ANA SAYFA / HABERLER / KTOEÖS eğitimdeki dini yaptırımlara dikkat çekerek Gökçebel’e yapılan saldırıları kınadı

KTOEÖS eğitimdeki dini yaptırımlara dikkat çekerek Gökçebel’e yapılan saldırıları kınadı

KTOEÖS yonetimKıbrıs türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası(KTOEÖS) son günlerde sendika başkanı Tahir Gökçebel’in bir açıklamasının çarpıtılarak gerek Gökçebel’e gerekse sendikaya yapılan saldırılarla ilgili açıklama yaptı. KTOEÖS Yönetim Kurulu adına Başkan Tahir Gökçebel imzası ile yapılan açıklamada eğitim sisteminde hızla artan dini yaptırımlara ve Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde TC Elçiliği üzerinde yapılan uygulamalara dikkat çekildi. Açıklamada “bilimsel, demokratik, laik, herkese parasız, kamusal ve nitelikli eğitimin vazgeçilmezi olan öğretmenlerimize değer verilmesi ile geleceğimizin kurtulacağını biliyoruz” denilerek KTOEÖS olarak toplumsal sorumluluklarının farkında, mücadeleye devam edileceği belirtildi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Asıl anlatılmak istenenin aksine satır aralarından cımbızla seçilerek manşet yapılan ve öğrencilerimizin canlı bomba, öğretmenlerimizin de bu bombaları yetiştiren olarak gösterilmesi doğru değildir. Manşet olanın öğrencilerimizi ve velilerimizi üzmüş olacağının bilincinde olarak bu anlamda ne hukuki ne de vicdani herhangi bir suç işlenmemiştir. Anlatılmak istenen, dayatılan ilahiyat sisteminin gelecekte bu toplumu nasıl şekillendireceğidir. Aydın, demokrat, yurtsever, KTOEÖS üyesi öğretmenlerimiz, çocuklarımız ve aileleri -nerde olursa olsun- bizim için eşit ve değerlidir. En değerli cevher olan öğrencilerimiz, onlara şekil veren öğretmenlerimizi itham etmek, ayırmak, ötekileştirmek, canlı bomba ilan etmek tabii ki doğru değildir ve bu da yapılmamıştır. Elleri saygı ile öpülmesi gereken öğretmenlerimiz, gözbebeği çocuklarımızı siyasi istismar yapmaya çalışanların amacı, estirdikleri hava iyi niyetli değildir.

Ülkemize dayatılan ve Kıbrıs Türk Toplumunun bünyesine uymayan ekonomik, siyasi, kültürel ve eğitim gibi politikaları meşrulaştırmak için yıllardır TC elçiliği, sendikamızı parçalamak, kurullarında çalışan öğretmenlerimizi itibarsızlaştırmak için yapılan saldırıların yeni bir organizasyonu ile karşı karşıyayız.

Kıbrıs Türk Toplumu 1930’larda din tartışmalarını yapmış, modern toplum yapısına geçmiştir. Bu gün bu toplumun yaşayışına, karakterine, anlayışına, kültürüne, yaşam biçimine, dinine, eğitimine müdahale edilmesine elbette itirazımız vardır. Kişilerin inançları vicdanlarındadır ve bu alanı vakıfların, din işlerinin, tarikatların siyasallaşmış bakış açılarının kontrol etmeye çalışması bu toplumun bünyesine uymamaktadır.

Din tüccarlığı yapan AKP ve TC elçiliği, Kıbrıs Türk toplumunu maneviyatı eksik diye aşağılarken gazinoları, bet-ofisleri, kumarhaneleri, gece kulüplerini buraya monte etmiş, Kıbrıs’ın kuzeyini mafya, uyuşturucu, kara para cenneti haline getirmiştir. İşbirlikçi hükümetler eli ile bilakis TC elçiliği birçok yanlış politikayı en acımasız yöntemlerle Toplumumuza dayatmak için yeni çabalara girmiştir. Su sorunu, paketin imzalanmaması bahanesi, maaşların ödenmemesi bunların sonuçlarıdır.

Kıbrıs’ta birçok kaynak, limanlar, araziler, AKP şirketlerine peşkeş çekmiştir. Tüm bunları yapanlar bu gün birçok yolsuzluğun, edep dışılığın örtüsü durumuna getiren ENSAR VAKFI vakasını aklamaya çalışmaktadır. Kıbrıs İlim Ahlak ve Sosyal yardımlaşma vakfı da ansızın kurulmuş ve okul açmıştır. Bu gün Devletten de öte halkımızın eğitimine, kültürüne, yaşam tarzına müdahale edecek duruma gelmiş birçok kurum yaratılmıştır. Türkiye’de yaşanan kötü örnekler halkımız arasında da infial yaratmaktadır.

Tüm bunların yaşandığı, maaşların ödenmediği, paket dayatmasının sürdüğü, bu dönemde KTOEÖS’e ve bana başlatılan linç kampanyası tamamen siyasi ve ideolojiktir. Şahsıma yapılan yüzlerce ÖLÜM TEHDİDİNN SORUMLUSU BELLİDİR ve bu organize bir suçtur.

Farklı bir gündemden konu içerisinden cımbızla seçilen kelimeler yan yana yapılan bir cümleye bambaşka anlam yükleyerek konumlarını, tezlerini, dayatmalarını meşrulaştırmak için kullanan ve işine geldiği gibi din istismarlığı yapan anlayışların amacı bellidir. Bazı değerli medyamıza rağmen, yaratılan rejimden fayda sağlayan medyada yapılan yanlı yayınların da açıkçası anlamı ve niyeti bellidir. Mal bulmuş mağribi gibi esas meseleyi tartışmak yerine söylenmemiş bir cümleye istediği anlamı yükleyerek fırsatçılıkla davranan ve kendisini devrimci sayan, beni çocuk istismarlığı ile suçlayan sözde devrimciler de bu amaca hizmet etmektedir.

Kıbrıs Türk Toplumunun uzlaşısı sayılan anayasada, hiç bir zümreye ayrıcalık tanımayan 18 yaşına kadar her KKTC yurttaşına, demokratik, laik, parasız, her çocuğa eşit eğitim verileceği yazılıdır. Milli Eğitim yasasında ise eğitimin amacının Atatürk ilkelerine bağlı, bilimsel, çağdaş, laik olduğu madde madde belirtilmektedir. Anayasamızda, yasalarımızda her çocuğumuza talep olsa dahi nasıl eğitim verileceği belirtilmektedir. Anayasamızda tek bir dinin, mezhebin, tarikatın devlet eğitimi haline getirilmesi yasaklanmıştır. Talep olması halinde alevi, Marksist v.s ideolojide okulların da açılması yasal mıdır? Bizi suçlayarak istifamızı isteyen Sayın Milli Eğitim Bakanı bakan olduğunu unutmuşa benzemektedir. NASIL BİR YURTTAŞ yetiştirmesi gerekliliğini bilmez durumdadır ve zaten eğitimi de TC Elçilik müşavirlerine terk etmiş, İngiltere’ye, okulların kapalı olduğu bu dönemde Türk okullarını ziyarete gitmiştir!!!!!

Tekrarlamakta yarar vardır. Konu ne Hala Sultan İlahiyat Koleji öğretmenleri ne de öğrencileridir. Konu, dayatılan eğitim sistemi modeliyle yetişecek neslin oluşturacağı gelecekteki toplum yapısıdır. Bilinmelidir ki, KTOEÖS kimden gelirse gelsin “NE YAMA NE REHİN” diyen ve her türlü dayatmaya karşı çıkan bir sendikadır. Bugün dayatılan ekonomik, su, paket, özelleştirme politikaları gibi eğitimdeki dogmatik, muhafazakâr, Sünni dayatmalarına da karşıdır. Dönüştürülmek istenenin halkımıza dayatılanın doğru olmadığını savunmaya devam edecektir.

HSİK de amaçlanan nedir?
Hala Sultan İlahiyat Koleji ile ilgili dava şu anda KTOEÖS-KTÖS ortak başvurusu ile Yüksek İdari Mahkemesindedir. Bugün Hala Sultan İlahiyat Kolejinde TC elçiliği kadrolaşma çabalarını artırmıştır. Bu okulumuzda şu anda sendikasız ve TC’den kültür anlaşması çerçevesinde 28 öğretmen görev yapmaktadır. Üç müdür muavini yasadışı olarak TC elçiliği tarafından atanmıştır. Birçok öğrenci Öğleden sonra yurtlarda kalmakta, TC elçiliği kontrolündeki kişilerce eğitilmektedir. Buradaki çocuklara diğer okullardaki halk çocuklarına tanınmayan olanaklardan farklı olarak parasız yemek, taşıma, konaklama yapılmaktadır. Bazı sendikasız öğretmene diğer tüm öğretmenlerden farklı olarak ekstra yolluk ödenmektedir. Kanımızca bize yapılan örgütlenmiş saldırının arkasında okulun tamamen kontrolünün ele alınması, kadrolaşmanın tamamlanması ve bu eğitim anlayışının meşrulaştırılmasıdır. Bu amaçla oradaki iyi niyetli öğrencileri, aileleri asıl istismar eden bu politikaların sahipleridir.

Devlet okullarının güçlendirilmesi, gözbebeğimiz olan öğrencilerimizin desteklenmesi, velilerimize rehber olunması bilimsel, demokratik, laik, herkese parasız, kamusal ve nitelikli eğitimin vazgeçilmezi olan öğretmenlerimize değer verilmesi ile geleceğimizin kurtulacağını biliyoruz. KTOEÖS olarak toplumsal sorumluluğumuzun farkındayız, mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.”

Ayrıca kontrol

El-Sen: Toplum Adına Cevap Bekliyoruz!

Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası El-Sen, “Kıbrıs Türk Toplumu Adına Bu Sorulara Cevap Bekliyoruz” başlığı ile …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir