ANA SAYFA / DKB / 14 Ağustos “Diren Kıbrıs!” eylemlilik bildirgesi

14 Ağustos “Diren Kıbrıs!” eylemlilik bildirgesi

Birleşik Kıbrıs Partisi, Baraka Kültür Merkezi, Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Devrimci Komünist Birlik örgütleri ortak prensiplerde yeni bir başlangıç yapma kararı aldılar.

Bizler 2010 yılından beridir kimi zaman birlikte kimi zaman ayrı bir şekilde 14 Ağustos tarihinde sokağa çıkmakta ve ülkemizdeki işgale karşı sesimizi yükseltmekteyiz. Altta imzası olan örgütler olarak geçtiğimiz yıl farklı yaklaşımlardan kaynaklı olarak ortaya çıkan bölünmüşlüğü ortadan kaldırmak ve işgale karşı ortak duruşumuzu yeni bir başlangıç yaparak göstermek üzere, geçmiş yıllarda bu eylemlilikte yer alan tüm yapıları davet ederek bir araya geldik. Bu çerçevede 14 Ağustos günü ortak bir eylemlilik gerçekleştirmek için yapılan çağrıya olumlu yanıt veren Birleşik Kıbrıs Partisi, Baraka Kültür Merkezi, Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Devrimci Komünist Birlik örgütleri ortak prensiplerde yeni bir başlangıç yapma kararı almışlardır.

14 Ağustos günü “Diren Kıbrıs” adıyla gerek ülkemizden gerekse Türkiye’den katılarak gerçekleştireceğimiz eylemlilikte dayanışmasını gösterecek olan sanatçılar ile Lefkoşa Göçmenköy Parkı’nda kitlesel bir etkinlik düzenlenecektir.

Bizler ülkemizin tüm ilerici, demokrat çevrelerini Diren Kıbrıs eylemliliğini sahiplenerek destek çıkmaya ve ülkemizin işgal edilmişliğine karşı seslerini seslerimizle birleştirmeye çağırıyoruz.

Birleşik Kıbrıs Partisi, Baraka Kültür Merkezi, Pir Sultan Abdan Kültür Merkezi, Devrimci Komünist Birlik

14 Ağustos “Diren Kıbrıs!” eylemlilik bildirgesi:

14 AĞUSTOS ÖZGÜR VE BAĞIMSIZ BİR KIBRIS İÇİN DİRENİŞ GÜNÜ

14 Ağustos 1974! Ada’nın bugüne kadar süregelen bölünmüşlüğünün eşik noktası!

Bizler tam 39 yıldır apoletlerin gölgesinde kurulmuş, namluların ucunda şekillenmiş ve şimdi ise yeni dikilen camilerin heybetinde, ilahiyat fakültelerinin duvarlarıyla biçimlenmiş bir düzenin ağırlığında ezilmekteyiz.

*

Kıbrıs’ın kuzeyi üzerinde emperyalizmin çıkarlarının savunuculuğunu üstlenen Türkiye Cumhuriyeti’nin işgali 39’uncu yılında.

İşgalin 39 yıllık bilançosu ise bugün itibariyle bizler için ürkütücü boyutlardadır. Ada’nın kuzey coğrafyasında yaşayan bizler her yönüyle bir kimlik aşınması yaşamakta; artık olmaktan ziyade, var olamamak durumuyla yüzleşmekteyiz.

Asimilasyon politikalarıyla kültürel benliğimiz, Ankara’nın İMF ve Dünya Bankası menşeli paketleriyle ekonomik gücümüz ve değerlerimiz, milliyetçilik ve Türkçülük politikalarıyla ideolojimiz, sunni islam saldırganlığı ile de manevi değerlerimiz gasp edilmekte, müdahalelerle başkalaştırılmaya devam etmekte.

İşgalin ada üzerindeki etkilerinin toplamı ise siyasi iradeden yoksun, kendi geleceği doğrultusunda karar verme hakkı elinden alınmış, kendi kaderini tayin hakkı gasp edilmiş, özne değil nesne konumuna konulmuş ve düzenin kuklaları ile çıkışsızlığı yatıştırılmaya çalışılan bir toplumsal yapının oluşmasına neden oldu.

Tarihsel süreç içerisinden bugüne önümüzde bizlerin yüzleşmek zorunda olduğu iki olgu vardır.

Ya emperyalistler ve işgalciler tarafından bize layık görülen kader karşısında boyun eğip, sistemin çarklılarına karışmak…

Ya da kendi kaderimizi tayin etme, özgürce yaşama hakkında ısrar ederek, egemenlerin çizdiği tarihle yüzleşmek, işgalciden hesap sormak ve yeni bir ülke için yok edicilerimize karşı direniş ve isyan bayrağını açmak…

Ve bizler tarih karşısında hesap sormaktan; yok olmakta değil, yaşam hakkında, işgalcinin karşısında boyun eğmekte değil dik durmakta, emperyalistin karşısında teslim olmakta değil, bağımsızlıkta, işgalcinin karşısında tutsaklıkta değil özgürlükte, sömürenin karşısında düzende değil devrimde ısrar ediyoruz…

*

14 Ağustos, Türkiye’nin ikinci müdahaleyi gerçekleştirdiği tarih… Bizler için bu gün işgale ve emperyalist müdahalelere karşı bir direniş ve başkaldırı günüdür; özgürlüğün, bağımsızlığın ve barışın bayrağının dalgalanacağı bir adaya özlemin günüdür…

Bizler, barıştan, özgürlükten, birleşik, bağımsız ve sosyalist bir Kıbrıs’tan yana örgütler olarak 14 Ağustos’ta bir araya gelerek, işgale karşı haykıracağız…

Asimilasyon politikalarına karşı İSYAN-DEVRİM-ÖZGÜRLÜK

İMF ve Dünya Bankası patentli ekonomik paketlere karşı İSYAN-DEVRİM-ÖZGÜRLÜK

Sunni-islam dayatmalarına, manevi değerlerimizin gasp edilmesine karşı İSYAN-DEVRİM-ÖZGÜRLÜK

Siyasi irademizin yok sayılmasına, kuklalar cumhuriyetine karşı İSYAN-DEVRİM-ÖZGÜRLÜK

İşgalin bekçilerine, işbirlikçilerine ve yalakalarına karşı İSYAN-DEVRİM-ÖZGÜRLÜK

Emperyalist işgallere, kapitalist dayatmalara karşı İSYAN-DEVRİM-ÖZGÜRLÜK

Tüm yabancı askeri üstlere, NATO’nun ordularına karşı İSYAN-DEVRİM-ÖZGÜRLÜK

Yurdumuz üzerindeki ekolojik tahribata karşı İSYAN-DEVRİM-ÖZGÜRLÜK

Cinsiyet ayrımcılığına karşı İSYAN-DEVRİM-ÖZGÜRLÜK

Sermayeye, sömürüye ve ayrımcılığa karşı İSYAN-DEVRİM-ÖZGÜRLÜK

*

Halkların kardeşliği için…

Bağımsız, birleşik ve sosyalist bir Kıbrıs için…

Barış için…

Kendi kaderimizi kendimiz belirlemek için…

Zaferlerimizin ve yenilgilerimizin bize ait olacağı bir yaşam için

İSYAN-DEVRİM-ÖZGÜRLÜK

Ayrıca kontrol

Reformizmin ayak oyunları ve sömürge seçimlerine bakışları(*)

Sırtımızda, tüm varlığıyla işgal edip oturan ve ülkemizin kuzeyini yöneten TC egemenlerine; “Ankara, elini yakamızdan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir