ANA SAYFA / DKB / 14 Ağustos eylem süreçleri…

14 Ağustos eylem süreçleri…

2010 yılında “Anti-Militarist Barış Harekâtı” adı ile 14 Ağustos tarihinde düzenlenmeye başlayan eylemlilik süreci her sene farklı bir biçim alarak devam ediyor.

İlk yıl Baraka Kültür Merkezi, BKP Gençlik, Doğa Dostları Derneği, Kıbrıslı Gençlik Platformu, YKP Gençlik ve bağımsız genç aktivistler tarafından düzenlenen etkinliğin 2011’deki ikinci yıl organizasyonuna o dönem üyesi olduğumuz KSP Gençlik Birimi olarak bizler de katılmıştık. Bu etkinliğin hemen ardından ise KSP içerisinde yaşanan sorunlar nedeniyle KSP’den topluca istifa etmiştik.

Üçüncü yıla gelindiğinde ise etkinlik organizasyonu toplantılarına Devrimci Komünist Birlik olarak katıldık. Ancak bu toplantılarda özellikle sahne alacak sanatçılara bu katkılarının karşılığında bir para ödenmesi konusunda yaşanan tartışmalar sonucunda bir bölünme yaşanmıştı. Yaşanan bölünme sonucunda 2012’de Baraka Kültür Merkezi kendi başına “Bağımsız Kıbrıs” adıyla, YKP Gençlik, BKP Gençlik, Kıbrıslı Gençlik Platformu ile Feminist Atölye ise bir önceki yıl kullanılan “Anti-Militarist Barış Harekâtı” adıyla aynı gün ve saatte farklı mekanlarda iki etkinlik gerçekleştirdiler. Bizler bu ayrışma sonucunda 14 Ağustos’un anlamı ve eylemlilik biçimi bakımından Baraka ile daha geniş bir ortak paydaya sahip olduğumuz için birlikte bir etkinlik gerçekleştirmek amacı ile toplantılar yaptık. Ancak günün sonunda Baraka’nın özellikle aynı gün ve saatte iki benzer etkinlik yapılması konusundaki ısrarı nedeni ile birlikte bir eylemlilik organize etme konusunda geri çekildik. Bu konudaki ayrıntılı değerlendirmemizi o dönemde kamuoyu ile paylaşmıştık. Dileyen internette kolayca bulup okuyabilir.

2013 ylına gelindiğinde ise ortaya daha farklı bir durum çıkmıştır. Geçtiğimiz yıl “Anti-Militarist Barış Harekâtı” içerisinde yer alan BKP Gençlik tarafından tüm örgütlere bir çağrı yapılarak yeniden ortak bir etkinlik düzenlenmesi için girişim başlatılmıştır. Bu çağrıya bizim yanımızda Baraka ve Pir Sultan Abtal Kültür Merkezi de olumlu yanıt verirken, geçtiğimiz yıllarda bu etkinliklere katılan YKP Gençlik yeni bir başlangıç yapılmasına karşı olduğunu “Anti-Militarist Barış Harekâtı” adıyla bir kez daha etkinlik düzenleyeceğini belirtmiş, Feminist Atölye ise oluşan bu bölünmüşlük nedeniyle herhangi bir etkinliğe katılmayacağını bildirmiştir. Bu süreçte özellikle YKP Gençlik örgütünün ortak bir eylemliliğe çekilmesi için çaba sarfedilmesine rağmen ne yazık ki bu çabalar bir sonuç vermedi. Ve sonuçta bir kez daha aynı gün ve saatte benzer içeriklerle iki tane farklı etkinlik düzenlenmiş oldu. Bir yanda dört örgütün katılımı ile yeni bir başlangıç yapılarak “Diren Kıbrıs” etkinliği düzenlenirken, diğer yandan ise YKP Gençlik tek başına da olsa “Anti-Militarist Barış Harekâtı” etkinliğini gerçekleştirdi.

Bizim açımızdan bu süreçte önemli olan “Diren Kıbrıs” etkinliği sürecinde yaşanılan deneyimlerdir. Bu süreçte özellikle bizim açımızdan önemli bir hata yapılmıştır. Etkinlik organizasyonu için yapılan toplantılar sırasında bir dizi konu net bir şekilde karara bağlanmamış ve günün sonunda bizler açısından kabul edilmesi pek mümkün olmayan durumlar ortaya çıkmıştır. Bizler karara bağlanan ve kamuoyuna duyurulan eylemliliğin sekteye uğramaması için ortaya çıkan sorunları tüm örgütlerin uzlaşısı ile aşmaya çalıştık. Kimi noktalarda ise kabul edemeyeceğimiz bazı adımların atılmasına da diğer örgütlerin tümü tarafından reddedilmediği için razı olmak durumunda kaldık. Bu özellikle etkinliğin “iki toplumlu” bir organizasyon olması ile ilgili olarak Baraka tarafından getirilen çekinceler konusunda yaşanmıştır. Yapılan etkinlik toplantılarında önerilen iki toplumlu halk dansları topluluğunun sahne alması ya da Kıbrıslı Rum gençlik örgütlerinin etkinliğe katılması yada destek vermesi gibi konular Baraka adına toplantılara katılan arkadaşlarca reddedildi. Buna gerekçe olarak ise “14 Ağustos’un Kıbrıslı Türklerin kendi işgalcisi Türkiye ile hesaplaşma günü olması, iki toplumlu bir organizasyonun bu mücadeleye olumsuz etkide bulunacağı” görüşü ileri sürülmüştür.

Bizler bu görüşe kesinlikle karşıyız. Dahası işgale karşı mücadelenin bir parçası olan bu tip etkinliklerde en geniş ve kapsamlı ortak mücadelenin örülmesi gerektiğini savunuyoruz. Bu tip etkinliklerle Kıbrıs halkının yeniden yakınlaştırılması ve ortak vatan mücadelesinin yükseltilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Bu konudaki farklı yaklaşımlarımız “Diren Kıbrıs” etkinliğinin organisazyonu sürecinde bazı sorunların çıkmasına neden olmuştur. Bizler bu yılkı eylemlilik sürecinin sekteye uğramaması düşüncesi ile bu konuda uzlaşmacı bir yaklaşım sergiledik ve iki toplumlu grupların sahne almasına karşı çıkılmasını etkinliği iptal etmenin bir gerekçesine dönüştürmedik. Ancak önümüzdeki yıl benzer bir şekilde eylemlilik içerisinde yer almayacağımızı etkinlik değerlendirme toplantısında diğer örgütlerden katılan arkadaşlara bildirdik. Bu nedenle DKB olarak ileriki süreçlerde özellikle işgale ve emperyalist saldırılara karşı yürütülecek eylemliliklerde, tüm ülke ilerici güçlerini kapsamayı hedeflememesi ve dolayısı ile ortak mücadeleyi dışlaması durumunda, yer almayacağımızı bir kez daha net bir şekilde ortaya koyma gereği hissediyoruz.

İşgale, emperyalist saldırılara karşı mücadele tüm ülke işçi sınıfının önderliğinde ortak sınıf örgütlenmesi temelinde yürütülmelidir.

Ayrıca kontrol

Salih Olgun-TMT’nin kuruluşu…

Ülkemizi ve halklarımızı bölen, düşmanlaştıran emperyalist ABD-İngltere’nin kontrolünde, Yunanistan ve TC devletinin taşeronluğunda kurulan faşist …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir