ANA SAYFA / HABERLER / TC faşizmine Lefkoşa’dan kararlı ve cüretli karşı çıkış

TC faşizmine Lefkoşa’dan kararlı ve cüretli karşı çıkış

anti-fasist-eylem-8-11-16-4 Aralarında Devrimci Komünist Birlik’in de olduğu çok sayıda demokratik kitle örgütü dün akşam Lefkoşa Kuğulu Park’ta toplanarak TC’de AKP eliyle uygulanan faşist uygulamaları protesto etti. Dün gün boyu yapılan tüm provokasyonlara ve engellemelere rağmen toplanan kalabalığın “Faşizme karşı omuz omuza!” “Yaşasın halkların kardeşliği ve birleşik devrim mücadelesi!” sloganları eşliğinde örgütlerin hazırladığı ortak okundu.

Türkiye Cumhuriyeti’nde uygulanmakta olan ve AKP iktidarı ile son dönemde giderek yoğunlaşan faşist uygulamalara kuzey Kıbrıs’tan da güçlü bir protesto geldi. Devrimci Komünist Birlik yanında YKP, BKP, BES, KTÖS, DAYANIŞMA, DOĞU GÜNEY DOĞU KÜLTÜR DERNEĞİ, FEMA, BARAKA, BAĞIMSIZLIK YOLU, PİR SULTAN KÜLTÜR DERNEĞİ, KUİR KIBRIS DERNEĞİ, LEFKOŞA EMEKÇİ İNİSİYATİFİ, DAÜ ÖĞRENCİ MÜCADELE DAYANIŞMASI ve YENİ ENTERNASYONAL SOL- NEDA’nın ortaklaşa düzenlediği eylem için polisin olası zorluk çıkarma durumu da hesaba katılarak saat 18:00’den itibaren Lefkoşa Girne Kapısı yanındaki Kuğulu Park’ta toplanma ve 19:00’da Lefkoşa TC Elçiliği’ne yürüyerek protesto eylemi gerçekleştirme çağrısı yapıldı.

Polis ve gericilerden eylemi engelleme çabası
anti-fasist-eylem-8-11-16-2Eylem öncesinde ise gerek TC’den emir alan polis güçlerinin gerekse de sivil gerici, faşist grupların çeşitli provokasyonları ile eyleme katılım düşürülmeye ve engellenmeye çalışıldı. Bir gün önce Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde bir konferansta konuşma yapan AKP Milletvekili Hamza Dağ’a onu teşhir edici bir soru sormasından dolayı DAÜ’lü öğrenciler, önce ülkücü faşistlerin saldırısına uğradı, ardından ise TC’den emir alan polis güçleri tarafından evleri basılıp aranarak tutuklandılar. Tutuklanan öğrenciler 24 saati aşkın bir süre Mağusa Polis Merkezi’nde tutularak eyleme katılımları da engellendi.(İlgili Haber için: http://devrimtemizler.net/2016/11/08/tc-fasizmi-kuzey-kibrista-da-uygulamada/)
Dün ise eyleme katılacaklar için tutulan iki otobüs şoförü polis birimlerince aranarak baskı altına alındı ve otobüslerin kalkışı engellendi. Bunun üzerine hızla harekete geçen örgütleyici yapılar alternatif bir otobüs ayarlayarak polisin bu girişimini boşa çıkartmaya çalıştılar. Tüm baskılara ve korkutmalara rağmen Mağusa’da toplanarak eyleme katılmak üzere yola çıkan eylemcilerin yolu bu kez Dörtyol kavşağında polis tarafından kesildi. Hukuksuz bir şekilde bekletilen otobüs bir süre sonra tekrar yola çıkabildi. Eyleme katılmakta kararlı olan eylemciler her şeye rağmen yola devam ederek geç de olsa Lefkoşa’ya ulaşabildiler.

Diğer yandan dün gün boyu gerici odaklar tarafından yönetilen çeşitli internet “haber” siteleri ve sosyal medya hesapları üzerinden eyleme karşı asılsız iddialar ve provokasyon çağrıları yapıldı. Kuzey Kıbrıs’ta eylem yapma hakkının herhangi bir izne bağlı olmamasına rağmen gerek eylemden önce, gerekse sonrasında birçok sözde haber sitesi eylemin izinsiz olduğunu ve polisin müdahale edeceği yalanını yaymaya çalıştı. Buna dayanak olarak ise eyleme ülkemizde çalışan veya okuyan çok sayıda TC vatandaşı demokrat kesimin de destek verecek oluşu gösterildi. Bilindiği gibi kuzey Kıbrıs’taki işgal yasalarına göre vatandaş olmayan kişilerin “siyasi eylemlere” katılmaları yasaklanmış durumda. Ancak ne ilginçtir ki dün akşam eylem sırasında provokasyon amaçlı toplanan 15-20 kişilik gerici, faşist grubun kaç tanesinin vatandaş olduğu, polisin bu kişileri kontrol etme ihtiyacı dahi hissetmemesi de ortadadır. Bu gerici, faşist gruplar sıklıkla gerici eylemler düzenlemekte ve TC emrindeki polisin bu gruplara hiçbir şekilde müdahale etmediği net bir şekilde bilinmektedir.

Eyleme kitlesel katılım engellenemedi
anti-fasist-eylem-8-11-16-1Tüm bu baskı ve engellemelere rağmen saat 18:00’den itibaren çok sayıda kişi Kuğulu Park’ta toplanmaya başladı. Kuğulu Park’ı ablukaya alan polis toplanma alanına girişte herkesi arayarak sözde “Güvenlik Tedbirleri”ni uyguladı. Ve bu sözde tedbirler içerisinde “KKTC vatandaşı” olmayanların TC Elçiliği önüne kadar yapılacak olan yürüyüşe katılmasına müsaade etmemek de vardı. Yürüyüşe vatandaş olmayanların katılması durumunda “müdahale” tehditlinde bulunan polis kitleyi bölerek eylemin etkisini kırmaya çalıştı. Bu noktada ne yazık ki Eylem Komitesi’nin aldığı ortak kararlar dışında bireysel inisiyatifle eylemi Kuğulu Park’ta gerçekleştirme, ortak basın açıklamasını hemen okuyup eylem sonlandırılmaya çalışıldı. Eylem başlama saati işlerinden geç çıkan emekçiler de düşünülerek 19:00 olarak belirlenmesine ve henüz daha bir çok örgüt temsilcisinin ve kitlenin önemli bir bölümünün toplanmamış olmasına rağmen saat 18:25’de ortak açıklama okunmaya başlandı ve açıklamanın hemen ardından eylemin sona erdiği, kitlenin güvenliği bakımından olaysız bir şekilde dağınılması çağrısı yapıldı. DKB temsilcisinin bu konuda bireysel inisiyatifle hareket eden arkadaşa neden çağrının Park içerisinde ve belirlenen saatten çok önce yapıldığı, kitleye neden dağılma çağrısında bulunulduğu sorusuna ise “Kitlenin güvenliğinin sorumluluğunun alınamayacağı” cevabı verildi.

anti-fasist-eylem-8-11-16-5Bu gelişmeler üzerine DKB temsilcisi tarafından, bu sorumluluğun tüm örgütlerin ortak sorumluluğu olduğu ve böylesi bir kararın eylemi örgütleyen yapılara danışılmadan verilmesinin yanlış ve kabul edilemez olduğu belirtilerek tepki kondu. Yapılan dağılma çağrısı ardından çok sayıda kişi eylem alanını terk etti.
Buna rağmen “göstermelik bir eylem yapma” görüntüsünden rahatsız olan bir çok kişi alanda kalmaya ve yaşanan olumsuzluğu değerlendirmeye devam etti. Bu esnada eylem başlama saatini 19:00 olarak bilen ve işlerinden yeni çıkan çok sayıda kişi de eylem alanına gelmeye devam etti. Mağusa’dan yola çıkan otobüsün Lefkoşa’ya varmak üzere olduğu bilgisinin gelmesi üzerine, alanda kalarak gelen arkadaşları karşılama ve daha sonra birlikte dağılma kararlaştırıldı. Bu esnada durumu değerlendiren eylemi örgütleyen yapılar, polisin bu yaptırımına karşı, temsili olarak dahi olsa TC Elçiliği önüne yürüme ve ortak açıklamayı bir kez de orada okumanın, ileriki eylemler açısından polis yaptırımını boşa çıkartmak için önemli olduğu kararı alındı. DKB temsilcisi ise bu karara “dağılma çağrısı yaptıktan sonra alandan ayrılan arkadaşlara bu konuda örgütler olarak öz eleştiri verilerek, durumun açıklanması” şartı ile onay verdi.

Örgüt temsilcileri TC Elçiliği’nde
Alınan karar üzerine örgüt temsilcilerinden oluşan yaklaşık 50 kişilik grup TC Elçiliği’ne doğru alkışlar ve sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçti. Bu esnada park içerisinde bekleyen ve Mağusa’dan o esnada gelen kitle de sloganlar ve alkışlarla yürüyüşe geçen örgüt temsilcilerine destek verdi.

Rutin bir uygulamaya dönüşen TC Elçiliği önünün polis barikatı ile kapatılması uygulaması yine gerçekleştirildi ve örgüt temsilcilerinin elçilik önüne kadar gelmeleri engellendi.

Gerici, faşist grup sahnede
Bu esnada Dereboyu yolu girişinde beklemekte olan 15-20 kişilik gerici, faşist grup provokatif sloganlar ve marşlarla eylemi sabote etmeye çalıştı. Polisin bu gruba müdahale etmemesi ve dahası içlerinde kaç kişin “KKTC vatandaşı” olup olmadığını kontrol etmemesi yine rutin bir uygulama olarak dikkat çekti.

Ortak Açıklama’da TC faşizmine karşı mücadele kararlılığı
TC elçilianti-fasist-eylem-8-11-16-3ği önündeki provokasyon girişimlerine sloganlarla karşılık veren örgüt temsilcileri ortak açıklamayı bir kez de burada okuyarak daha sonra alkışlar ve sloganlarla Kuğulu Park içerisinde bekleyen kitlenin yanına geri döndü.

Burada yapılan açıklamada örgüt temsilcilerinin 9 Kasım Çarşamba akşamı yeniden bir araya gelecekleri ve gerek eylem sırasında yaşanan sorunları, gerekse bundan sonraki süreçte ne gibi eylemselliklerin hayata geçirilebileceğini ele alacakları duyurularak, eylemin bu noktada ortak kararla sona erdirildiği ve herhangi bir provokasyona gelmeden dağılma çağrısı yapıldı.

Eylemde okunan Ortak Açıklama ise şöyle:
“Artık fiilen bir diktatörlüğe dönüşen AKP ve Erdoğan yönetimi, Anadolu halklarını her gün yeni bir kabusa uyandırmaktadır.
AKP iktidarı ile daha merkeziyetçi bir dikta rejimi kurmaya çalışan TC egemenleri Anadolu halklarının üzerinde daha fazla şiddet, daha fazla sömürü ve baskı getirmektedir.
Bu uygulanan zulme sesimizi yeterince yükseltip demokrasinin gereği olan haklarımızın gasp edilmesine bizler sessiz kaldıkça faşist rejim daha da cesaretlenip tüm erkleri eline geçirip ülkeyi kendi ideolojik düşüncesine göre dizayn etme surecini hızlandırıp var olan tüm muhalif dinamikleri yok etmeye devam etmektedir.
7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra çılgına dönen Erdoğan liderliğindeki TC rejimi başta Kürdistan coğrafyası olmak üzere tüm demokrat ve ilerici kesimlere yönelmiş Cizre, Sur Nusaybin gibi şehirler ablukaya alınmış ve nerdeyse haritadan silinmiştir. Kadına yönelik şiddet artmış ve gözaltına alınan kadınlara cinsel taciz haberleri artmış kadın cenaze bedenleri çıplak halde teşhir edilmiştir.
15 Temmuz’dan bugüne kadar yaşananlar AKP’nin dozu gittikçe artan, kapsamı gittikçe genişleyen şiddet ve baskı ile şekillenen faşist bir rejimin inşasına yönelik uygulamalarıdır.
Onlarca gazete, TV ve radyo kanalının kapatılması gazetecilerin tutuklanması, LGBTİ bireylere, emek ve demokrasi örgütlerine yönelik gittikçe artan şiddet, HDP’li belediyelere ve son olarak Amed-Diyarbakır Belediyesi’ne yönelik baskılar ve halk iradesine hiçe sayarak kayyum atamaları ve en son geçtiğimiz hafta 6 milyonun oyu ile seçilen HDP liderlerinin, milletvekillerinin ve yöneticilerinin göz altına alınarak tutuklanmaları, AKP’nin başkanlık rejimi bahanesiyle yürüttüğü faşist uygulamaların doruk noktasına ulaştığının bir göstergesidir.
TC egemen devleti ve onun AKP iktidarının, Kürt halkının demokratik siyaset yapma araçlarına saldırarak, HDP’li vekilleri tutuklaması, açık şekilde parlamenter sisteme yönelik bir darbedir. AKP iktidarı, özgürlük, demokrasi, emek ve barış için mücadele eden kesimlerin demokratik kanallarla siyaset yapmasını engellemeye çalışmaktadır. TC iktidarı, Türkiye coğrafyasında barış yerine savaş, kardeşlik yerine düşmanlıkları körükleyerek mutlak iktidar arzusunu meşru kılmaya çalışmaktadır.
Kendisinin dışındaki siyasal farklılıkları yok etmeye çalışarak, adım adım faşist bir diktatörlük kuran AKP ve Erdoğan, aynı zamanda Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayanlar için de tehdit oluşturmaktadır. Kıbrıslı Türkler, yakın geçmişimizde yaşanan Kıbrıs’ın kuzeyindeki AKP şiddetini unutmadığı gibi, gerek özelleştirmeler, borularla su getirilmesi ve elektik gibi ekonomik alanda, gerekse de polis şiddeti ve baskıları gibi demokratik yönden uygulanan yaptırımlarla mücadele etmeye de devam ediyor.
Ayrıca Kıbrıs sorununda yeni bir anlaşma yönünde adımların atıldığı şu günlerde, kendi halkına ölüm, gözyaşı ve zulüm yağdıran TC rejiminin, Kıbrıs’taki bir çözümün garantörü olmasının istenmesi de endişe ve kaygı vericidir. Kıbrıs’ta çözümün ve barışın garantisi, Türkiye’de savaşın ve zulmün garantörlüğünü yapan AKP iktidarı mı olacaktır?
Türkiye’de yaşanan baskıların, şiddetin ve yasaklamaların, geçmişte olduğu gibi gelecekte Kıbrıs’ta da yaşanabileceğinin farkındayız. Dün DAÜ’de konferans vermekte olan AKP’li bir milletvekiline onu teşhir edici bir soru sormasından dolayı öğrenci arkadaşlarımız, önce ülkücü faşistlerin saldırısına uğramış ardından ise TC’den emir alan polis güçleri tarafından evleri basılarak aranmış ve tutuklanmışlardır. Bu gelişmeler TC faşist yönetiminin yerli işbirlikçileri ile birlikte ülkemizin kuzeyinde de gerekli olduğu anda faşist uygulamaları devreye koyduğunun açık göstergeleridir. Türkiye’de AKP faşizmine karşı direnen tüm emek, demokrasi ve barış güçleri ile dayanışmamızı, Kıbrıs’ın kuzeyinde de AKP iktidarına karşı birlikte mücadeleyi yükselterek dayanışmamızı gösteriyoruz.
Ve evet farkındayız hiçbir diktatör korku ve şiddet ile varlığını sürdüremez,
Evet biliyoruz, korku bulaşıcıysa, cesaret de bulaşıcıdır, ve evet başka yolu yok, mutlaka kazanacağız!“

Ayrıca kontrol

El-Sen: Toplum Adına Cevap Bekliyoruz!

Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası El-Sen, “Kıbrıs Türk Toplumu Adına Bu Sorulara Cevap Bekliyoruz” başlığı ile …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir