ANA SAYFA / YAZARLAR / Zerggeş Börklüce – Hendek…

Zerggeş Börklüce – Hendek…

zergges 24-12Hendek, barikat ya da zor araçlarının tercih aşaması yeni bir biçimi değil, eskinin aşılan ve yeni yöntemlerle zorlanan kopuşa dayalı kuruculuğu ile başka bir anlamı bulabilir. Hendekler vardı… Ama Rojava kantonları, bir devrim süreci ve inşa faaliyeti yoktu. Şimdi çepeçevre saran deneyimler, deneyimin kadersel bağını birleşik taban ve kurucu güçleri ile yetkinleştiren, esin kaynağı haline getirebilen “kuruculuk” var. Fakat yine de bu kuruculuk, mevzisel tutunma çizgisi ile kendisini ne kadar arındırabileceğini düşünsede karşısında merkezi-siyasal-askeri bir güç var. Bir dış savaş görüntüsü, aslında bu çağın mız mız muhaliflerine, bir devrimin ne kadar da dizginsizce savaş gerçekliğine denk düştüğünü anlatıyor. Otoriter güç, devlet olmasının ona yolladığı hayati mesajı sıklıkla aldı. Halk isyanlarının adresine postalanabileceği bu sarsıcı dünyada, yoksullar, ellerinden alınanların diyetini sormak için ayaklanmalar ile kapıyı çalabilirdi. Bu nedenle devlet, gerek insan-kadro yapısı, onun ideolojik altyapısı, gerekse de askeri güç-tekniği ile olağan ayaklanmaları bastırmak için hazırlıklar yaptı. Olağanüstü dönemler, olağan önlemler gerektirir. EMASYA’lar dahi bu dönemin ürünleriydi. Sınıflar arası güç dengelerinin, ilişkilerin hızla değişebildiği bu evre, dinamik geçişlerin, yükselişlerin evresidir. Burjuvazi yönetme tecrübesi ile yükselişleri durdurmanın yöntemlerini devreye sokar. Bilirki bir şeylerin yükselmesi kendisinin gerilemesininde ifadesidir. İşte burada ki hayati mesaj şudur; “İktidar olma durumu elden gidiyor!” O zaman kentler kuşatılsın, tanklar sürülsün, bombalar patlasın… Çünkü halklar, onların küçük esnaf önderleri yaşamsal sorunlarına gerçek çözümler getiremedikleri an da- el yordamı ile değil- kendi öz faaliyetlerinin tarihsel öğretisi ile hareket ederek, kurucu faaliyetlerini ön plana çıkarıyorlar. Mevzilerini öz-ce savunuyorlar.

Ama kuruculuk, yıkıcı paralellliğini eylem manifestosunda taşıyamadığı müddetçe yanılgıları ve tartışmaları da beraberinde getirir. Burada tartışılan politik içerikten ziyade biçim olur ve hendek, özyönetim çarmıha gerilir. Yersiz bir macera ve kitle hareketini tırpanlayan bir engel olarak görülür.

Zira böylesi akıl, seçim günleri siyasetinin ‘etkin’ fikri iken, olağanüstü günlerin mumla aranan destek gücü olur.

İstanbul da ki üçüncü partinin emanet olmayan(!) oyları hangi liberal hezeyanda (?)

Ayrıca kontrol

Bağımsız Kıbrıs İçin Birleşik Mücadele!

2010 yılında başlayan ortak 14 Ağustos eylemleri ile ilgili geçmiş yıllarda yaşanan tartışmalar ve ayrışmalar …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir