ANA SAYFA / HABERLER / Kürdistan’da Son İki Gün

Kürdistan’da Son İki Gün

Diyarbakır eylemCizre’de, Silopi’de, Nusaybin ve Sur’da haftalardır devam eden abluka ve saldırılar, hız kesmeden sürüyor. Her gün yeni cenaze haberleri gelirken, her gün yaşanan yeni vahşetlere tanık oluyoruz. Tüm dünyanın gözü önünde insanlık bir halk katlediliyor. Silopi’de 1 haftadır yaşanan sıkıyönetim boyunca 2’si kadın 3’ü çocuk 12 kişi hayatını kaybetmesine rağmen cenazeler günlerdir defnedilemiyor. Cenazelerin bozulmaması için halk kendi kendi imkanlarıyla cenazelere buz bırakırken, çoğunun gittikçe çürümeye başladığı öğreniliyor. 20 Aralık akşamı katledilen 57 yaşındaki Taybet İnan’ın cenazesinin hala vurulduğu sokakta olduğu, özel timlerin ateşinden dolayı yanına yaklaşılamadığı öğreniliyor

21 Aralık günü Nusaybin’de 8. gününde olan sıkıönetim uygulaması tüm ilçede uyulanmaya başladı. Ağır silahlarla saldırıların gerçekleştirildiği ilçede sokağa dökülen kadınlar sabaha kadar sokaklardaydı.

Saldırılar 22 Aralık sabah saatlerinde yoğunlaştı. Başta Zeynelabidin ve Kışla olmak üzere Fırat, Dicle, Yenişehir ve Abdulkadirpaşa mahallelerinin birçok sokak başlarına konuşlandırılan akrep ve ural tipi zırhlı araçlardan mahalleler taranırken, saldırılarda birçok ev hasar gördü. Elektrik ve suyun birçok mahallede kesildiği ilçede yoğun saldırılar devam ediyor.

Cizre halkı da mahallelere yapılan top atışlarına karşılık sokaklardan “Biji berxwedana Cizirê” sloganını yükseltirken, ilçede asker ve polis tarafından tüm hastanelerin karargaha dönüştürülmesinden dolayı hastalananlar tedavi edilemiyor.

Cudi mahallesinde, sokakta astım cihazına bağlanarak tedavi edilen bir çocuğun görüntüleri düşüyor medyaya…

Ve 2 çocuk annesi 35 yaşındaki Cahide Çakıl’ın ölüm haberi geliyor. Tanklardan aralıksız top atışı yapılan Kale Mahallesi’nde bombardımanın ve çatışmaların etkisi ile kalp krizi geçiren Cahide Çakıl hayatını kaybetti.

Cizre halkı, top atışları ve zırhlı araçlardan açılan ateşlere rağmen “Kürdistan faşizme mezar olacak” ve “Direne direne kazanacağız” sloganlarıyla sokağa çıktı. Yafes, Kale, Alibey, Şah ve Dağkapı mahallelerinde yürüyüş yapan kitle sonra polis saldırısı sonucu beyin ölümü gerçekleşen Lütfü Aksoy’un evini ziyaret etti. Halk daha sonra “Direne direne kazanacağız”, “Katil devlet hesap verecek” sloganları ile top atışlarının yapıldığı Yafes mahallesindeki öz savunma alanlarına döndü.

Ve Nuh Mahallesi’nde vine top mermisi isabet eden 32 yaşındaki Doğan İşçi ve özel harekat timlerinin açtığı ateş sonucu gözünden vurularan Mehmet Tekin de yaşamını yitirdi.

Halkın direnişini kıramayan devlet, halkı katlederek sonuç almaya çalışıyor. Gün üçünde Cudi mahallesi’nde 75 yaşındaki Emine Duman mahalleye yapılan yoğun top atışları nedeniyle kalp krizi geçirip yaşamını yitirirken, Ali Kalkan isdae özel harekat polisleri tarafından ayağından vuruldu.

Akşam saatlerinde saldırıların yoğunlaştığı Cudi mahallesinde Mehmet Saçan özel harekat polislerince açılan ateş sonucu başından vuruldu.

Nusaybin’de Çağçağ Caddesinden açılan ateşle evlerinin önünde vurulan iki kişi ambulansın girmesine izin verilmediği için saatlerce sokak ortasında bekledi. Ambulansı tutarak adeta yaralıların ölümlerini bekleyen polis, bu kez de Cudi Mahallesi’nde 12 yaşındaki Serhat Turan’ı, evinin önünde top oynadığı sırada bacağından yaralandı. Halkın çabasıyla sokaktan alınan Turan, halkın yaptığı ilk müdahalenin ardından yoğun çabalarla hastaneye kaldırıldı. Ancak Dilek sokakta vurulmuş olan 2 kişi hayatını kaybetti, cenazeler morga kaldırıldı.

Bu katliam haberi mahallelere ulaştığında barikatlardan “Kürdistan faşizme mezar olacak” sloganı ve silah sesleri yükseldi. Nusaybin halkı kesintisiz ses çıkarma eylemiyle protesto etmeye başladı.

Nusaybin’de gün boyu susmayan silah seslerine karşı halk dört bir yanda sokaklara döküldü, saldırılara karşı sokakları boş bırakmadı. Akşam saatlerinde sokağa çıkarak gürültü eylemi gerçekleştirdi. Fırat Mahallesi’nde ateş yakan halk “Şehit namırın” sloganları atarak direnişe durdu.

Zeynelabidin ve Kışla mahallelerinde de kobra tipi zırhlı araçlar gün boyunca sokakları tararken, halkın özsavunması da sürdü

Gerçekleşen saldırılarda mahallelerde trafoların hedef alınmasından dolayı elektrikler kesildi, Zeynelabidin ve Kışla mahallelerine girmeye çalışan bir zırhlı kepçe, roketatarlı saldırı ile kullanılamaz hale geldi.

Gün içerisinde Urfa tarafından Nusaybin’e yönelik çok sayıda zırhlı araçla sevkiyat yapıldığı öğrenildi.

Dargeçit’te de Sefa Mahallesine yönelik yapılan tank atışları nedeniyle 3 evde yangın çıktı , itfaiyenin yangına müdahale etmesine izin verilmedi.

Bu saldırıları KJA Kızıltepe’de bir basın açıklaması düzenleyerek protesto etmek istedi. Özgürlük Meydanı’nda toplanan kadınlar “Reveberiyên cewherî bi berxwedane ten parastin” pankartı ile basın açıklamasına başladıklarında polisin gaz bombalı ve tazyikli su ile saldırısına uğradı. Polisin saldırısına karşı meydanı terk etmeyen Kürdistanlılar “Biji berwxedana Cizire” sloganlarıyla özyönetimi selamladı.

 

Sokağa çıkma yasağının 22 gündür devam ettiği Sur’da da gece boyunca ilçeye top atışları yapıldı.

22 Aralık günü saldırılarda yaşamını yitiren 19 yaşındaki Serhat Doğan’ın cenazesi ise hala ilçeden çıkarılamadı.

Cizre’de gece ve sabah saatlerinde 3 kişinin daha katledildiği haberi alındı. Gece 5 çocuk babası Dikran Sayaca özel timlerin hedefi oldu. 50 yaşındaki Azime Aşan adlı kadın evine düşen top mermisi ile hayatını kaybetti. Sabah saatlerinde de 55 yaşındaki Adile Karaduman isimli kadın, evinin kapısında kurşunların hedefi olarak öldürüldü.

Gece hayatını kaybeden 2 kişi beyaz bayraklarla ambulanslara taşınarak Cizre Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Adile Karaduman ise süren saldırılardan dolayı saatlerce sokak ortasında kaldı.

Bu arada sosyal medyaya “beyaz bayrak ile ambulansa-hastaneye kaldırma” hikayeleri yansıyor. Savcılık ve güvenlik güçlerinin beyaz bayrak ile sokağa çıkıp cenazeyi alabileceklerini, yaralıları ambulansa taşıyabileceklerini söylemeleri üzerine beyaz bayraklarla sokağa çıkanlar da “beyaz bayrağa” ateş açıldığını, yaralanmalar olduğunu anlatıyorlar.

Heronlarla keşif yapılan Cudi Mahallesi’nde bombaatar ve top saldırısı sonucu bir evde yangın çıktı. Mahaleye yönelik süren yoğun top ve bombaatar atışından dolayı yangına müdahale edilemiyor.

Silopi’de de bombardıman sonucu Barbaros Mahallesi’nde bir ev, top mermisinin isabet etmesi sonucu çıkan yangında küle döndü.

Akşam saatlerinde de Banê Cirf Tepesinden atılan top sonucu Yafes mahallesindeki bazı evler yandı. Yangını söndürmeye çalışanlar da devletin hedefi oldu.

Saldırılara karşı direnişin sürdüğü Nusaybin’de ilçenin tamamında elektrikler kesilirken, internet ve telefonlar da çekmiyor. Saldırılar nedeniyle bazı mahallelerde sular da akmıyor.

Abluka ve ambargo altında olan ilçenin birçok caddesine konuşlandırılan zırhlı araçlardan mahalle içlerine doğru taş açılıyor. Halk gürültü eylemi, slogan ve zılgıtlarla saldırıları kesintisiz bir şekilde protesto ediyor.

Sur’da Melik Ehmed Caddesi üzerinde polisler ile gençler arasında çıkan çatışmalarda, polisin attığı gaz bombasının düştüğü evde tek başına yaşayan 70 yaşındaki astım hastası Salih Baygın yaşamını yitirdi. Baygın’ın cenazesinin mahalleden çıkarılmasına polisler izin vermedi.

Mahallede gençler ile polisler arasında çıkan çatışmalar devam ediyor.

Kaynak: Mücadele Birliği

Ayrıca kontrol

Faşizme, Sömürgeci İşgale Karşı Halkın Örgütlü Gücü!

Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten egemenler kendi vatandaşı olan halklara dahi zulmedip yok etme siyaseti izlerken, bölge …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir