretim alanında onlarca işçi sendikası kuruldu. 1917’de Rusya’da zafere ulaşan Büyük Sosyalist Ekim Devrimi’nin tüm dünyada sosyalist mücadelenin gelişiminde yarattığı gelişme, Kıbrıs’ta da yankı buldu ve 1920’li yılların başından itibaren sosyalist düşünceler hem işçi sendikaları hem de siyasi örgütlenmelerde zemin bulmaya başladı. İşte bu gelişmelerin sonucunda Kıbrıs komünist örgütlenmesi 1926 Ağustos’u ortasında bir üst aşamaya ulaşarak KKP’nin kuruluşunu gerçekleştirdi.

Kıbrıs Devrimci Komünistlerinin sahiplendiği KKP, kuruluşu ile birlikte Kıbrıs’ta yaşayan her milliyetten işçilerin öncü partisi olmayı başarmış ve ezilen, sömürülen tüm kesimlerin İngiliz Sömürgeciliği’ne karşı yükselttikleri özgürlük mücadelesinin ana aktörü konumuna gelmiştir. İşte bu nedenle İngiliz Sömürgeciliği’ne karşı KKP’nin etkin rol aldığı 1931 İsyanı sonrasında parti en yoğun baskı altına alınarak yasa dışı ilan edilmiş ve onlarca önder kadrosu sürgün edilmiştir. KKP bu ağır koşullara rağmen yeraltına çekilerek örgütlenmesini sürdürdü ve sömürge karşıtı mücadelenin ana aktörü olmaya devam etti.

KKP’nin mücadelesi sadece ülkemizle sınırlı kalmadı. Onlarca KKP kadrosu gerek İspanya’daki Franko faşizmine karşı yürütülen enternasyonal mücadeleye, gerekse de II. Dünya Savaşı sırasındaki Nazi Faşizmi’ne karşı Avrupa’nın dört bir yanında yürütülen anti-faşist mücadelede yer almış ve onlarcası bu uğurda ölümsüzleşmiştir. KKP tüm bu mücadeleyi Sovyetler Birliği ve Komünist Enternasyonal ile paralel bir şekilde örmeye çalışmış ve dünya komünist hareketinin en önemli mevzilerinden birisi olmayı başarmıştır.

İşte bu değerler Kıbrıslı komünistlerin mücadele geleneğini ve siyasal köklerini oluşturmaktadır. Ve Kıbrıs’ın Devrimci Komünistleri, bu geleneğin mirasçıları olmaktan onur ve mutluluk duymaktadır.

Ne var ki KKP’nin onur ve gurur dolu mirasını sahiplenen sadece Devrimci Komünistler değildir. Önder KKP kadrolarının ülke dışında mücadele etmek durumunda kaldığı koşullarda, Kıbrıs’taki daha uzlaşmacı kadroların önderliğinde, yasal açılım olarak kurulan AKEL önderliği, ne yazık ki KKP’nin devrimci komünist siyasetini her alanda layığı ile sürdürmeyi başaramamıştır. Özellikle Enosis-Birleşme siyaseti konusunda AKEL önderliğinin sergilediği ulusalcılığa kayan ve popülist tutumu, ülkemiz komünist hareketine büyük bir zarar vermiştir. Enosis-Birleşme siyaseti İngiliz Sömürgeciliği döneminde KKP tarafından Kıbrıs’ın sömürgecilik karşıtı ulusal halk mücadelesinin geliştirilmesi bağlamında sosyalist bir Yunanistan’la, dolayısı ile Sovyetler Birliği ile birleşmesi hedefiyle savunulmuştur. AKEL önderliği ise Enosis-Birleşme siyasetinin sömürgecilik karşıtı, sosyalist güç birliği temelindeki devrimci siyasetinin altını giderek boşaltarak, her şart altında Yunanistan ile birleşme şeklindeki gerici içeriğe dönüştürmüştür. Enosis-Birlik siyaseti, II. Dünya Savaşı sonrasında Yunanistan Komünist Partisi’nin giderek güç kazandığı ve iktidarı ele geçirerek sosyalist devrimi gerçekleştirmesinin günün görevine dönüştüğü koşullarda ilerici bir içeriğe sahipti. Ve bu siyaset Dünya Komünist Hareketi’nin güçlenmesi bağlamında, mücadelenin genel çıkarları bakımından ele alınmaktaydı. Ancak komünist hareketin iktidara gelmesini engellemek için emperyalizm destekli faşist güçler tarafından başlatılan iç savaş 1949’da komünist güçlerin yenilgisi ile sonuçlanmıştır. Hemen ardından ise, 1953’te Sovyetler Birliği’nde de revizyonistler iktidarı ele geçirerek Dünya Komünist Hareketi’ne ihanet içerisine girmeye başlamıştır. O andan itibaren Enosis-Birlik siyaseti gerici, faşist bir yönetime sahip bir ülke olan Yunanistan ile birleşmek anlamına dönüşmüştür. Koşullardaki bu temel değişikliğe rağmen AKEL önderliği Enosis-Birleşme siyasetini 1974’e kadar devam ettirmiştir. Ve bu hatalı siyaset NATO’cu emperyalistlere Kıbrıs işçi sınıfı hareketini bölme ve dolayısı ile komünist mücadeleyi geriletme olanağı tanımıştır.

Kıbrıs Komünist Partisi’nin kuruluşunun 92. yılında, Devrimci Komünistler bir kez daha gerçek bir komünist partinin inşası ve tüm Kıbrıs işçi sınıfının öncü müfrezesini yeniden örgütleme görevi ile karşı karşıyadır. Giderek yaklaşmakta olan süreç, hem Kıbrıslı komünistlere, hem de başta yakın coğrafya olmak üzere tüm dünyadaki komünistlere, gerici emperyalist planları bozmak için büyük sorumluluklar yüklemektedir. Gerek ülkemiz üzerinden hayata geçirilmeye çalışılan emperyalist planları bozabilmek, gerekse de ülkemiz ve başta bölge coğrafyamızda gelişmekte olan devrimci mücadele süreçlerinde en etkin şekilde yer alabilmek için bu görevi en hızlı ve güçlü şekilde yerine getirmek zorundayız.

Devrimci Komünistler olarak bu bilinçle; onur ve gurur duyduğumuz KKP’nin 92. kuruluş yılını kutlarken, Kıbrıs’ın bütününü kapsayan ve Kıbrıs işçi sınıfının öncü gücü olacak olan Devrimci Komünist Parti’yi yeniden kurmaya daha da yakınız.

Şimdi cesaretle ileri atılma ve Komünist ömncü gücü oluşturmak için adım atma zamanı!

92. yılında Kıbrıs’ın Devrimci Komünist Parti’sini yeniden kurmak için ayağa!

Ayrıca kontrol

Emperyalist, sömürgeci üslerden, askerden arınmış bağımsız, demokratik, birleşik Kıbrıs için İLERİ!

Emperyalist ABD, İngiltere, AB ve onlara bağımlı TC devleti ile Yunanistan ülkemizdeki taksimlerini ve halklarımızın …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir