ANA SAYFA / MAKALELER / Kanlı ve karanlık savaş politikalarının sonucu

Kanlı ve karanlık savaş politikalarının sonucu

kanli-karanlik-politikalar-AABu patlamaları davet eden, onların içerde ve dışarda varlık yokluk sorunu haline getirdikleri kanlı, kirli ve karanlık savaş politikalarıdır. Bu kirli ve karanlık savaş önlenemezse eğer, dümeninde AKP gericiliği olan Türk sermaye devleti içerde ve dışarda kan akıtmaya, katliamdan katliama koşmaya devam edecektir. Dahası işçi ve emekçiler, “vatan savunması” yalanları eşliğinde başta ABD ve AB olmak üzere emperyalizmin bölgedeki çıkarları doğrultusunda mayalanan büyük savaşın içine çekilmektedir.

Başkent Ankara bir kez daha büyük bir patlamayla sarsıldı. Kızılay/Güvenpark’ta bomba yüklü bir araçla gerçekleştirilen bu patlamanın bilançosu da oldukça ağır. Halihazırda 34 kişi yaşamını yitirmiş, iki yüze yakın yaralı var. Patlama içerde ve dışarda infiale yol açmış olup, yankıları devam ediyor. Dinci-gerici AKP iktidarı öncekilerde olduğu gibi, yine alelacele yayın yasağına başvurdu. Bununla da yetinmemiş olacak ki, sosyal medya erişimini de engellemeye çalışıyor. Sermaye devleti ve dümenindeki AKP, her zamanki gibi, kirlilikten, kandan ve karanlıktan medet umuyor.

Kürt halkı ile ilerici ve devrimci güçler yine hedefte

Patlama sonrasında, bu karanlık rejimin vazgeçilmezleri olan askeri ve sivil istihbarat ve polis teşkilatı şeflerinin de katıldığı bir zirve toplandı. Yine ezberlenmiş cümlelerle, “terör”den, “terör örgütleri”nden ve “teröre karşı mücadele”den söz ettiler. Fakat, bu kez, önceki patlamalar sırasında yaptıklarından farklı sözler de ettiler. Gelinen yerde sorunun artık sadece rutin “teröre karşı mücadele” sorunu olmaktan çıktığını, bir meşru müdafaa, başka bir deyişle bir “vatan savunması” haline geldiğini iddia ettiler. Herkesi “teröre karşı” birlik olmaya ve hükümetin etrafında kenetlenmeye çağırmayı da ihmal etmediler. Onlarca insanın yaşamını yitirmesi, yüzlercesinin yaralanması AKP gericiliği ve katliamcı devletin hiç ama hiç umurunda değil. Tam tersine, onlar akan kandan ve dur durak bilmeden Kürdistan’da ve Türkiye’nin metropollerinde gerçekleştirdikleri katliamlardan besleniyorlar. O kadar ki, bu, uzun süredir onların varlık nedenidir. Kanlı ve karanlık iktidarlarını ayakta tutma gerekçeleridir.

İşte bu son patlama da, başta kardeş Kürt halkı olmak üzere Türkiye’nin tüm işçileri, emekçileri, ilerici ve devrimci güçlerini de hedef alan kanlı, kirli ve karanlık savaşı haklı ve meşru göstermenin bahanesi yapılmıştır. “Güvenlik”, “meşru müdafaa”, “vatan savunması” ve “teröre karşı mücadele” adı ile daha da tırmandırılmak istenen bu kirli ve karanlık politikalardır.

Hiç kuşkusuz, AKP gericiliği, ebedi şefleri T. Erdoğan ve tüm uzuvlarıyla bir karşı-devrimci terör ve katliam aygıtına dönüşen sermaye devleti, bir kez daha, bu patlamayı da, faşist devlet terörünü daha bir azdırmanın, Kürt halkına dönük katliamları meşrulaştırmanın ve yeni katliamları haklı göstermenin gerekçesi haline getirmek istemektedir. Bununla da kalmayıp, bundan böyle Türkiye’nin metropollerinde de dizginsiz bir devlet terörüne başvurmayı hedeflemekteler. Daha sistematik biçimde ilerici ve devrimci güçlere dönük kanlı operasyonları gündemleştirecek, katliamlar yapacaklardır.

Kirli savaş politikalarının alternatifi…

Patlamayı kimin gerçekleştirdiği henüz bilinmemektedir. Fakat kesin olan şudur ki, öncekiler gibi bu patlamanın gerçek sorumlusu da başında T. Erdoğan’ın bulunduğu dinci-gerici AKP iktidarı ve sermaye devletidir. Bu patlamaları davet eden, onların içerde ve dışarda varlık yokluk sorunu haline getirdikleri kanlı, kirli ve karanlık savaş politikalarıdır. Bu kirli ve karanlık savaş önlenemezse eğer, dümeninde AKP gericiliği olan Türk sermaye devleti içerde ve dışarda kan akıtmaya, katliamdan katliama koşmaya devam edecektir.

Dahası, Türkiye ve Kürdistan’ın emekçi halkları başta olmak üzere, tüm kardeş halkları; “vatan savunması” yalanları eşliğinde, hiçbir çıkarları olmayan, emperyalizmin, en başta da ABD emperyalizminin bölgeyi kendi çıkarları temelinde yeniden şekillendirmek amacı ile yoğun ve hummalı biçimde hazırlandığı yeni bir emperyalist savaşın içine çekecektir. T. Erdoğan’ın komutasındaki AKP iktidarının ve sermaye devletinin kanlı ve karanlık savaşına, Hitler rejimine rahmet okutan faşist devlet terörüne, ardı arkası kesilmeyen patlamalara, biri diğerinden dehşet verici olan katliamlara, işçi ve emekçilerin hiçbir çıkarı olmayan emperyalist ve gerici tüm savaşlara ‘dur’ diyecek yegane güç, Türk, Kürt, Arap, Fars ve diğer emekçi halkların birleşik devrimci direnişidir. Tüm imkanlar halkların birleşik devrimci direnişini büyütmek için seferber edilmelidir.

Kızıl Bayrak Gazetesi’nden alınmıştır…

Ayrıca kontrol

Yusuf Alkım – Türkiye Kritik Bir Yol Ayrımında – 3

Türkiye’de birikmiş olan çelişkiler ve bölgedeki gelişmeler, mevcut sömürü ve baskı odaklı yapının devamlılığını tehlikeye …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir