ANA SAYFA / YAZARLAR / Salih Olgun – Sömürgecinin piyonları, gündemleri ve gerçekler!

Salih Olgun – Sömürgecinin piyonları, gündemleri ve gerçekler!

Sömürgeci sermaye sizi kerhane, kumarhane, eğlence, dinlence merkezi otelinin açılışında coşturacak “Paris Hilton”u getirmiş!

İşbirlikçi sömürge basını da , havaalanından canlı yayınla size, bize pazarlıyor! Daha ne istiyorsunuz!

İlerici, demokrat, devrimci insanlarımıza, gazetelerimize, aydınlarımıza yönelik tutuklamalar, saldırılar ve davaları,  zamları gündemden düşürmenin tam zamanı değil mi?

Sömürgeci işgalci devlet 90’lı yılların sonuna kadar, Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne karşı kullandığı silahlı, silahsız güçleri için dinlendirme ve moral merkezi olan ülkemizin sömürgeleştirdiği kuzeyini, şimdilerde tekelci sermayenin işletmelerine dönüştürdü. Kumarhane, kerhane otelciliği, su, elektirik, havalanı, havayolları vb işletmeler sömürgeci sermayenin yatırım alanlarına dönüştü. Yaşamın heralanı sömürgeci devlet ve sermayesine göre şekilleniyor! Yetmiyor, doymuyorlar! Bizi iliklerimize kadar sömürürlerken, ezerlerken geriye kalmış son alanları da “zengin ve önemli insanlar” için golf sahası planlıyorlar başka planlar yaptıkları gibi! Bunu da sömürgeci basını kullanarak propaganda yaparak gündeme getiriyorlar!

Tüm bunlara dur demenin zamanıdır!

************

“Biz aynı kampüste (DAÜ) pkk sempatizanları ile mücadele ediyorduk işte o günlerde belimiz kırıldı ve askerlik yapamadık…”

Faşist paramiliterin itirafıdır ve ülkemizin TC tatafından sömürgeleştirilmiş bölgesindeki faşist, gerici, sömürgeci, işgalci örgütlenmesinin nekadar ileri düzeyde olduğunun göstergesidir bu açıklama!

Onun askerlik yapıp yapmadığımıdır sorunumuz, yoksa Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne karşı asker elbisesi giymeden de burada karşımıza çıkarılmasındaki faşist devlet örgütlenmesinin düzeyi mi? Faşist paramiliterlerin kendi başlarına karşımıza çıktığını ve TC devletini aldatarak askerlikten kaçındıklarını mı sanıyorsunuz? Yanılıyorsunuz!

Yalan faşizmin temel karakterlerinden biri. Ancak bu tür paramiliterler faşist tetikçiler kullanıldıkları operasyonlarda deşifre edilmemek için kayıt da tutulmadığı yaşanılan gerçekler! Örneğin 89- 90 lı yıllarda KTHH imzalı bombalamalarda parmağı kopan özel harekatçı polis subayının Burhan Nalbantoğlu Hastanesindeki kaydı silindiği ve tatbikat sırasında parmağı koptuğu gerekçesiyle malulen emeklilik hakkının verildiği bile dile getirilmemiştir ne yazık ki!

DAÜ’de ve/ veya başka bir yerde verilen görevinde sakatlanmış /sakatlanmamış olabileceği, sakatlanmış ise tedavisinin de askeri veya sivil hastanede kayıtsız da yapılmış olabileceğini neden düşünmüyor ve işgalciyi bu yönde teşhir etmiyoruz ki!

TC devleti, onu paramiliter faşist olarak DAÜ’de Ķürt devrimci öğrencilere karşı görevlendirmiş ve kullanmış. TC devleti bunu biliyor, tedavi ediyor ve askerlikten muaf tutuyor. Bu kişi bir piyon, arkasındaki TC devleti onu konuşturan.

Sömürgeci işgalci karşımıza paramiliter faşistlerini çıkardı, konuşturuyor! Önümüze çıkarılanlardan sömürgeci işgalci TC devletini görmez olmayalım!

**********

Emperyalist, sömürgeci kapitalist devletlerin ağız dalaşı devam ediyor!

“ABD’nin yaptırım kararı: İki bakanın malvarlıkları donduruldu, Türkiye sert tepki gösterdi.”

Erdoğan: “ABD’li iki bakanın Türkiye’deki mal varlıklarını donduruyoruz…”

Tekelci kapitalist emperyalist düzenin günümüzde küreselleştiği gözönüne alındığı zaman; Kapitalizmin pazarlarını belirleyen sınırların geçirgen hale geldiği, ortadan kalktığı, milli sermaye, milli burjuvazi denilen sınıfın artık yokolma sürecini yaşadığı, iç ve dış tekelci sanayi ve finans kapitalin içiçe geçerek bütünleştiği, emperyalizmin dışsal değil içsel bir olgu olduğu ve sermayenin kendisinden kişilerin de yönetim organlarında direk görev aldığı bir gerçektir. Sermayenin milliyeti ve sınırları çizilmiş bir ülkesi olmadığının kanıtıdır bu. Aralarında zaman zaman pazarların yeniden paylaşımı, korunması ve devamı için bu tür çelişkilerin ortaya çıkması sistemin kendi yapısından kaynaklanmaktadır! Uzlaşarak ve/veya çatışarak bu krizleri çözmeye çalışacaklardır. Onların uzlaşması da çatışması da işçi ve ezilen halklara yıkım getirmektedir, getirecektir!!

Onların sömürüye, zulüme, baskıya dayalı bu işbirliklerine, birliklerine karşı; Bizler de bütün dünya işçilerinin ve ezilen halkların birliğini yaşama geçirmeliyiz!

Burada kurulu işler ve kurumların tümü TC devletinin yönetiminde ne yazık ki!

“Bizim” diyebileceğimiz idari işler, kurumlar yok!

İrademiz, egemenliğimiz ayaklar altında, Türkiye ve Kürdistan halklarınınki gibi!

Bu nedenle sorunların nedenlerini doğru tesbit edilerek, doğru çözümlemeler üretmek ve bunu gerçekleştirmek için öncelikle ülkemizden başlayarak, bölgemiz ve dünyamızda ortak örgütlenmelere ve devrimci mücadeleye hazırlanmamız gerekir…

Ayrıca kontrol

Yusuf Alkım – Devrimci cesaret ile öne çıkma zamanı

Üniversite yerleştirme sonuçları açıklandı. Kuzey Kıbrıs’taki kurumlara toplam 8178 kişi yerleştirilmiş, boş kalan kontenjan sayısı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir