ANA SAYFA / YAZARLAR / Yusuf Alkım – Türkiye Kritik Bir Yol Ayrımında – 1

Yusuf Alkım – Türkiye Kritik Bir Yol Ayrımında – 1

Türkiye’de 16 Nisan’da gerçekleştirilecek olan Anayasa Referandumu önemli bir eşiğe işaret ediyor. Bu önem sandıktan çıkacak sonuçtan bağımsız olarak ele alınması gerekiyor. Ne demek mi bu? Bu sorunun cevabını tek bir yazıda kapsamlı ve anlaşılır bir şekilde cevaplamak pek mümkün görünmüyor. O nedenle konuyu bir dizi yazı şeklinde adım adım ele almaya çalışacağız.
Öncelikle üzerinde durulması gereken nokta, söz konusu Anayasa değişikliği ile elde edilmeye çalılan merkezi ve baskıcı yapıya neden ihtiyaç duyulduğudur.  Bunu anlaşılır kılabilmek için, 13 yılı aşan bir süredir devam eden AKP hükümetleri döneminin önemli yönlerine bakmak gerekiyor.

2003’te bir anda kurularak kısa bir süre içerisinde tek başına hükümete getirilen AKP, TC egemen sınıflarının ve başta ABD olmak üzere uluslararası sermayenin güçlü desteği ile 13 yılı aşkın bir süredir tek başına iktidardadır. Bu süre zarfında, özellikle son iki yıla kadar söz konusu kesimler açısından işler yolunda gitmekteydi. AKP üzerine düşen görevi yerine getirmekte ve 2003 öncesinde sıkışan düzeni, 2008’deki küresel krize rağmen rahatlatmayı başarmıştı. Hatta kriz döneminde bir çok ülkede sorunlar yaşanırken, Türkiye ekonomisi uluslar arası sermayenin “güvenli limanı” olarak ciddi gelişmeler elde etmekteydi. Ancak 2013’e doğru işler tersine dönmeye başladı.

Yapancı sermayeye bağlı rant ve kamu mülklerinin son raddesine kadar talanına dayalı ekonomik balon sönmeye başladı. Farklı toplumsal kesimler üzerinde uygulanan baskı toplumsal dinamiklerdeki isyanı biriktirdi ve Taksim Gezi Parkı’nın talanının yarattığı küçük bir kıvılcımla Haziran Ayaklanması’nın yükselmesine neden oldu. Milyonlar sokaklara ve meydanlara aktı. Polisin tüm faşist saldırılarına rağmen günlerce barikatlarda çatıştı ve meydanları terk etmedi. Milyonlar Haziran günlerinin geri çekilişinden 6 ay sonra bu kez Berkin Elvan’ın cenazesinde sokağa döküldü. Ayaklanma karakterli hareketler 8 ay sonra, bu kez Kürt kentlerinde yükselen 6-7 Ekim direnişlerinde boy gösterdi.

İktidarın temellerini sarsan bu gelişmeler sonucunda ipleri kaybettiğini gören AKP, hükümet olma pozisyonunu sürdürebilmek için kritik bir dizi karar aldı. AKP öncelikle kitlelerdeki hoşnutsuzluğu azaltabilmek adına tüketici kredilerinin musluğunu açmak, muazzam orandaki birikmiş borçlara rağmen kredi kartlarının limitlerini iki katına çıkarmak gibi adımlar attı. Tabi bu adımları atabilmek için ciddi boyutta yeni mali kaynaklara ihtiyaç vardı. Ve bu kaynağı onu var eden en büyük dayanaklardan birisi olan ABD’ye rağmen İran ile kara para aklamaya dayalı ekonomik ilişkilere girerek yarattı. Rıza Sarraf ile olan görünür ilişkiler bunun sonucunda ortaya çıktı.

AKP’nin attığı bir diğer kritik adım da Kürt Özgürlük Hareketine karşı topyekûn savaş kararı alıp uygulamaya koymak oldu. 7 Haziran seçimlerinde her türlü seçim hilesine rağmen tek başına hükümet olma durumunu sürdüremeyen AKP, savaş ve korku kültürü politikasını devreye soktu. Suruç’ta sosyalist gençlerin katledilmesi ile başlayan savaş politikası, PKK’ye karşı askeri operasyonların devreye konması ile devam ettirildi. Kasım’daki erken seçim öncesinde Barış Mitingi’ne katılmak için Ankara Garı önünde toplananların ortasında patlatılan bomba ile yükseltilen korku kültürü amacına ulaştı. AKP en kirli yöntemlerle bir kez daha tek başına hükümet olma durumunu sürdürdü.

Ancak İran ile ABD ambargosunu delerek girilen ilişki ve Rusya ile yakınlaşma adımları, AKP’nin onun varlığının en önemli dayanaklarından birisi olan ABD emperyalizmi ile çelişkilerini yükseltti. AKP’yi var eden en önemli bir diğer odak olan Gülen Cemaati ‘nin devreye konarak AKP’nin altının oyulmasının ana nedenlerinden birisi budur. İşte tüm bu olgular 16 Nisan’da referandum yolu ile elde edilmek istenen baskıcı anayasal düzenlemenin gerekçelerini hazırladı. AKP iktidarı ve onun temsil ettiği TC egemen sınıfları kitleler üzerinde giderek kaybedilen kontrol edebilme yeteneğini baskı ve korku mekanizmaları ile tahkim etmeye çalışıyor.

Yarın: AKP İktidarının Niteliği ve Hangi Koşullarda Referandum Yapıldığı…

Ayrıca kontrol

“Kıbrıs Cumhuriyeti”nin Kuruluş Yıldönümü, Emperyalizm, İşgaller ve Sömürgecilik

Kıbrıs, eski çağlardan beri Ortadoğu’daki stratejik önemi nedeniyle hep işgal edilmiş ve Kıbrıs halkları kendi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir