ANA SAYFA / HABERLER / Halk sokağa çıkma yasaklarına sessiz kalmadı

Halk sokağa çıkma yasaklarına sessiz kalmadı

photo580730736230901742Pek çok ilde Sur, Nusaybin, Silopi ve Cizre’deki saldırılara karşı eylemler yapıldı.

Ankara

Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri Sur, Nusaybin ve Cizre’deki saldırılara karşı bir araya geldi. Yüksel caddesinde toplanan kitle “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Cizre halkı yalnız değildir”  sloganlarıyla Sakarya Meydanı’na yürüdü. Sakarya Meydanın’da yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı.

Yaşam hakkı kutsaldır. AKP’nin baskı ve savaş politikaları binlerce kürt halkının yaşam hakkına saldırmakta bir behis görmemektedir. Biz emek ve demokrasi güçleri olarak diyoruz ki; bir araya gelirsek AKP’nin savaş ve rant politikalarını durdurabiliriz. Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri olarak her türlü haksızlığa, şiddete, baskıya ve savaş politikalarına hayır diyoruz.

İstanbul

İkitelli halkı da İkitelli Cemevi önünde buluşarak mahallede bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş sırasında Fırat’ın doğusunda uygulanan katliamcı politikalara son verilmesi gerektiği dile getirilirken kahveler ve derneklerin önünde durularak Amed, Cizre, Silopi, Nusaybin’de yaşanan gerçekleri, sivillerin hayatını kaybettiği, insanlığa sahip çıkmak herkesin bu katliam karşısında durması gerektiği anlatıldı. Yürüyüş sırasında sık sık “Katil Erdoğan” sloganı atıldı. Parseller’de gerçekleştirilen basın açıklaması öncesinde barış ve devrim şehitleri için saygı duruşu yapıldı.

İHD İstanbul Şubesi üyeleri ise Galatasaray Meydanı’nda yapılan açıklama ile Kürdistan’da süren devlet terörünü protesto etti. “Kürt kentleri üzerindeki ablukayı kaldırın. Sokağa çıkma yasaklarına son verin” pankartının açıldığı eylemde, Kürdistan’da katliam yapan polislerin fotoğrafları taşındı. Eylemde konuşan insan hakları savunucusu Eren Keskin, taşıdıkları fotoğrafları göstererek, “İşte bu fotoğraf devletin Kürdistan’da ne yaptığının kanıtıdır” dedi.

İHD İstanbul Şube Başkanı Zeynep Ceren Boztoprak ise Kürdistan’da halka ölüm dağıtıldığını belirterek, TİHV verilerine göre 15 Ağustos-11 Aralık tarihleri arasında 7 ilde 17 ilçece 54 kez sokağa çıkma yasağı uygulandığını hatırlattı. Kürdistan’da yaşananlara karşı batının sessizliğine dikkat çeken Boztoprak, “Biz insan hakları savunucuları olarak artık bu sessizliğe bu duyarsızlığa dayanamıyoruz. Her gün bin kere, bin kere daha vuruluyoruz kalbimizden. Cizre, Şırnak, Nusaybin, Silopi, Sur. Kalbimiz oralarda atıyor. Devlet halka bu zulmü yaparken tek gerekçe olarak ‘hendek’ siyasetini gösteriyor. Oysa bizler biliyoruz ki hendek bir sonuçtur. Hendeklerin altında yakılan köyler, gerilla cinayetleri gözaltında kayıplar, işkenceler ve tecavüzler vardır” dedi.

‘Herkesi yüksek sesle hayır demeye çağırıyoruz’

Nedeni tartışmadan sadece sonucu tartışmanın ve suçlamanın çözümsüzlükte ısrar anlamına geldiğine vurgu yapan Boztoprak, “TC devleti 1915’ten bu yana işlediği tüm suçlara çeşitli kılıflar bulmaya çalışarak çözümsüzlüğü dayatmaktadır. Oysa bizler insan hakları savunucuları olarak çözümsüzlüğe ‘hayır’ diyoruz. Ve dayatılan bu çözümsüzlük politikalarından rahatsız olan herkesi yüksek sesle ‘hayır’ demeye çağırıyoruz” diye konuştu.

İzmir

İzmir’de de emek, demokrasi ve barış güçleri, Kürdistan’da süren devletin sıkıyönetim uygulamalarını protesto etmek için Alsancak Kıbrıs Şehitler Caddesi’nde bir araya geldi.

Çok sayıda yurttaşın destek verdiği eylemde “Devlet yaparsa katliam yapar”, “Kürt halkı yalnız değildir” ve “Saray savaş halklar barış istiyor” sloganları atıldı. “Bu kan denizi ufkundan kızıl bir güneş doğacak”, “Direnen kadınlar yalnız değildir” dövizlerinin taşındığı anmada konuşan KESK Dönem Sözcüsü Bahri Akan, devletin topyekun bir yürüttüğünün en çarpıcı örneğinin her türlü hukuksuzluğa imza attığını söyledi.

Devletin başta Kürt halkı olmak üzere kendisine muhalif olan herkese açtığı savaşın bir an önce bitirilmesi çağrısında bulunan Akkan, Kürt halkının mücadelesinde yalnız olmadığını söyledi. Açıklamanın ardından yarım saatlik oturma eylemi yapıldı.

Öte yandan İHD İzmir Şubesi de Kürdistan’daki sıkıyönetim uygulamalarına dikkat çekmek için Fuar Gençlik Tiyatrosu’nda sokağa çıkma konulu fotoğraf sergisi yapıldı. Direnişin olduğu yerlerden çekilen sergide katliamlara tepki gösterildi.

Adana

Adana ise Emek ve Demokrasi Güçleri, AKP’nin katliam politikalarını protesto etmek amacıyla İnönü Parkı’nda basın açıklaması düzenledi. Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Ahmet Karagöz tarafından yapılan açıklamada Diyarbakır, Cizre, Silopi ve Nusaybin’de halk sıkıyönetim ve savaş koşullarını yaşarken yurdun geri kalanında muhalif tüm kesimlere yönelik baskıların arttığını ifade edildi.

Çukurova Üniversite’sinde okuyan sol, sosyalist, yurtsever öğrencilere yönelik saldırıların yürütülen savaş konseptinden bağımsız olmadığını kaydeden Karagöz, “Günlerce süren sokağa çıkma yasakları kısa süreliğine kalktığında ortaya çıkan manzara da savaşın görüntüleridir, yıkımıdır” dedi.

Siyasi iktidarın Kürt halkına savaş ve zulmü reva gördüğünü ifade eden Karagöz, iktidarın toplumsal barışı tesis etme yerine ayrıştırmayı ve kutuplaştırmayı hızlandırmasının ne ahlaki, ne hukuki ne de vicdani olduğunu söyledi.

Açıklama sonrası kitle beş dakikalık oturma eylemi sonrası etkinliğini noktaladı.

Antalya

KESK Antalya Şubeler Platformu üyeleri de Attalos Meydanı’nda bir araya gelerek Kürdistan’daki katliamları basın açıklamasıyla protesto etti.

“AKP’nin savaş politikalarına karşı, Yaşam ve eğitim hakkını savunuyoruz” pankartının açıldığı açıklamada kitle adına Eğitim Sen Şube Sekreteri Hüseyin Karabulut kısa bir konuşma yaptı. Karabulut, Kürdistan’da yaşananların, OHAL ve sıkıyönetim dönemlerini aştığını ve AKP’nin tamamen bir savaş hukukunu yürürlüğe koyduğunu belirtti. Karabulut “Bu tehlikeli gidişata emekçiler, demokrasi güçleri ve halklarımız geçit vermeyecektir” dedi. Basın açıklaması sloganlarla son buldu

Manisa

Kürdistan kentlerinde uygulanan sıkıyönetim kararları ve halka yönelik saldırıların protesto edildiği bir diğer merkez ise Manisa oldu.

KESK Şubeler Platformu’nun çağrısıyla Manolya Meydanı’nda bir araya gelen emek ve demokrasi güçleri, Kürdistan’da yürütülen savaşa dönük tepkilerini açtıkları pankartlar ve attıkları sloganlarla gösterdi.

BES Şube Başkanı Ali Gök tarafından yapılan açıklamada ise “Bu tehlikeli gidişata emekçiler, demokrasi güçleri ve halklarımız geçit vermeyecektir. Sivillere yönelik katliamlara, savaş politikalarına, temel hak ve özgürlüklerin askıya alınmasına karşı demokratik eylem ve etkinliklerle karşı koyacağız. AKP”nin topyekûn saldırılarına karşı topyekûn demokratik direniş geliştirilmesi için tüm demokrasi ve emek güçlerine birlikte mücadele için çağrıda bulunuyoruz” denildi.

Mardin

Kürdistan’daki sıkıyönetim uygulamaları Mardin Kızıltepe’de Eğitim Sen üyeleri tarafından yapılan basın açıklamasıyla protesto edildi. Açıklamaya, DBP ve HDP ilçe örgütü yöneticileri, belediye eş başkanları, KESK bileşenleri ve DİSK şube yöneticileri de katılarak destek verdi.

“Katliam ve ablukalara hayır” pankartı önünde açıklama yapan Kızıltepe Eğitim Sen sözcüsü Erdal Çam, 13 yıllık iktidarı boyunca muhalif sesleri yok ederek toplumun bütün farklılıklarını boğmaya çalışan AKP hükümetinin, varlığını devam ettirmek için savaşı ve katliamı mubah gördüğünü söyledi.

AKP savaş hükümetinin, bölgede uyguladığı şiddeti ve savaşı tırmandıracak sokağa çıkma yasaklarını yaygınlaştırdığına dikkat çeken Çam, Cizre’deki öğretmenlerin dönem ortasında hizmet için eğitim semineri bahanesiyle memleketlerine gönderilmelerinin açık bir katliam planı olduğunu belirterek, bir an önce bu politikalardan dönülmesi çağrısında bulundu.

Diyarbakır

Sıkıyönetim uygulamalarına karşı esnafın gün boyu kepenk açmadığı Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde ise AKP’nin savaş politikasına tepki gösterildi.

DBP İlçe Örgütü binası önünde bir araya gelen aralarında Bismil Belediye Eşbaşkanı Cemile Eminoğlu’nun da bulunduğu binlerce kişi yürüyüş düzenlemek istedi. İstasyon Caddesi’nde yürümek isteyen kitlenin önü polisler tarafından kesilerek yürüyüşe izin verilmedi. Kitle polisin bu engellemesine attıkları sloganlarla tepki gösterdi.

Yürüyüşe izin verilmemesi üzerine açıklama yapan DBP İlçe Eşbaşkanı Abdulsemet Biçim, bölgede yaşanan saldırılara tepki göstererek, yapılan saldırılara sesiz kalmayacaklarını ve bu saldırıları her yerde protesto edeceklerini ifade etti.

Yapılan açıklamanın ardından ise ilçenin birçok yerinde protesto eylemleri başladı. Diyarbakır-Batman karayolu başta olmak üzere birçok mahallenin cadde ve sokaklarına çıkan gençler, yollarda barikatlar kurdu, sokağa çıkma yasakları ve polis ablukasını protesto etti. İlçede eylemler yer, yer devam ediyor.

Elazığ

Kürdistan kentlerinde ilan edilen sokağa çıkma yasakları Elazığ’da da KESK bileşenleri tarafından protesto edildi. Sokağa çıkma yasakları adı altında halka yönelik girişilen saldırılara tepkilerini göstermek üzere Hozat Garajı’nda toplanan KESK bileşenleri, “Gençlik Botan’a özgür vatana”, “Öz yönetimleri selamlıyoruz”, “Öz yönetimle, özgür geleceğe” yazılı pankartlar açtı.

Eylemde konuşan KESK Elazığ Dönem Sözcüsü Ali Erdem, ülkenin OHAL ve sıkıyönetimi de aşan bir duruma geldiğini ifade etti. Erdem, “Savaş hukukunun devrede. AKP hükümeti politikalarına böyle devam ederse ülkemiz Suriye gibi benzer göçlerin yaşayacağından kuşku olmayacak” dedi.

Dersim

Kürdistan’da ilan edilen sokağa çıkma yasakları ve katliamlara karşı Dersim’de de gençler yol kapatma eylemi yaptı. Özgürlük Meydanı’nda yolu keserek araçların geçmesini engelleyen gençler, “Dersim isyandır Kürdistan’a selamdır”, “Şerdıl yoldaş ölümsüzdür” ve “Katil devlet Kürdistan’dan defol” sloganları attı.

Bir süre sonra bölgeye ulaşan polisler, yolu kapatan gençlere müdahale etti.

TOMA aracıyla üzerlerine tazyikli su sıkılan gençler de polise taşlarla karşılık verdi. Yapılan saldırıya karşı yola barikat kuran gençler, polisle çatıştı. Yaşanan çatışmaların ardından polisler geri çekildi. Bir süre devam eden eylemde daha sonra sona erdi.

Van

KESK Van Şubeler Platformu yönetici ve üyeleri de sokağa çıkma yasakları ve Cizre’de öğretmenlerin izine gönderilmesini yaptıkları basın açıklaması ile protesto edildi.

“Ölümü değil, yaşamı savunuyoruz, kimsenin ölmesini istemiyoruz. Sadece Barış istiyoruz” pankartı eşliğinde dernek binasının önünden Feqiye Teyran Parkı’na yürümek isteyen grubun yürüyüşü defalarca polislerce engellenmek istendi. Ancak her şeye rağmen alternatif yollardan yürüyüşlerine devam eden emekçiler, önce Özgür Center önüne oradan da Perihan AVM önünde yürüyüp, burada basın açıklaması yaptı.

HDP, DBP, İHD’nin de destek verdiği yürüyüşte kitle adına konuşma yapan KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü İbrahim Çelik, Cizre ve Silopi’de görev yapan öğretmenlerin izne gönderilmesine tepki göstererek uygulamayı “kamu hizmetlerinin savaşa göre düzenlenmesi” olarak yorumladı.

Çelik, bu kararın yanı sıra yine öğrenci yurtlarının Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından boşaltılmasının yanı sıra devlet hastanelerine gönderilen “personeliniz ve malzemeleriniz hazır olsun” mesajının topyekün savaş hazırlığı olduğunu söyledi.

AKP Hükümeti’nin kamu hizmeti vermekle yükümlü olduğunu ve kamu hizmetlerinin ortadan kaldırılarak suç işlediğini belirten Çelik, “Milli Eğitim Müdürlüğü’nün kararlarının AKP hükümeti tarafından Ankara’dan verildiği çok açıktır” şeklinde konuştu.

Bu tehlikeli gidişata emekçiler, demokrasi güçleri ve halkların geçit vermeyeceğini vurgulayan Çelik, “Sivillere yönelik katliamlara ve savaş politikalarına karşı, demokratik eylem ve etkinliklerle karşı koyacağız” diyerek AKP’nin topyekün saldırılarına karşı topyekun direniş geliştirilmesi için tüm demokrasi ve emek güçlerine birlikte mücadele etme çağrısında bulundu.

Yapılan açıklama sonrası kitle, yine alkış ve zılgıtlarla protestolarını noktaladı.

Kaynak: Sendika.Org

Ayrıca kontrol

El-Sen: Toplum Adına Cevap Bekliyoruz!

Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası El-Sen, “Kıbrıs Türk Toplumu Adına Bu Sorulara Cevap Bekliyoruz” başlığı ile …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir