ANA SAYFA / HABERLER / ‘Hayata Dönüş Operasyonu’: 15. yılında da cezasızlık devam ediyor

‘Hayata Dönüş Operasyonu’: 15. yılında da cezasızlık devam ediyor

19 aralikCansu PİŞKİN
İstanbul

30 tutuklunun ölümüne neden olan ‘Hayata Dönüş Operasyonu’nun üzerinden tam 15 yıl geçti. 20 Ekim 2000 tarihinde yüzlerce siyasi tutuklu F tipi hücre sistemine ve tecrit uygulamasına karşı ölüm orucuna başlamıştı. Dönemin Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün deyimiyle ‘devletin şefkatli eli’, 19 Aralık 2000 tarihinde 20 cezaevinde ‘Hayata Dönüş Operasyonu’ adı altında bir katliam yaptı. Bahsi geçen ‘şefkatli el’ 30 mahkumun ölümüne, 237 mahkumun da yaralanmasına sebep oldu. Operasyon sırasında 2 asker de jandarmanın silahından çıkan kurşunlarla öldürüldü.

’Hayata Dönüş’ adı altında yapılan operasyon sonrası ‘Devlet malına zarar vermek’ ve ‘İsyan çıkarmak’ ile suçlanan tutuklu ve hükümlülere ardı ardına davalar açıldı. Ancak 32 kişinin ölümüne, yüzlerce mahpusun da  yaralanmasına sebebiyet veren asıl sorumlular hakkında gerçek bir yargılama süreci yürütülmedi. Aradan geçen 15 yılda ‘Hayata Dönüş Operasyonu’nun dava sürecinde neler olup bittiğine dair Çağdaş Hukukçular Derneğinden Avukat Güçlü Sevimli ile konuştuk. Sevimli, 19 Aralık katliamının gerçek sorumlularının halen yargılanmadığını, cezasızlık tehlikesiyle karşı karşıya olunduğuna dikkat çekti.

MAĞDURLAR DA AYNI DOSYADA SANIK YAPILDI

19 Aralık katliamından sonra açılan ilk davaların tutuklu ve hükümlülere yönelik olduğunu söyleyen Sevimli, “Operasyonun yapıldığı 20 ayrı cezaevi ile ilgili olarak İstanbul, Çanakkale, Bursa, Malatya, Ceyhan gibi yerlerde davalar açıldı. Tutuklu ve hükümlüler bu davalarda ‘Devlet malına zarar vermek ve isyan çıkarmak’tan yargılandılar. Bu davaların büyük bir kısmı sonuçlandı. Ciddi bir kısmından tutuklu ve hükümlüler 2’şer yıla kadar ceza da aldılar” dedi. Halihazırda sürmekte olan ‘Hayata Dönüş Operasyonu’ davalarının Ümraniye Cezaevi ve Bayrampaşa Cezaevi ile ilgili olduğunu belirten Sevimli, “Ümraniye Cezaevi ile ilgili olarak iki ayrı dava açılmıştı. Bir tanesinde tutuklu hükümlüler sanıktı, bir tanesinde de askerler sanıktı. 267 askerin yargılandığı davaydı. Her iki dava da Anadolu Adliyesinde sürüyor. Her iki davada da, tutuklu hükümlüler ve askerler, olay günü yaşanan ölümlerle ilgili olarak yargılanıyorlar” dedi.

10 YIL SONRA AÇILAN DAVADA RÜTBELİ YOK

Askerler hakkında süren savcılık soruşturmasının 2010 yılında davaya dönüştüğünü anlatan Sevimli, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada sadece 39 tane er rütbeli asker sanık bulunduğuna vurgu yaparak, “Rütbeliler hakkında bir dava açılmamıştı. En son bu sene içerisinde rütbeli askerler hakkında da süren soruşturma iddianame ile sonuçlandı. Orada da olay günü tutuklu ve hükümlülere asıl müdahaleyi gerçekleştiren jandarma birliğinin rütbeli askerlerine dava açıldı. O dava da Bakırköy 13 ağır cezada 39 erin yargılandığı davayla birleşti ve halen de sürüyor. Bakırköy’de süren davanın duruşması nisan 2016’da, Ümraniye’de tutuklu ve hükümlülerin sanık olduğu dava da 22 Ocak’ta görülecek” diye devam etti.

‘ASIL SORUMLULAR YARGILANMIYOR’

Avukat Sevimli ‘Hayata Dönüş Operasyonu’ davalarındaki cezasızlığın hukuka aykırı ve kabul edilemez olduğunu ifade etti. Askerlerle ilgili iddianameyi hazırlayan Savcı Ali İhsan Demirel’in soruşturmayı tam 10 yıl elinde beklettiğini, delilleri toplamadığını ve 10 senenin sonunda yalnızca 39 ere dava açtığını söyleyen Sevimli, savcıyı HSYK’ye şikayet ettiklerini geçtiğimiz yıl Yargıtay 5. Ceza Dairesinin Savcı Demirel’e görevi kötüye kullanmaktan 1 yıl hapis cezası verdiğini aktardı. 19 Aralık katliamı ile ilgili olarak şu an halihazırda süren davaların en temel sıkıntısının gerçek sorumluların yargılanmıyor olması olduğuna vurgu yapan Sevimli şöyle konuştu: “Yargılamalar kapsamında dava sonunda nasıl bir şey olacağı çok net değil. Yine bir cezasızlık problemiyle karşı karşıya kalabiliriz. Açılan davaların hepsi göstermelik. Halen sadece asker kişilere davalar açılıyor. Oysa operasyonun talimatını veren Dönemin Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Dönemin Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Ali Suat Ertosun, Dönemin İçişleri Bakanı Saadettin Tantan’ın da yargılama süreçlerine dahil olmaları gerekir.”

Kaynak: Evrensel Gazetesi

Ayrıca kontrol

El-Sen: Toplum Adına Cevap Bekliyoruz!

Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası El-Sen, “Kıbrıs Türk Toplumu Adına Bu Sorulara Cevap Bekliyoruz” başlığı ile …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir