ANA SAYFA / MAKALELER / Halklarin Birleşik Devrim Hareketi

Halklarin Birleşik Devrim Hareketi

Halkların Birleşik Devrim HareketiKürdistan ve Türkiye’li on devrimci örgütün bir araya gelmesiyle 12 Mart’ta ilan edilen “Halkların Birleşik Devrim Hareketi” iki ülkenin birleşik devriminde, hiç kuşku yok, yeni ve önemli bir gelişmeye işaret ediyor.

Türkiye ve Kürdistan, sert ve sarsıcı bir devrim sürecinden geçiyor. Devrim, her günkü gelişmeyle güncel olduğunu herkese gösteriyor.

Türkiye ve Kürdistan’da yaşanan sarsıcı olaylar dizisi gerçekte gözümüzün önünde gerçekleşmekte olan devrimin bir dizi patlamasıdır.

Türkiye’nin “istikrarsız”laştığı artık emperyalist merkezler tarafından da kabul görüyor ve emperyalistler, jeopolitik bakımdan oldukça önemsedikleri Türkiye’yi kaybetme korkusu yaşamaya başlamış durumdalar.

Onların dilindeki “kaybetme” Türkiye’nin devrim ve komünizme kaymasıdır. Şimdi Türkiye’yi “kaybetmemek” için Erdoğan’ı gözden çıkaracaklarının işaretlerini vermeye başlamışlar, dergi ve gazetelerinden onu anlıyoruz.

Şu noktaya gelmiş bulunuyoruz: Ya devrimci güçler faşist devleti ve tekelci kapitalizmi yıkarak devrimi zafere taşıyacak ve bir halk iktidarıyla taçlandıracaklar ya da emperyalistler ve tekelci sermaye sınıfı AKP ve Erdoğan’ı feda ederek yeni bir burjuva/faşist iktidarla devrimi engelleyerek düzeni ayakta tutabilecekler.

Karşı-devrim cenahında yeni iktidar arayışlarını, buna B.Arınç, A.Gül vb “muhalefeti” dahil, bu şekilde anlamak gerek. Amaç devrimin yolunu kesmek.

Devrim cenahına gelince, yakın zamana kadar devrimi zafere taşıyarak iktidarın ele geçirilebileceğine dair inanç, ne yazık ki ya çok zayıftı ya da yoktu.

Ama artık bu inanç var ve gittikçe güç kazanıyor. “Şimdi Devrim Zamanı” şiarı hem devrimci örgütlerde hem de devrimin toplumsal güçlerinde, emekçi sınıfların bilinçlerinde kendine yer açıyor. Savaşın içindeki Kürt halkı “eskiden barışa inanıyordum ama artık ‘şimdi savaş zamanı’ diyorum’ deme noktasına gelmiş bulunuyor.

Ancak zamanın devrim zamanı olduğunu görmek ve söylemek önceliklerin, görevlerin, amaçların, hedeflerin de buna, yani devrime, devrimin hedefe zafere ulaştırılmasına uygun olması gerektiğini kabul etmektir.

“Birleşik Devrim Hareketi” bu yolda atılmış önemli bir adımdır. Bu anlamda bu “Hareket” bir devrim gücüdür. Kürdistan ve Türkiye halklarına devrim ve iktidarın ele geçirilmesinin ilk, temel ve başta gelen hedef olduğunu söyleyecek, bu savaşta onlara önderlik edecek bir güçtür; öyle olmalıdır.

Bu amaçla “Birleşik Devrim Hareketi”, devrimin toplumsal güçlerinde halkları, devrime önderlik etme güç ve yeteneğine; irade ve iddiasına sahip olduğunu ikna edebilmeli, bu konuda onlarda sonsuz bir güven uyandırabilmeli.

İki ülkenin halkları kendilerini ezen, baskı altında tutan, kendilerine sonsuz acılar çektiren, açlık ve yoksulluğa mahkum eden bu düzenden ve onun devletinden sonsuza dek kurtulmak istiyorlar.

Bu nedenle, sorun AKP ve Erdoğan değil, düzenin ve faşist devletin kendisidir. Dolayısıyla bir devrim gücü olarak “Birleşik Devrim Hareketi” hedef tahtasına tüm sorunların, tüm kötülüklerin, çekilen tüm acıların kaynağı olarak devlet ve düzeni yerleştirmelidir. AKP ve Erdoğan’a yöneltilecek oklar ancak bu çerçevede anlam kazanabilir.

Kürdistan halkları ve Türkiye emekçi sınıfları faşist devlete karşı mücadelenin ne büyük bedeller gerektirdiğini Kürdistan’da süren iç savaşla birlikte bir kez daha görüp öğrendiler. Bu nedenle onlar böylesi bir bedeli göze alacaklarsa karşılığında ne elde edeceklerini de bilmek isterler.

“Birleşik Devrim Hareketi” amaç ve hedeflerini bu gerçeğe göre belirlemek durumundadır. Kesin ve tam kurtuluşu içeren bir program halkları harekete geçirebilir. Faşist devletin yıkılması ve yerine Halk İktidarının kurulacağı sözü bunun ilk adımı olacak.

Uluslara ve tüm ulusal topluluklara kendi kaderlerini tayin hakkını, zindanların yıkılıp tutsakların özgürleştirilmesini; büyük tekelci işletmelere, bankalara el konulmasını içeren bir program göndere çekildiğinde halklar üzerinde büyük bir moral güç ve mücadele azmi yaratacaktır.

“Birleşik Devrim Hareketi” devrimin umududur. Yaşam devrimden yana akarken devrimi ve iktidarı ele geçirmeyi temel ve güncel amaç olarak belirlemiş bir hareketin büyüyüp gelişmesi kesindir.

Mücadele Birliği sayfasından alınmıştır.

Ayrıca kontrol

“Kıbrıs Cumhuriyeti”nin Kuruluş Yıldönümü, Emperyalizm, İşgaller ve Sömürgecilik

Kıbrıs, eski çağlardan beri Ortadoğu’daki stratejik önemi nedeniyle hep işgal edilmiş ve Kıbrıs halkları kendi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir