ANA SAYFA / YAZARLAR / Esra Köksaldı – Baskı ve gerici zihniyete kadınlar dur demeli

Esra Köksaldı – Baskı ve gerici zihniyete kadınlar dur demeli

Kadınlar hangi sınıfa tabidir ya da kadın olgusu başlı başına bir sınıf mıdır tartışmaları bir yandan bir yandan da kapitalist sistemin-faşist devlet yapısının hâkim olduğu düzenin, biz kadınlara vaat ettiği, adını özgürlük diye adlandırdığı, sözde kazanımların yeterlilik tartışmaları süre dururken, biz kendimize ışık olarak “kar altında deniz düşü kuran” yoldaşlarımızı alalım…

Kadının yaşamın her alanında ezildiğini ve daha çok sömürüldüğüne dair yazılmış fazlasıyla, fakat anlayan pek az kişi olduğu düşüncesine kapılmaktan alamıyorum kendimi maalesef…

Belki bu anlamda çok fazla ele alınmamış başka bir ezilmişlikten bahsetmek niyetim. Yaşamın her alanında ezilen biz kadınların, çalışma yaşamının bu yönünden pek haberdar olmayanlar için; toplum tarafından bilinen tek yönünün ise fazla fiziksel güç gerektirmesinden dolayı, erkek egemen çalışma alanı olan şantiyeler ve o alanda kadın baret olmak…

Şantiye denilen bu alanda birçok türde olayı görüyor ve yaşıyoruz, güzel birikimlerin ve emeğin kutsallığını her gün daha derinden anımsayacağımız hikâyeleri dinlediğimiz bir alan olması yanında. Toplumsal alanda çok sık karşılaştığımız, toplum dışı yozluk ve her türlü yabancılaşmalarla ortaklaşan cinsiyetçi ayrımlar, cinsiyete biçilen roller bu alanda da ayrışıma sebep oluyor. Erkek işi olarak tanımlanan meslek de,  varlığı sürdürmeye çalışmak daha zor olurken karşılaşın sorunlarda hiçe sayılacak boyutta olmuyor. Bu sorunları şöyle sıralayabiliriz;

Bilgi birikimi değil güç;

Ne derecede çözümsel odaklı olduğun, sürdürülebilir mekânlar yarattığın önemli görülmez çoğu alanda önemli olan erkek gücünün varlığı ve kadının toplumda ona biçilen görevlerinden dolayı (evlenmek, çocuk sahibi olmak vs.) geçici personel olarak görülür. Bunun sonucunda seninle aynı konumda olan kişi yaptığı iş yetersiz de olsa erkek olduğu için neredeyse iki katı fazla maaşa çalışır.

Cinsel taciz ve yıldırma çabaları;

Kadın olduğumuz için, zihniyetlerde kesinleşmiş olan yargıdan dolayı, not tutturma, telefonla görüşme gibi işler yaptırılmaya çalışılır genelde.  Görmezden gelme çabalarıyla yıldırma ve vazgeçirme uğruna muhteşem bir çaba vardır ve bunun tek bir sebebi vardır erkek varken kadına gerek yoktur. O evlensin çocuklarına baksın yemek yapsın şantiyede işi ne? Sözlü olarak veya davranışsal olarak cinsel tacize en fazla maruz kalanda kadınlardır. Bunu şöyle bir örnekle açıklayabiliriz; Kendi pantolonu neresine düşmüş neresi herkesin gözü önünde ilgilenmez çünkü “Yiğidin malı meydanda olurmuş” sözü de onları besler ama seni alt edebilmek için üstlendiğin o ağır koşullu işleri yaparken neren görünecek buna odaklanır… Ya da öğrendiği erkekliği kullanarak seninle çatışma yaratır…

Ön yargılar;

Şantiye ortamında hem kadın hem de gençseniz bu ön yargı artı bir daha artar. Çok gençsiniz sorumluluk alabilir misiniz, duygusallık kadında daha ağır basar yönetici ve iş bitirtme gücüne sahip olabilir misiniz, erkek işçileri yönetebilir misiniz, saha ortamı sizi etkiler mi? Gibi sorulara maruz kalmak kaçınılmazdır. Eğer böyle bir durumda olsanız bile ‘’erkek gibi kadın’’ nitelemelerine maruz kalırsınız.

Küfür ve argo;

Erkek ortamında fazlasıyla baskın olan küfürlü ve argo konuşmaların karşında durduğun zaman bu alanda “kadının işi ne “sorgulaması artar. Konuşmalardan duyduğun rahatsızlığı davranışsal olarak göstermeye çalıştığında bu rahatsızlık onlara keyif verir bir de üstüne kahkaha kopar. Yapması gereken işi söylediğinde “karı lafıyla iş yapıyoruz” sitemleri kulaklarını cırmalar. Atletle çalışan, çıplak çalışan hepsinden bolca vardır, biz pantolon dışında bir şey giydiğimizde hayırdır nereye söylemleri rahatsız edici bakışlardan kurtulmak pek de mümkün değildir.  

İhtiyaçlar ve özgül koşullar;

Güvenlik açısından ve alana uyumlu kıyafet ve ayakkabıda uygun bedeni bulmak da zordur, çünkü çoğunluğu erkek bedenine göre hazırlanmıştır. Tuvalet ihtiyacı karşılamak neredeyse imkânsızdır. Erkekler her bulduğu noktada bu ihtiyacı karşıladığı için olması gereken koşullarda tuvalet alanı yok denilecek kadar az sayıda planlanmıştır.

İş Cinayetleri;

Kadınların, cinsiyetçi yaklaşımlardan dolayı maruz kaldığı sorunların yanında hem kadınların hem de erkeklerin maruz kaldığı en temel sorun ise şantiye ortamlarında çok fazla karşılaşılan iş cinayetleridir.

Bütün bunların yanında sorunun özü ise, çürümüş yozlaşmış ve bundan zerre kadar rahatsızlık duymayan cinsiyetçi ve eril zihniyet sahipleridir. Ve bu çürümüşlükle beslenen faşist devlet yapısıdır. Sonuç olarak mevcut verili sistemde biz kadınlara çizilen ahlak sınırlarına ve tüm cinsiyetçi ve eril zihniyetlere dur dememiz gerekir. Politik ve siyasal alanda evde iş sahasında ve yaşamın her alanında kendi doğrularımızla kendi varoluşsal özümüzle ve kadın bilincimizle özgür yaşayalım ve bu anlayışı yaratalım. Baskı ve gerici zihniyete kadınlar dur demeli ve kadın nasıl yaşamalı yerine kadın nasıl isterse öyle yaşamalı demeli…

Ayrıca kontrol

Yusuf Alkım – Devrimci cesaret ile öne çıkma zamanı

Üniversite yerleştirme sonuçları açıklandı. Kuzey Kıbrıs’taki kurumlara toplam 8178 kişi yerleştirilmiş, boş kalan kontenjan sayısı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir