ANA SAYFA / HABERLER / Kalyoncu’ya bir tepki de KTOEÖS’ten: Kamusal, nitelikli eğitim mümkün!

Kalyoncu’ya bir tepki de KTOEÖS’ten: Kamusal, nitelikli eğitim mümkün!

KTOEÖS-GökçebelBaşbakanlık makamında özel eğitimi savunan açıklamalar yaparak tepki toplayan Kalyoncu’ya bir tepki de Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’ndan geldi. KTOEÖS Başkanı Tahir Gökçebel imzası ile yayınladığı yazılı açıklama ise Kalyoncu’nun açıklamaları eleştirilerek, kamusal, nitelikli bir eğitimin önündeki engellere dikkat çekildi. KTOEÖS açıklaması şöyle:

“Kamusal nitelikli eğitim, devlet okullarının güçlendirilmesi, gözbebeğimiz olan öğrencilerimizin desteklenmesi, kamusal nitelikli eğitimin vazgeçilmezi olan öğretmenlerimize değer verilmesi geleceğimizi kurtaracak kadar önemlidir. Her geçen gün halkın çocuklarının gittiği devlet okulları ve kamusal hizmet veren öğretmenler üzerinde oynanan oyun hem çocuklarımızı, hem öğretmenlerimizi harcamakta, velilerimizi ise bilmedikleri yanlışlıklara, arayışlara itmektedir.

Her yıl eğitim yılının kaosla başlaması rastlantı değil, eğitim bakanı ve hükümetinin tercihidir. Eğitimi piyasa malına çeviren ve büyük şirketlerin kaynağı yapan SİYASİ POLİTİKALARDIR. Siyasi rant uğruna atılan adımlar bu gün, öğrencileri aptallaştıran, okuldan soğutan, başarısızlığa iten, öğretmenlik mesleğini yok etme noktasına getiren bir eğitim sistemini yaratmıştır.

Kamusal eğitim tamamen  metalaştırılarak sermayedarlara peşkeş çekilmek istenmektedir..

  • Yılsonuna kadar eksik kadroları tamamlanmayan sürekli dersleri değiştiren ve alay edercesine öğrenci başına az öğretmen düşer yalanına devam eden hükümetlerdir.
  • Velilere kayıt ücreti ödemeyin çağrısı yapan ancak devlet okullarına tek kuruşluk bütçe ayırmayarak mevcut bütçenin %75’i kar amacındaki ÖZEL OKULLARA aktaran hükümetlerdir.
  • Ülkeyi sorma gir hanına döndüren, buna karşın öğrencilerimize, ailelere hiç bir oryantasyon ve destekleme yapmayan hükümetlerdir.
  • Eksik öğretmenlerle kalabalık sınıflar, Türkçe bilmeyen öğrenciler, özel eğitim isteyen, hazır bulunuşluk seviyeleri, yaşları farklı öğrenciler yaratan eğitim değil bakıcılık bile yapılamazken her yıl öğrencileri geçirerek özel üniversitelere MÜŞTERİ yapan hükümetlerdir.
  • Öğretmenlerin değerlendirmesini hiçe sayan, sürekli eğitim üzerinde oynayan, Göç Yasasını getiren ve öğretmeni itibarsızlaştıran, hiçleştiren, köleleştiren, geçim derdine sokan, meslek onurunu yok eden moral, motivasyonunu bozan, doğru dürüst hizmet içi eğitim vermeyen hükümetlerdir.
  • Öğrenciye hiçbir şey yapmasa, ders dışında kalsa da sınıfını geçebileceğini, yani torpili öğreten, veliye siyasiler isterse olur mesajı veren, öğrenci başarısız olsa da yöntem bulunur mantığıyla eğitimi önemsizleştiren hükümetlerdir.
  • Halkın çocuklarının gittiği devlet okullarının alt yapılarını, kadroları eksik, atölyelerin içini boşaltan, hedefsiz bırakan hükümetlerdir.
  • Şura yapıp kararlarını uygulamayan, ideolojik ilahiyat, ithal müfredat, başarısız TC eğitim sistemini dayatan hükümetlerdir.
  • Aldığı Siyasi kararlarla eğitim üzerinde sürekli oynayıp sistemsizliği sistem haline getiren, kolejleri açan-kapatan, pratik sanatları açan-kapatan, akademik sınıfları açan-kapatan, megep, meyap, metge, modüler sistem derken meslek liselerini bitiren hükümetlerdir.
  • Kaynağı, kitabı olmayan, müfredat programı meslek liselerine uymayan, ders fazlalığı ile öğrenciyi boğan, dolayısıyla amaçsız, hedefsiz, ilgisiz bırakan, Devletin Okulunu bir odya veya misyoner vakıfa devreden hükümetlerdir.
  • Seçmeci elemeci sınavlarda ısrar ederek eğitimde Özel Ders ihtiyacı yaratan hükümetlerdir.
  • Yarım gün eğitim yapamayan, ancak prim yapsın diye TAM GÜN yapacam diyen ancak tek pilot tam gün eğitim okulunu da yüzüne gözüne bulaştıran ve kapatan hükümetlerdir.
  • Sorun çözmek yerine, sorunları, okul idareleri ve öğretmenlerinin omuzlarına yükleyerek, sürekli medyada işini yapmayan, beleş para kazanan, bütün gün oturan öğretmen profili çizen okul aile birlikleri ve yönetimlerini dilenci yapan hükümetlerdir.
  • Öğretmen haklarını budayan, torpile, adamcılığa göre tüzük, yasa yapan ancak köhnemiş disiplin, sınıf geçme,taşımacılık, kayıt kabul, atama yükselme… gibi tüzük ve yasaları değiştirmeyen hükümetlerdir.
  • Okul etkinliklerini yapacak para, alan, sınıf, salon v.s bulamayan ve çocuklara deşarj olma şansı bırakmayan; oysa ilahiyat gibi ideolojik  ve  misyoner okullarına milyonlarca lira harcayan hükümetlerdir.
  • Ülke ve Okul güvenlikleri için hiçbir tedbir almayan, öğretmenleri, okul idarelerini desteklemeyen ve hedef yaparak aslında çocuklarımızı, kamusal okulları terk eden hükümetlerdir.

Sn. Başbakan oturun ve düşünün!!

%85 e yakın üniversiteye giden ve işsizliğe mahkum edilen gençleri olan bir ülkede eğitim başarısız mıdır? Yoksa istenen bu mudur? Tüm özel okullar, özel üniversiteler yurttaş yetiştirmek için mi KAR için mi uğraşmaktadır? Eğitim dengeli, kişilikli, meslek sahibi, sorgulayan, çağdaş, laik, yurttaş yetiştirecek şekilde parasız, nitelikli ve kamusal olmalı mı? Olmamalı mı? Eğitim ve sağlık da paralı olmaya devam edecekse, hükümetlere ve size ihtiyaç var mıdır?

Bunun gibi yüzlerce sorunun, yaşanan sıkıntıların sorumlusu Hükümetler ve onların başı BAŞBAKANLARDIR. Sn. Başbakan. TED koleji, gibi ithal bir okul bu ülkeye niçin geldi? Bilmiyorsanız ben söyleyim: Peşkeş çekilen arazi üzerinde büyük bir karla EĞİTİMİ Kar için SATIYOR. Yaptığınız büyük gafı ancak politika ve anlayışları değiştirerek giderebilirsiniz. Bunu yapmadığınız sürece icraatlar dilinize yansımaya devam edecektir.

Sn. Başbakan sizi ve CTP-UBP Hükümetini uyarıyoruz, anlayışlarınızı ya değiştirin, ya da gölge etmeyin. Anlayışlarınızın değişmesi durumunda başka bir eğitim sitemi mümkündür. Biz hazırız ya siz?”

Ayrıca kontrol

Bağımsız Kıbrıs İçin Birleşik Mücadele!

2010 yılında başlayan ortak 14 Ağustos eylemleri ile ilgili geçmiş yıllarda yaşanan tartışmalar ve ayrışmalar …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir