ANA SAYFA / HABERLER / KTOEÖS tüm okullarda uyarı grevi yaptı

KTOEÖS tüm okullarda uyarı grevi yaptı

KTOEÖS Grev 5-5-16Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) örgütlü olduğu tüm okullarda dün 10.00 – 12.00 saatleri arasında uyarı grevi gerçekleştirdi. Grev devam ederken saat 10.30’da Lefkoşa Türk Lisesi (LTL) önünde açıklama yapıldı.

KTOEÖS Başkanı Tahir Gökçebel konuşma yaparken, Sendikanın yazılı açıklamasını Genel Sekreter Vedat Tek okudu. Gökçebel yaptığı konuşmada, LTL’nin ciddi sorunlarla boğuştuğunu dile getirerek, basın açıklamasını bu nedenle LTL önünde yaptıklarını kaydetti.

“8 YILDA 10 EĞİTİM BAKANI”
8 yılda 10 eğitim bakanının görev yaptığını ifade eden Gökçebel, “Şu anda dairelerde kim görev yapıyor, kimler yetkili bilemiyoruz” dedi. Okulların kapanmasına kısa süre kalmasına rağmen halen eksiklerin tamamlanmadığını kaydeden Gökçebel, bunun kabul edilebilir olmadığını anlattı.

“BİR KALEMDE 1500 ÖĞRENCİ BİR ÜST SINIFA GEÇİRİLDİ”
Sınıf geçme sisteminin değiştirilmesiyle bir kalemde 1500 öğrencinin bir üst sınıfa geçirildiğini dile getiren Gökçebel, “öğretmenler, öğrenciler ve veliler üzerinde oyunlar oynanmasına” karşı olduklarını belirtti. Hazırlık ödeneği konusuna da değinen Gökçebel, “Mesele maddi değil, eğer yasa ödenir diyor ve ödenmiyorsa istifa edeceksiniz” diye konuştu. “2016-2018 paketine” karşı olduklarını da sözlerine ekleyen Gökçebel, bunun çalışanların yasal haklarını gasp etmeye yönelik bir adım olduğunu vurguladı.

Gökçebel’in ardından KTOEÖS Genel Sekreteri Vedat Tek, basın açıklamasını okudu.

“OKULLAR DERS YAPILAMAZ HALE GETİRİLDİ”
“Bakanlar Kurulu kararı ile sınıf geçme sistemi üzerinde her yıl oynanması okulları ders yapılamaz duruma getirmiştir” denilen açıklamada, Eğitim Bakanlığı “bu ülkeye daha fazla zarar vermeden öğretmenlerin sesine kulak vermeye” çağırıldı.

“ALTERNATİF EĞİTİM SİSTEMLERİNE AÇIĞIZ”
KTOEÖS’ün alternatif eğitim sistemlerine açık olduğu ifade edilen açıklamada, “Seçmeci elemeci sınavlar kaldırılabilir, her öğrenci istediği programa girebilir. Her yıl sonunda bu tartışmalardan da kurtulabiliriz” denildi.

“HAZIRLIK ÖDENEĞİ HALEN ÖDENMEDİ”
Ders yılı hazırlık ödeneğinin halen ödenmediğine işaret edilen açıklamada, “2011 sonrası öğretmenlere ahlaka adalete yasaya uymayan şekilde ve savcılık görüşü olumlu olmasına rağmen ödeme yapılmamıştır. Öğretmenlerle dalga geçmek anlamına gelen bu anlayış yasal değildir ve kabul edilemezdir” ifadelerine yer verildi.

“PAKET EKONOMİK OLMAKTAN ÖTE SİYASİ AMAÇLIDIR”
KTOEÖS açıklaması şöyle devam etti:

“Ülkemize AKP eliyle dayatılan 2016-2018 paketi ekonomik olmaktan öte siyasi amaçlıdır… Son pakette açıkça sermaye lehine, haklar budanarak geniş kesimler köleleştirmek istenmektedir… Bu paketi dayatan AKP de uygulamaya sokacak olan işbirlikçi hükümet de Kıbrıs Türk toplumuna ihanet etmiş olacaktır.”

EYLEM UYARISI
Açıklamanın sonunda dile getirilen sorunlara çözüm bulunmaz ve talepler yerine getirilmezse sınav yapmama, karne ve diploma vermeme dahil her türlü eylemin gündeme geleceği uyarısında bulunuldu.

Eylemde okunan açıklamanın tamamı şöyle:

“Her geçen gün siyasilerin bin bir gerekçelerle halkın çocuklarının gittiği devlet okulları ve kamusal hizmet veren öğretmenler üzerinde oynadığı oyun hem çocuklarımızı, hem öğretmenlerimizi harcamakta, velilerimizi ise çaresizliklere, belirsizliklere itmekte, geleceğimizi karanlık yapmaktadır. Bu kaderin!!! Değişmesi için uğraşıyoruz. Kamusal nitelikli eğitime ve öğretmenlerimize değer verilmesi ile geleceğimizin kurtulacağını biliyoruz

Öğretmenlik mesleği bir toplumu geleceğe taşıyan en önemli, en evrensel meslektir. Son yıllarda sermayenin haklarını korumaya çalışan kukla hükümetler, öğretmenlik mesleğini, haklarını, çalışma koşullarını değiştirmek, öğretmenlerin örgütlülüğünü bozmak ve onurlu duruşunu baltalamak, onları itibarsızlaştırmak, köleleştirmek, dik duruşlarını bitirmek için büyük bir kampanya yürütmektedir.

Çalışma koşulları günden güne kötüleştirilen, öğrencileri değerlendirme hakkı bile elinden alınan, çalışma hayatı boyunca gerçek anlamda hiç desteklenmeyen, siyasilerin eğitimde yarattığı KAOSUN sorumluluğunu omuzlarına yüklenen öğretmen, sınıfa hapsedilerek, silikleştirilerek, prangalanmak istenmektedir.

Geleceğimiz Öğrencilerimiz Heba Edilmektedir
Bakanlar Kurulu Kararı ile sınıf geçme sistemi üzerinde her yıl oynanması, okulları ders yapılamaz duruma getirmiştir. Halkın çocuklarının gittiği devlet okullarını çaresizliğe itmektedir. Bütçesi, öğretmeni, müdür, muavini, şefi, hademesi, sekreteri olmayan, hedefsiz, siyasi rant kapısına dönüştürülen devlet okullarımız sürekli bilinçli olarak zayıflatılmaktadır. Sınıf geçme sınav tüzüğünü değiştirerek okulları içinden çıkılmaz kaosa sürükleyen, onuruyla mücadele ediyor diye sürekli öğretmenleri aşağılayan, eğitimi katleden,   hükümetler ve Eğitim Bakanlıkları bu ülkeye daha fazla zarar vermeden öğretmenlerin sesine artık kulak vermelidir.

Biz öğretmenler olarak öğrencilerin, velilerin üzerinde oyun oynanmasına, eğitimin yap boz tahtasına dönüştürülmesine karşıyız. Alternatif eğitim sistemi mümkündür. Seçmeci elemeci sınavlar kaldırılabilir, her öğrenci istediği programa girebilir. Her yılsonunda bu tartışmalardan da kurtulabiliriz.  Öğrencilere istediği programı seçme şansı verilerek başarısına göre de yönlenmesi de sağlanabilir. Kamusal eğitim üzerinde sürekli oynanmasına ve sahte reform çabaları ile devlet okullarının yok edilmesine seyirci kalmayacağız. Öğretmenin köleleştirilmesine seyirci kalmayacağız.

Öğretmene Sadaka bekleyen, Dilenci Muamelesi Yapılmak İstenmektedir
Diğer yandan öğretmenin tüm dünyada var olan, Türkiye’de yılda iki kez ödenen ve öğretmenler yasasında tüm öğretmenlere ders yılı başında tümünün ödeneceği, yasa tarafından emredilen ders yılı hazırlık ödeneği hala ödenmemiştir. 2011 sonrası öğretmenlerine ahlaka, adalete, yasaya uymayan şekilde ve savcılık görüşü olumlu olmasına rağmen ödeme yapılmamıştır. Öğretmenlerle dalga geçmek anlamına gelen bu anlayış yasal değildir ve kabul edilemezdir. Göç Yasası gibi bir adaletsizlik kaldırılmak yerine tüm öğretmenlere uygulanmaya çalışılması kabul edilemezdir.

Biz öğretmenler sabırlıyız, ancak sabrın da bir sınırı vardır. Yasal hakkımızın gasp edilmesine seyirci kalmayacağız. Bu sorunun bir an önce çözülmesinin elzem olduğunu ve hızlı bir şekilde mazeret üretilmeden kaosa oynanmadan sorunu çözmenizi beklemekteyiz. HP dondurulmuş, döviz şahlanmış, tüm çalışanlar ½ oranında fakirleşmiştir. Buna karşılık sermaye korunmakta, çalışanlar ise köleleştirilmek, tüm kazanılmış hakları budanmak istenmektedir.

Siyasi ve İdeolojik DAYATMA PAKETLER Kabul Edilemezdir
Yıllardır onlarca paketi bu ülkeye dayatan ve teslimiyetçi politikalarla bu paketleri uygulayanların niyeti 2016-2018 paketi ile daha da anlaşılır, görünür olmuştur. Sözde ekonomik istikrar, verimlilik yapılandırma gibi süslü kelimelerin ardında siyasi, ideolojik, rantçı bir yapının adımlarını tamamlama gayreti vardır. Sermayenin, şirketlerin korunarak, halkın köleleşmek, asiller ve köleler diye bölünmek çabası vardır.

Ülkemize AKP eliyle dayatılan 2016-2018 paketi de ekonomik olmaktan öte SİYASİ ve amaçlıdır. Yeni bir dayatmayla karşı karşıyayız. Siyasi, kültürel, sosyal, enerji, eğitim, yargı ve her alanda Kıbrıs Türk Toplumunu teslim alma politikalarının yazılı ve baskıcı yeni bir modelidir. İMF’nin birçok ülkeye dayattıklarından farksız ve daha baskıcıdır. Yaratılan rejimin, soygunun devamı istenmektedir.

Son pakette açıkça sermaye lehine haklar budanarak geniş kesimler köleleştirilmek istenmektedir. Yargı, eğitim, kültür, sosyal hayata, ciddi müdahaleler yapılmaktadır. Halkın elinde kalmış son kurumların, mülklerin sorunsuz devrinin, SENDİKALARIN, kooperatiflerin bitirilmesinin, halkın daha da fakirleştirilmesinin, saygın hiçbir mesleğin, çalışan hiçbir kurumun, kamusal yapının ayakta kalmasının mümkün olamayacağı açık  dayatması yapılmaktadır. Kamusal tüm hizmetler tamamen metalaştırılmak istenmektedir. Sadece NÜFUS dayatması kabul edilse bile barış görüşmeleri de bitmiş olacaktır. Bu paket AKP ve onun işbirlikçilerinin ikiyüzlü, Takkiyeci anlayışlarının açık ifadesidir. Bu paket EKONOMİK değil tamamen ideolojik ve siyasidir.

Spesifik olarak eğitimdeki dayatmalar uygulanan siyasi, ideolojik politikaların kalıcı hale gelmesi için paralel uygulanan politikalardır. Fakirleştirilen, mülksüzleştirilen, baskıcı, anti demokratik yapılarla sindirilmeye çalışılan halka daha muhafazakâr, bilim dışı dogmatik bir eğitimin dayatılması, vakıflar, din işleri gibi yeni kurumlarla, muazzam paralarla toplumun kontrol edilerek belli bir kültürleşmeye, sistematik bir şekilde tabii tutulması bundandır. Aşireti hedefleyen, cemaatleşen, edilgen, muhafazakâr bir toplum yapısı, belirli bir mezhebin ruhbanlaşmış, ayrıcalıklı her konuyu bilen din adamları, din istismarlığı oluşturulmak istenen yeni yapının kalıcılaşması için adım adım ileri götürülmektedir. Buralara harcanan para, Nitelikli, Kamusal, Demokratik, Laik Eğitimden esirgenmektedir.

BU PAKETİ DAYATAN AKP de uygulamaya sokacak olan işbirlikçi HÜKÜMET de Kıbrıs Türk Toplumuna İhanet etmiş olacaktır. Yeter diyoruz, sesiz kalmayacağız.

SABRIMIZ TÜKENMİŞTİR

Aylardır Hükümetlerle, Bakanlarla, Meclisle (Milletvekilleri ile) yapılan tüm temaslar ve de “YASA-TÜZÜK”lere rağmen yapılan uygulamalar neticesinde KTOEÖS olarak sabrın sonuna gelmiş bulunmaktayız.

DAYATMA PAKETİ, ÖĞRETMENLERİN YASAL HAKLARININ VE İRADESİNİN GASP EDİLMESİNİ KABUL ETMEYECEĞİZ

Hiçbir sonuç alınmaması, hükümet duyarsızlığının devam etmesi durumunda, sınavları yapmama, karne, diploma vermeme dahil
her türlü eylem gündeme gelecektir.”

Ayrıca kontrol

DKB ve Stasis’ten Ortak Açıklama ve Hareket

Kıbrıs’ın kuzeyinde örgütlü Devrimci Komünist Birlik ve güneyde örgütlü Stasis, Kavazoğlu ile Misiaoulis’in katledilişlerinin 52. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir