ANA SAYFA / HABERLER / DİSK-AR: Gerçek işsizlik oranı yüzde 17,9, işsiz sayısı 5 milyon 749 bin

DİSK-AR: Gerçek işsizlik oranı yüzde 17,9, işsiz sayısı 5 milyon 749 bin

disk-ar-manset-1DİSK-AR, TÜİK’in açıkladığı Aralık 2016 dönem sonuçlarını değerlendirdi. DİSK-Ar, geniş tanımlı işsizlik yüzde 17.9, işsiz sayısı 5 milyon 749 bin olduğunu açıkladı

disk-ar-mansetDevrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR),  Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Aralık 2016 dönemine ilişkin işsizlik verilerini değerlendirdi.

DİSK-AR, geniş tanımlı işsizlik yüzde 17.9, isşiz sayısı 5 milyon 749 bin olduğunu açıkladı. Bir yılda işsizlik sayısının 10 kart arttığını vurguladı.

Resmi işsizlik oranı yüzde 10.8 ile Aralık 2015 yılının aynı dönemine göre 0.2 puan gerilediğini belirten DİSK-AR, “İşsiz sayısı 59 bin kişi artışla 3 milyon 204 bin oldu. İşsiz sayısında aralık ayı dönemi için rekor kırıldı. İşsizlik oranında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre göreli azalış, kayıtlı işsizlerin çalışma hayatından uzak kalmaması amacıyla uygulamaya sokulan Toplum Yararına Çalışma Programı (TYÇP) kapsamındaki işsizlerin sayısındaki devasa artıştan kaynaklandı. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde bu kapsamda çalıştırılan işsiz sayısı 10 kat artarak 28 binden 300 bine yükseldi” dedi.

DİSK-AR verilerine göre,  Aralık 2015 dönemi için işsiz sayısı TYÇP’nin etkisine rağmen Aralık 2011 dönemine göre yaklaşık 1 milyon kişi artış gösterdi.

Verilere göre, kadınlar için resmi işsiz sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre 94 bin kişi arttı. Kadınlarda geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 24,5 oldu. Erkeklerde ise işsizlik oranı 35 bin kişi azaldı.

‘İş güvencesinin ortadan kaldırılmasını hedefleyen stratejiler son derece kritik’

DİSK-AR, . 64. Hükümet eylem programı uzun çalışma süreleri, düşük ücret dayatması, taşeronluk, güvencesiz çalışmanın yaygınlaştırılması temelinde şekillenen istihdam politikalarında ısrarını sürdüğünü belirterek şunları söyledi:

TÜİK İşgücü Anketi Aralık 2015 dönemi verilerine göre de işsizlik rakamları bir önceki döneme göre “Toplum Yararına Çalıştırılan işsizlerin” istihdamda görünmesi nedeniyle gerçek verilerin altında çıktı. Bu durum işsizliğin etkisini azaltmıyor. Hükümetin bu programları siyasal amaçları için kullandığı sıklıkla gündeme gelen iddialar arasında. TYÇP programları kapsamında çalıştırılan işsizler bir yandan istihdamda görünürken öbür yanda işçilerin sahip olduğu haklara sahip değiller. Bu kişilerin aracı kurumlar eli ile çalıştırılmaya başlanmaları ise ayrı bir problem. İşsizlik rakamları açısından TYÇP değişkeni de dikkate alındığında kriz derinleşerek sürmektedir. Bu tehlike gençler, kadınlar, geçici çalışanlar açısından ciddi boyutlardadır. 64. Hükümet eylem programı uzun çalışma süreleri, düşük ücret dayatması, taşeronluk, güvencesiz çalışmanın yaygınlaştırılması temelinde şekillenen istihdam politikalarında ısrarın sürdüğünü göstermektedir.

Suriye’deki savaşın sonucunda işgücü piyasalarına önemli oran göçmen işçi dahil olmuştur. Göçmen işçilerin işgücü piyasalarında karşılaştıkları zorluklara ilişkin olarak TÜİK’in özel bir çalışma yapması bir zorunluluk haline gelmiştir.

Türkiye haftalık çalışma sürelerinin emsallerine göre çok daha yüksek olduğu bir ülkedir. Avrupa Birliği ülkeleri ile kıyaslandığında haftalık çalışma sürelerindeki fark 12 saati bulmaktadır. Buna göre Türkiye’de 5 kişinin yapacağı işi 4 kişi yapmaktadır. Bir yandan işgücüne katılım oranlarını yükseltirken, öte yandan işsizlik verileri ile mücadele etmenin yegâne yolu, gelir kaybına yol açmaksızın haftalık çalışma sürelerini azaltmaktan geçmektedir. 64. Hükümetin eylem planı ile ortaya çıkan tabloda emeğin kazanılmış haklarına yönelik kapsamlı bir saldırının hazırlıkları meclis gündemine taşınmıştır. Kıdem tazminatının fona devri ile gaspı, dayıbaşılık sisteminin kurumsallaşması anlamına gelecek olan özel istihdam bürolarının yetkilerini genişletmek için yapılması düşünülen değişiklikler, işverenlerin işçi üzerindeki keyfiyeti anlamına gelen esnekliğin özellikle gençler üzerinden yaygınlaştırılması ve kamu emekçilerinin iş güvencesinin ortadan kaldırılmasını hedefleyen stratejiler önümüzdeki dönem açısından son derece kritik olacaktır. İşsizlikle mücadeleyi, çalışma koşullarını kötüleştirerek, ücretleri düşürerek çözmeye çalışan bu anlayışa karşı emeğin taleplerini gündemine alan bir anlayışla çıkılmalıdır.

İşsizlikle mücadelenin yolu

DİSK-AR’ın değerlendirmesinde işsizlikle gerçek anlamda mücadele için şu öneriler sıralandı:

*Haftalık çalışma süresi gelir kaybı yaşanmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.

*Herkese en az 1 ay ücretli izin hakkı tanınmalıdır.

*Herkes için iş güvencesi ayrımsız bir biçimde uygulanmalıdır.

*Sendikal hak ve özgürlükler güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

*Tüm taşeronlara kadro verilmelidir.

*Toplum Yararına Çalışanlar, işçi statüsüne geçirilmelidir.

*Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalıdır.

*Kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.

*Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.

Kaynak: Sendika.Org

Ayrıca kontrol

DKB ve Stasis’ten Ortak Açıklama ve Hareket

Kıbrıs’ın kuzeyinde örgütlü Devrimci Komünist Birlik ve güneyde örgütlü Stasis, Kavazoğlu ile Misiaoulis’in katledilişlerinin 52. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir