ANA SAYFA / HABERLER / KTÖS: “Geciken adalet, adalet değildir.”

KTÖS: “Geciken adalet, adalet değildir.”

KTÖS göç yasası videoKTÖS Göç Yasası’na neden karşı olduğunu topluma daha iyi anlatabilmek için yeni bir kampanya başlattı. “Göç Yasasına Neden Karşıyız?” slogan ile hazırlanan video sosyal medya üzerinden paylaşılmaya başlandı. Videoda Göç Yasası’nın yarattığı eşitsizlik ve adaletsizlik ile ilgili bilgiler aktarılıyor.

Kampanya için hazırlanan videoya şu linkten ulaşılabilir:

https://web.facebook.com/kibristurkogretmenlersendikasi/videos/620215168125851/

KTÖS kampanya çerçevesinde Yönetim Kurulu(a) Süleyman Gelener imzası ile bir de yazılı açıklamada bulunarak görüşlerini kamuoyu ile paylaştı.

Yazılı açıklama şöyle:

“Halk arasında “Göç Yasası” olarak bilinen “Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş -Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi Yasası”, çalışanlar arasında yarattığı adaletsizlik ve eşitsizlik nedeniyle hukuk devleti ilkesine ve insan haklarına aykırıdır.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 23. maddesinde; “Herkesin, herhangi bir ayrım gözetilmeksizin, eşit iş için eşit ücrete hakkı vardır” denilmektedir.

Bu yasanın ortaya çıkmasında pay sahibi olan Türkiye’nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca bu sözleşmeye taraf olan ülkeler “Adil ücretler ve eşit işlere, hiç bir ayrım yapılmaksızın eşit ödeme” yükümlüğünü üstlenmektedir.

Anayasanın 52. maddesi; “Devlet, çalışanların, yaptıkları işe uygun ve insanlık onuruna yaraşır bir yaşam düzeyi sağlamalarına elverişli, adaletli bir ücret elde etmeleri için gerekli önlemleri alır.” hükmü ile amir bulunmaktadır.

Eşit işe eşit ücret ödeme ilkesi; aynı işyerinde, eşit değerde işlerde, aynı verimle çalışanların ücretleri arasında bir farklılığın olmayacağını öngören bir anlayışı ifade eder. 2010 yılında yasa yürürlüğe girmeden önce bir Anayasa Mahkemesi üyesi tarafından verilen karşıt görüş, bugün yaşadığımız adaletsizliği bizim ağzımızdan anlatmaktadır:

Bu yasa tasarısının yürürlüğe girmesinden sonra kamu görevine atanacak olan bir çalışan, yasadan önce ayni kadroya atanmış bir kamu çalışanından daha az aylık maaş alması öngörülerek, yasanın yürürlüğe girmesinden sonra istihdam edilecek olan bir kamu çalışanı ile halen kamu görevlisi olarak çalışanlar arasında aylık maaş yönünden bir ayrım yapılarak sınıflandırmaya tabi tutulduğu, farklı kurallara tabi bir sınıf yaratıldığı görülmektedir.

Yasa koyucunun meydana getirdiği bu farklılaşma ve sınıflandırmanın gerekçesi olarak Devletin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar gösterilmektedir. Ekonomik sıkıntıların bedelini sadece ekonomik hayatın bir kesimine yüklemek sonucunu doğuran, öngörülen farklılaştırma ve sınıflandırmanın “haklı nedene” dayandığını söylemek olası değildir. Yasa tasarısı ile öngörülen sınıflandırmanın haklı bir nedene dayanmadığından dolayı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra kamu görevine girecek olanlarla, halen ayni görevde bulunan kamu görevlileri arasında aylık maaş yönünden yaratılan farklılaştırma, Anayasanın 8. maddesinde ifadesini bulan eşitlik ilkesine aykırıdır.

Devletin niteliklerini belirleyen Anayasanın 1. maddesinde yer alan hukukun üstünlüğü ilkesi olarak da tanımlanan hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken temel hukuk ilkeleri ve Anayasa’nın bulunduğu bilincinde olan devlettir. Hukuk devletinin olmazsa olmaz koşullarından en önemlilerinden birisi kuşkusuz adaletli bir hukuk düzenini sağlamaktır. Hukuk devleti adil Devlettir. Adil Devlet eşit işe, eşit ücretin koşullarını sağlayan, çalışanlarına ayırım gözetmeden eşit işe, eşit ücret ilkesini uygulayan Devlettir. Kanaatimce, görüşümüz sorulan yasa yürürlüğe girdikten sonra kamu görevine girecek olanlara halen ayni kadrolarda görev yapan kamu çalışanlarından daha az maaş uygun görmek Anayasanın 1. maddesinde ifadesini bulan hukuk devleti ilkesine de aykırıdır.

Yasalar insanlar tarafından yapıldıkları gibi, insanlar tarafından değiştirilebilir. Yasa koyucular eğer vicdan, ahlak, sorumluluk ve eşitlik kavramlarını göz ardı ederlerse adalet olgusu, devlet ve insanlar için sadece ütopya olacaktır. Adalete inanmayan nesiller yetiştirmemek için Mecliste bulunan yasa koyuculara çağırımızdır: “Bu yasaya, gündeme geldiği ilk gün olduğumuz gibi bugün de karşıyız. Mecliste bulunan, insan hakları savunucusu olduğunu ve KKTC’nin bir hukuk devleti olduğunu iddia eden bütün milletvekillerinden isteğimiz; seçim bildirgelerinde bulunan eşitlikçilik, reform ve yenilik gibi unsurları yerine getirmeleri ve bu yasayı tartışmaya yer bırakmayacak şekilde kaldırmalarıdır.” Geciken adalet, adalet değildir.”

 

Ayrıca kontrol

El-Sen: Toplum Adına Cevap Bekliyoruz!

Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası El-Sen, “Kıbrıs Türk Toplumu Adına Bu Sorulara Cevap Bekliyoruz” başlığı ile …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir