ANA SAYFA / YAZARLAR / Yusuf Alkım – Mücadelenin bayramı

Yusuf Alkım – Mücadelenin bayramı

Günlerin bugün getirdiği, baskı zulüm ve kandır.

Ancak bu böyle gitmez, sömürü devam etmez,

Yepyeni bir hayat gelir, bizde ve her yerde.

1 Mayıs, 1 Mayıs işçinin, emekçinin bayramı

Devrimin şanlı yolunda, ilerleyen halkın bayramı.

….

***

İşte böyle söylüyor 1 Mayıs Marşı.

En çok bilinen marşların başında gelen bu marş, Bertolt Brecht’in, Gorki’nin ünlü Ana romanından uyarladığı oyunun 1974 yılında Türkiye’de perdelenmesi sırasında Sarper Özsan tarafından oyun müziği olarak yazılmış ve bestelenmiş.

Ne de güzel anlatıyor 1 Mayıs’ın anlamını ve  de önemini.

Bu ünlü marşın sözlerinin yazılmasının üstünden 44 yıl geçmiş olmasına rağmen hala daha geçerliliğini koruyor.

Hala daha günler baskı, zulüm ve kan getiriyor dünya halklarına.

Ve hala daha bunun böyle gitmeyeceğini haykırıyor sömürüye baş kaldıranlar!

Yep yeni bir hayata olan inanç hala cap canlı.

Ve 1 Mayıs devrimin şanlı yolunda dolambaçlı, zor ve de uzun da olsa ilerleyen halkın bayramı olmaya devam ediyor hala daha!

Bu bayram inançla yürütülen mücadelenin bayramıdır şimdilik, ama elbet kazanılan zaferlerin de bayramı olacaktır bir gün!

İnsanlık bu mutluluğu tatma şansını yakaladı geçmişte;

Paris komünü günlerinde kısa sürdü bu mutluluk, topu topu 72 gün. Sömürenler bu 72 günlük iktidardan uzaklaşmanın intikamını 50 binden fazla insanı katlederek aldılar.

Ancak insanlık sömürüye karşı mücadeleden vazgeçmedi bu ağır bedele rağmen.

Baskı arttıkça mücadele de arttı ve defalarca isyan etti sömürülenler yılmadan.

Sömürülenler Paris Komünü’nde yenildikten 47 yıl sonra bu kez Çarlık Rusyası’nda alt etti sömürenleri.

Bu kez onlarca yıl korumayı başardı iktidarını sömürülenler ve önemli adımlar attılar sömürülenin olmadığı bir toplumu inşa etme yolunda.

Büyük oranda başardılar da bunu ancak sömürenler de yılmadılar ve işçilerin, emekçilerin iktidarının bütün dünyayı sarmasını engellemek için her türlü yola başvurdular ve de başardılar bir kez daha yıkmayı sosyalist Sovyet vatanı.

Sömürenlerin intikamı bu kez çok daha acımasız oldu ve de olmaya devam ediyor hala!

Sosyalist bir düzeni yaşama şansı yakalayan Sovyet halklarını öylesine köleleştirdiler ki bugün dünyanın dört yanında bedenlerini satıyorlar Sovyet torunlarının.

Halkları kardeşleştiren ve baskıyı ortadan kaldıran Sovyet düzeninden bu halkları bir birine kırdırtarak, düşmanlığı, kan ve göz yaşını dayatarak alıyorlar intikamlarını barbar sömürücüler!

Ama nasıl ki Paris Komünü’nün yenilgisi sonrası ödenen ağır bedellere rağmen vazgeçmedi sömürülenler mücadeleden, bugün de mücadeleye sarılmaya devam ediyor sömürüye mahkum edilen yüz milyonlar.

Paris Komünü’nü ezmek için Fransız sömürücülerin imdadına o ana kadar bir birlerini savaş cephesinde boğazlayan Alman sömürücüler yetişmişti, Sovyetler’deki sömürücülerin yardımına ise tüm dünyadaki sömürücüler koştular benzer şekilde.

Sömürenler bir yandan bir birlerinin boğazına sarılırken, onların mezar kazıcıları sömürülenler tehdit etmeye başlayınca iktidarlarını, onları ezmek için geçici de olsa barış sağlamayı biliyorlar kendi aralarında.

Sömürülenler de başarabilmeli birlik olmayı ve kendilerini sömürenlerin din, dil, ırk, mezhep farkı tanımaksızın bir araya geldikleri gibi birleşebilmeli onlara karşı.

İşte bu şekilde başaracağız devrimin şanlı yolunda ilerleyenlerden olmayı!

Ve yine bu şekilde başaracağız; 1 Mayıs’ı verilen mücadelenin bayramı yanında, kazanılan mücadelenin bayramı olarak yeniden kutlamayı!

1 Mayıs İşçi sınıfının birlik, mücadele günü şan olsun sömürüye karşı mücadele verenlere!

Ayrıca kontrol

Salih Olgun – Deniz beleş, ama kurtuluş DEVRİMLE!

Sorunu doğru teşhis etmezseniz doğru çözümleyemezsiniz! Kıbrıs’ın kuzeyindeki devlet işgalci sömürgeci TC devletidir. Ve bu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir