ANA SAYFA / HABERLER / Amed Film Festivali Kıbrıs’tan Roma’ya sinema diyor

Amed Film Festivali Kıbrıs’tan Roma’ya sinema diyor

amed-ff-3-copyBaskılar ve yasaklamalar nedeniyle ertelenmek zorunda kalan Amed Film Festivali, farklı ülke ve şehirlerde ‘Sınırsız Sinema’ sloganıyla organize ediliyor. İstanbul, Wan, Êlih, Kıbrıs ve İtalya’da organize edilen festival boyunca halkların özgürlük mücadeleleri, farklı direniş biçimleri emek, kimlik ve ötekilerin mücadelesini öne çıkaran filmler gösterilecek

Önder Elaldı
Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi

Amed Film Festivali, baskı ve yasaklamalara rağmen 22-25 Aralık tarihleri arasında Amed’de gerçekleştiriliyor. “Sınırsız Sinema” sloganıyla halkın özgücü ve demokratik kitle örgütleri desteğiyle yapılacak olan festival, baskılara karşı dayanışma ağını göstermek için İstanbul ,Wan, Êlih (Batman), Kıbrıs ve İtalya’da organize ediliyor. Festival boyunca halkların özgürlük mücadeleleri, farklı direniş biçimleri emek, kimlik ve ötekilerin mücadelesini öne çıkaran filmler gösteriliyor. Amed’deki festivalde 6 uzun metraj, 10 belgesel, 17 kısa film ve dünya çocuk seçkisi bölümünden 6 film Amedlilerle buluşacak. Ayrıca Övgü Gökçe’nin konuşmacı olarak katılacağı “Abbas Kiyarüstemi ve İran Sineması” semineri düzenleniyor. Festivalin etkinlik alanları ise Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cem Evi, TMMOB, Eğitim Sen 1 Nolu ve 2 Nolu Şubeleri. Festivalin Amed, Kıbrıs ve İstanbul ayaklarını organize edenler, sinemanın halkla buluşmasının önüne hiçbir gücün geçemeyeceğini ifade etti. Organizatörler ayrıca Türkiye ve Kürdistan’ın ortak bir zeminde demokratik bir çözüm için bir araya gelme çabalarına destek olan sanatçıları da festivalle dayanışma çağrısı yaptı.

Sanat böylesi süreçlerde gerekli
Festvali organize eden Amed Film Festivali Komitesi adına konuşan Rojhilat Aksoy, festivali kendi öz güçlerine dayanarak organize ettiklerini ifade etti. Aksoy, yaşadıkları zorlukları ve kendilerine verilen desteğe ilişkin şunları belirtti: “Kürdistan ve Türkiye’deki anti demokratik uygulamalarla birlikte alternatif ya da bir şekilde sistemden ayrı, bağımsız olarak çalışmalarını yürüten kültür kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının neredeyse tümü kapatıldı. Aynı zamanda yerel yönetimlere yapılan kayyımlı müdahaleler sonucunda, yerelde ortaklaşabilceğimiz çok fazla sivil kurum kalmadı. Bu yüzden varolan bize destek olan kurumlarla festivali yürütüyoruz. Asıl hedeflenen toplumu kültürel, sosyal anlamda nefessiz bırakmak. Sanatın asıl böylesi baskı süreçlerinde öncülük yaparak yeri ve misyonunu ve oynayacağını düşünüyoruz. Bu biz sinemacılar için açısından önemli tarihi sorumluluk ve görevdir.”

Dayanışma ön açıcı olur
“Belki çok büyük salonlarda, her yıl yürüttüğümüz gibi bir festival yapamayabiliriz ama toplumcu sanat ve onun sineması konusundaki ısrarımız hiçbir şekilde durdurulamaz” diyen Aksoy, festival aracılığı ile bir araya gelme, fikir beyan etme ya da kendilerini ifade edebilme özgürlüğü çeşitli yöntemlerle ellerinden alınan insanları bir araya getirmek istediklerine dikkat çekti. Hayatın süregenliğini sanatla korumaya çalıştıklarına da vurgu yapan Aksoy, festivalin Türkiye ve Kürdistan’ın ortak bir zeminde demokratik bir çözüm için bir araya gelme çabalarına destek olacağını ifade etti. Sanatçıların festivalle dayanışmasına da değinen Aksoy, “Bu tarz zor süreçlerde sanatçıların dayanışması ve sanatçıların vicdanı önemlidir. Dayanışmanın birçok alan açısından ön açıcı olacağı inancındayız” dedi.

Festival Kıbrıs’a taştı
Festivalin Kıbrıs ayağı ise 22-30 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Kıbrıs’ta festival organizasyonunda yer alan Koyu Kırmızı Kitap Cafe Üretim Merkezi’nden Yusuf Alkım, baskılara rağmen festivalin gerçekleştirme kararına bir parça omuz vermek için katkı sunduklarını ifade etti. Ortak sorunlarının daha iyi farkına vararak ortak mücadele alanlarını oluşturma konusunda sanatın ve sinemanın önemine değinen Alkım, “Bizler bu kararlılıkla yürütülen onurlu mücadeleye küçük de olsa buralardan bir omuz verebilmek için adım attık. Ve ne mutlu bizlere ki dostlarımız, yoldaşlarımız bizleri bu onurlu mücadelenin küçük de olsa bir bileşeni olmamızı kabul ettiler. Festival barındırdığı farklı konulardaki film ve belgesellerle tam da bu ulaşmaya çalıştığımız hedefe ışık tutan, yol gösteren bir nitelik taşıyor” dedi.

Halkların özgürlük filmleri
Festival kapsamında gösterilecek filmleri seçerken Kürt, Ermeni ve Kıbrıs halkının farklı biçimlerde karşı karşıya kaldığı sorunları aktaran eserleri göstermek istediklerini söyleyen Alkım, farklı direniş biçimlerini de programa eklediklerini belirtti. Alkım, programa ilişkin devamla şunları kaydetti: “Gezi Ayaklanması’nın önemli etkenlerinden birisi olan Emek Sineması direnişini, emekçi kadınların yaşam kavgalarını, halkların özgürlük mücadelesinde yaşamlarını ortaya koyan kişilerin hikayelerini de programa eklemek istedik. Bu sayede fotoğrafın bütününün görülebilmesi ve sorunun çözümüne yönelik bütünlüklü bir mücadelenin örülebilmesine katkı koymak istedik. Bu çerçevede 9 gün boyunca 10 tane farklı film ve belgesel yanında 4 adet de kısa filmlerden oluşan bir gösterim programı hazırladık. Gösterimler derneğimize bağlı faaliyet yürüten Koyu Kırmızı Kitap Cafe’de gerçekleştirilecek.”

Amed’de onlarca film gösterilecek
Amed’deki festivalde 6 uzun metraj, 10 belgesel, 17 kısa film ve dünya çocuk seçkisi bölümünden 9 film Amedlilerle buluşacak. Festivalde yer alacak filmler şunlar:

Zalzalak, Ötekiler, Azad, Orman, Pîye Min Toz Şekir, Wong Kar Waı Üzerine Kısa Bir Film, Siyah Atın Hatıraları, Gönderen: İlhan Sami Çomak, Ser, Hêk, Kurdistan Kuderê Ye, Mast, Derba Zêrîn, Kurdîstan Kurdîstan, Bağlar, Boyax Kırın, Berfeşîr, Kinostolojik, Sêşem, Lî Ser Banî Xist, Cênîya Nêêysayî, Taşa Yazılmış Hatıralar, Where is Kurdish, Koloni, Veşartî, Bihuşta Min, Özgürleşen Seyirci: Emek Sineması Mücadelesi, Kavar, Toz Bezi, Çatının Üstüne Vurdu, Kalandar Soğuğu

Çocuk Filmleri Seçkisi filmleri: Raganas Poga, Woolly Town, Fred und Anabel.

İstanbul’da 20’ye yakın film
Festivalin İstanbul ayağını düzenleyen Mezopotamya Sinema Birimi’nden (Yapım 13) Veysi Altay, sokakları, sanatı, siyaseti elimizden almaya çalışan devlet geleneğini kırmanın tek yolunun üretmek, direnmek ve sesini yükseltmek olduğunu söyledi. 11veysialtayFestivalin mücadele biçimlerinden biri olduğunun altını çizen Altay, tartışmalar sonucunda festivalin birçok ülkede ve şehirde yapılma kararı aldıklarını sözlerine ekledi. Altay, “Festivale başvuran filmlerden 20’ye yakın filmi İstanbul’da Mezopotamya Sinema’da (Yapım 13) göstereceğiz. 23-24-25 tarihleri arasında her gün 15-17-19 seansları olacak. Birçok filmin yönetmeni ile söyleşiler gerçekleştireceğiz” dedi. Festivale desteğin baskılara karşı verilecek mücadeleyi desteklemek anlamı da taşıdığını kaydeden Altay, “Beklentimiz, bu sistemden rahatsız olan baskılara karşı sesini yükseltme, kendini sıkışmış, nefes alamaz gören herkesin, bulunduğu yerden gerek söyleşisiyle, gerek filmiyle, gerek fikriyle, gerek film izleyerek bu mücadele biçimini desteklemek” diye konuştu.

Ayrıca kontrol

El-Sen: Toplum Adına Cevap Bekliyoruz!

Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası El-Sen, “Kıbrıs Türk Toplumu Adına Bu Sorulara Cevap Bekliyoruz” başlığı ile …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir