ANA SAYFA / YAZARLAR / Zerggeş Börklüce – Kent savaşları…

Zerggeş Börklüce – Kent savaşları…

Zergges kent savaşlarıKent savaşlarının iki sınıf arasında gerçekleşen kapışması berrak bir anlatım, açıklanmış durumlar şeklinde ilerlemez. Yenmek ve yenilmek, ezmek ya da ezilmek bir sonucu ifade etse de, bu sonuca varmak için çekilen ara dönemler değişmeye muktedir dengeleri içinde saklar. Bu savaş; burjuva sınıfın karşısında bir çok cephede öyle ya da böyle konumlanan güçlerin kapanmaya muhtaç politik ayrımlarını ve birleşmeyi hedef alması gereken siyasal yönelimlerini de tartışmayı gerektirir. Her savaş nihayetinde kendini tartıştırır.

Ayaklanma, ayaklanmayı örgütleme, ayaklanmacı güçleri harekete geçirmek için atılacak adımlar ve fiili bir savaş dönemi esnasında burjuva saldırıları püskürtebilecek savaşkanlık hem devrimci hareketin hem de bu hareketin öznel gücünü ifade etmeyi – “kimi zamanlar” dar-pratiğin gölgesinde kalsa da- görev edinen öznenin üzerinde düşünmesi gereken konulardır. Gündemin politik içeriğine devrimci müdahale, eylemin karakterine yıkıcı ve yol açıcı katkı bu özneliğin olmazsa olmazı… Onun içindir ki devrimci hareket, bir yorumlama, olmayanı söyleme, bir akıl ilerlemesi değil, ayaklanma ve burjuva iç savaşa yanıt veren devrimci iç savaş hareketidir. Onun parçası, onun kaptanı, onun politik- moral kalesidir. Bunu önüne koymayan, açıklamayan bir “program” yazılı, ruhsuz bir metin olmaktan öteye gidemez.

Geride bırakılan yüz yıl devrimleri sayısız örnek, birbirini tekrarlamayan deneyimler sundu. Ama tüm deneyimler tüm bu ” hareketlerin” içeriğine kendilerinden bir şeyler kattılar. Esin, savaş yeteneği, irade, örgüt, program, talep, devrimci araç, devrimci yöntemler…

İşte Rojava’nın kantonları ile devrimine kendi örneklerini yansıtan yaratıcılığı, işte bundan esinlenen Sur, Cizre, Derik… İşte taburlar halinde insanlık savaşımına katılan askeri-halk gücü, işte bu gücü kendi mevzilerine taşıyan yoksul halk hareketi… Kent savaşlarının dengeleri bozan, fiziki sınırları değiştiren, egemenlik yasalarını silikleştiren nice yüzü “Batı”nın koordinatlarından değerlendirilmeyi ve devrimci sonuçlar çıkarılmayı şart koşuyor.

Yoksa parlemanterist projelerin iflasa sürüklenen yazgısı ve umutlarını kaybeden kitlelerin tazelenmeyi bekleyen gücü, enerjisini ve siyasal cüretini heba ettiği zamanların utancını taşımakla yükümlüdür.

Dönem insani anlamda çürütücüdür. Ancak gerçek anlamda bir devrim hareketi bizi “adam” edebilir.

Ayrıca kontrol

Bağımsız Kıbrıs İçin Birleşik Mücadele!

2010 yılında başlayan ortak 14 Ağustos eylemleri ile ilgili geçmiş yıllarda yaşanan tartışmalar ve ayrışmalar …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir