ANA SAYFA / DKB / Ya Emperyalist Barbarlık, Ya Sosyalist Özgürleşme

Ya Emperyalist Barbarlık, Ya Sosyalist Özgürleşme

II. Dünya Savaşı sonrası Amerikan emperyalizminin başta Sovyetler Birliği’ne ve tüm dünya haklarına karşı yürüttüğü savaş propagandasına karşı verilen uluslararası barış mücadelesinin bir yansıması olarak 1949’da Stockholm’de toplanan Dünya Barış Konseyi’nin kararı ile ortaya çıkan 1 Eylül Dünya Barış Günü uzun yıllardır emperyalist savaşlara karşı uluslararsı bir mücadele günü olarak öne çıkmaya devam etmektedir. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının üzerinden çeyrek asırdan uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen emperyalist savaş tehdidi eskisinden çok daha güçlü bir şekilde varlığını korumakta, çoğu coğrafyada ise fiilen yaşanmaktadır.

Son dönemde ABD emperyalizminin başını çektiği emperyalist güçler özellikle Kuzey Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’ne (KKDHC) karşı yoğun bir baskı ve savaş tehditi uygulamaktadır ve bu durum tüm dünytayı bir kez daha küresel ve etkileri tüm dünyayı sarsabilecek nükler bir saldırganlıkla karşı karşıya getirmektedir. Bunun temel nedeni KKDHC’nin ABD emperyalizminin saldırgan tehditlerine karşı geliştirdiği silah gücü değil, farklı emperyalist güç odakları arasında yükselen hegemonya çatışmaları ve bu odaklar arasındaki sömürgeci Pazar kavgalarının giderek yoğunlaşmasıdır. ABD emperyalizmi KKDHC’nden, hatta dünyadaki tüm diğer devletlerin sahip olduklarının toplamından daha büyük bir nükler güce sahiptir. ABD emperyalizmi tüm uluslararası anlaşmalara rağmen bu silahları devre dışı bırakmaya yanaşmamakta ve tüm dünyanın kendi emperyalist hegemonyasına boyun eğmesini sağlamak için bunları bir tehdit olarak kullanmaktadır.

Ülkemiz geçmişte bu sömürgeci savaşlardan nasibini fazlası ile almıştır ve bunu hem coğrafik hem de etnik bir bölünme ile ödemiş ve bugün de ödemeye devam etmektedir. Dünyanın dört bir yanında ve özellikle hemen yanı başımızdaki bölge coğrafya ise en az bizim kadar karanlık bir tablo ile yüzleşmektedir. Emperyalist kutupların daha fazla sömürü alanları yaratmak için yürüttükleri savaşlar Doğu Akdeniz’i bir kan denizine dönüştürmektedir. İnsanlık tarihi boyunca karşılaştığı en barbar katliamlar ve onu köleleştiren cani çetelerle boğuşmaktadır. Elbette bu barbarca savaşların ve cani çetelerin yaratıcısı başta Amerikan emperyalizmi ve diğer sömürü odaklı küresel güçlerdir.

Tüm bu karanlık tabloya rağmen insanlık onurunu ve yaşamını korumak, sömürüyü ortadan kaldırmak için mücadelesini ve kavgasını örmeye devam ediyor. Latin Amerika’dan, Asya’nın yüksek tepelerine, Afrika’dan Avrupa’nın göbeğine ve en önemlisi de Orta Doğu’nun kalbinde yüz binlerce cüretkar kadın ve erkek yaşamlarına saldıran barbar çetelere karşı mücadelesini kuşanıp ayağa kalkıyor!

Bugün insanlık hiç olmadığı kadar keskin bir yol ayrımındadır; ya bu barbarca düzen sürecek ve insanlıkla birlikte dünyayı hızla yok oluşa sürüklemeye devam edecek, ya da o yüz binlere yeni yüz binler, milyonlar eklenerek insanlığın barbarlık karşısındaki zaferi ilan edilecek! Başka bir seçenek ne yazık ki yoktur. Ve bu keskin ayrım karşısında hiç kimsenin “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!” deme şansı kalmamıştır! Yılan fazlası ile büyümüş ve tüm dünyayı sarmıştır, ya bu emperyalizm yılanının başı ezilecektir, ya da kendisi ile birlikte tüm insanlığı yutup yok olacaktır!

Yarım yüzyıla yakındır NATO planları çerçevesinde işgal edilerek bölünmüş olan ve bundan çok daha uzun bir süredir huzura kavuşamamış olan ülkemizin de yeniden birleşmesinin ve gerçek anlamda bir barışa kavuşmasının yolu bu beladan kurtulmaya bağlıdır. Hemen yanı başımızda en gerici barbarlıklar yaşanırken, bu barbarlığın sorumluları tarafından ülkemizde barış ve huzur getirilebileceğini savunmak, saflıktan da öte bilinçli bir sahtekarlıktır! Ülkemize barış ve huzur tüm bölge hakları ile birlikte ortak bir kavga ve özgürleşme ile gelecektir. Ve bugün her bir onurlu kişinin önündeki görev bu kavgada en etkin şekilde yer almaktır.

Devrimci Komünist Birlik yakın bir gelecekte dünyayı, bölgemizi ve kaçınılmaz olarak ülkemizi sarması kaçınılmaz olan, insanlığın emperyalist kapitalizm barbarlığından kurtarılarak özgürleştirilmesinde belirleyici olacak olan büyük kavgalara hazırlanmak için ülkemizde yaşayan her bir devrimci komünisti bir araya gelmeye ve Kıbrıs’ın bütününü kapsaycak olan güçlü bir Devrimci Komünist Parti’nin kuruluşuna katılmaya çağırmaktadır.

Şimdi “Ortak Vatan, Birleşik Örgütlenme!” şiarı ile harekete geçme ve ülkemize ve gününü sonunda tüm dünyaya gerçek bir barışı, tüm dünya halklarının kardeşçe ve dayanışma içerisinde yaşayacağı adil bir düzeni kurmak için mücadeleye katılma zamanıdır!

Şimdi ülkemizdeki tüm ilerici ve devrimci güçlerin “Savaşa Karşı Barış, Sömürüye Karşı Savaş, Barış İçin Mücadeleye!” şiarını kuşanma zamanıdır.

Ayrıca kontrol

El-Sen: Toplum Adına Cevap Bekliyoruz!

Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası El-Sen, “Kıbrıs Türk Toplumu Adına Bu Sorulara Cevap Bekliyoruz” başlığı ile …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir