ANA SAYFA / KIBRIS / 1958 Faşist Saldırganlığı ve mücadelemize ışık tutan değerlerimiz

1958 Faşist Saldırganlığı ve mücadelemize ışık tutan değerlerimiz

İngiliz Sömürge Yönetimi II. Dünya Savaşı sonrası Kıbrıs’ta giderek güçlenen sol hareketi baskı altına almak ve ortak mücadeleyi bölmek için böl-yönet politikasının devreye soktu. Bunun için EOKA ve TMT üzerlerine düşen görevi yerine getirdi. EOKA Kıbrıslı Rum devrimci ve ilericilere, TMT ise Kıbrıslı Türk devrimci ve ilericilere İngiliz Sömürge Yönetimi’nin de desteği ile terör kusturdular.

Özellikle 1958 yılında büyük bir katılımla gerçekleştirilen ortak 1 Mayıs gösterilerinin ardından Kıbrıslı ilerici, devrimci kesimler yoğun bir tehdit ve saldırıyla karşı karşıya kaldı. EOKA ve TMT temsil ettiklerini iddia ettikleri kendi halkları içerisindeki ilerici, devrimci kişileri önce tehdit, ardından ise katliamlarla susturmaya girişti. Elbette bu faşist saldırılar İngiliz Sömürge Yönetimi’nin izni ve desteği ile gerçekleştirildi.

EOKA 23 Mayıs günü Dimitris Matsukos ve Savvas Menikos’u barbarca katletti. Yipsu köyünden altı çocuk babası, şoför Dimitris Matsukos Varoşa ve çevresindeki köylerde AKEL’in etkinliklerine otobüsle halkı taşıdığı için EOKA’cı faşistler tarafından sürekli tehdit ediliyordu. Mart ayında EOKA’dan bir tehdit mektubu aldı. Aynı ay Trikomo’daki PEO mitingine Yipsu köyünden insanları götürmesinin ardından otobüsü yakıldı. Nisan ayında Lapathos’taki başka bir etkinliğe insanları taşıdığı için maskeli kişilerin saldırısına uğradı. Matsukos faşist saldırılara ve devrimci mücadeleyi terk etmesi yönündeki tehditlere boyun eğmedi ve 23 Mayıs günü katledildi.

Gufes köyünden altı çocuk babası, işçi Savvas Menikos ise her sabah köyünden Lefkonuk’a, oradan da çalıştığı Varoşa’ya gitmekteydi. Katledildiği gün, öğleden sonra yüzleri maskeli, elleri silahlı altı faşist tarafından, devrimci mücadeleyi terk etmesi yönünde tehdit edildi. Daha sonra EOKA’cı faşistler Menikos’u Lefkonuk’a getirdiler ve  İngiliz sömürgecilerinin köydeki polis karakolunun yakınındaki kilisenin bahçesinde bulunan efkalipto ağacına bağladılar. Ardından kilisenin çanlarını çalıp, köyün sakinlerini “milli görevlerini” yapmak için “haini” linç etmeye çağırarak, ona taşlar ve sopalarla saldırarak ölünceye kadar işkence ettiler. Katiller Menikos’un cenazesinin kaldırılmaması için köyün papazlarını tehdit ettiler.

25 Mayıs günü ise faşist EOKA terörü PEO üyesi Andreas Sakkas’ın Pera Orinis’te Grivas’ın maskeli katilleri tarafından katledilmesi ile devam etti. Köy kahvesine gelen maskeli katiller ilk önce ona hakaretler yağdırarak, ellerini havaya kaldırmasını istediler. Andreas onlara karşı cesur bir biçimde direnince maskeli katillerin yanıtı Andreas Sakkas’ı öldürmek, karısını dul ve yedi çocuğunu da öksüz bırakmak oldu.

TMT ise ilk önce 22 Mayıs günü sendikacı Ahmet Sadi Erkut’u evinin önünde kurşunlayarak öldürmeye çalıştı. Ahmet Sadi ve karısı saldırıdan ağır şekilde yaralı olarak kurtuldu. İki gün sonra ise gözü dönmüş faşist tetikçiler bu kez Lefkoşa Arasta bölgesinde dükkanı bulunan, İnkılâpçı gazetesi genel yayın yönetmeni Fazıl Önder Saraç hedef alındı. 24 Mayıs günü Fazıl Önder önce dükkanında çalıştığı sırada kurşunlandı, ölmeyip saldırganların peşine düşünce, arkasından gelen bir diğer tetikçi  tarafından sırtından hançerlenerek canice öldürüldü. TMT de EOKA gibi Fazıl Önder’in cenazesine katılımı tehditlerle engelledi. Öyle ki Önder’in Küçük Kaymaklı Mezarlığı’ndaki yeri halen daha tam olarak bilinmemektedir.

1958 faşist saldırılarının son kurbanı Berber Ahmet Yahya oldu. Ahmet Yahya Lefkoşa’da bir handa uyuduğu sırada faşist TMT tetikçileri tarafından barbarca katledildi.

Yunanistan’ın komutasındaki Grivas liderlikli faşist EOKA’cıların Lefkonuk Kilisesi bahçesinde, Savvas Menikos’u linç ederek katlederek işledikleri bu barbar cinayetler ve de Türkiye’nin komutasındaki Denktaş liderlikli faşist TMT tetikçilerinin yaptıkları barbar infazlar bir yandan ülkemizdeki faşizmin en vahşi yüzünü ortaya sererken, diğer yandan da bir birine karşıt kuruldukları iddia edilen bu faşist örgütlenmelerin, aslında hedeflerinin kendi toplumları içerisindeki ilerici, devrimcileri katledip susturmak ve İngiliz Sömürge Yönetimi’nin böl-yönet politikalarına hizmet etmek olduğu açığa çıkardı.

1958 Faşist Saldırganlığı sırasında barbarca katledilen ve faşizme karşı mücadelenin sembolleri olan Dimitris Matsukos, Savvas Menikos, Fazıl Önder, Ahmet Yahya ve daha sonraki yıllarda faşizm tarafından zulme uğrayan tüm diğer değerlerimizi saygıyla anıyoruz. Onların anısına sahip çıkmanın yolunun ise ortak vatan için ortak örgütlenmeyi kurmaktan, ülkemizin sömürüden kurtulması ve bağımsızlığı için yılmadan, korkusuzca mücadele etmekten geçtiğini vurguluyoruz.

Ayrıca kontrol

Emperyalist, sömürgeci üslerden, askerden arınmış bağımsız, demokratik, birleşik Kıbrıs için İLERİ!

Emperyalist ABD, İngiltere, AB ve onlara bağımlı TC devleti ile Yunanistan ülkemizdeki taksimlerini ve halklarımızın …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir