ANA SAYFA / YAZARLAR / Yusuf Alkım – Stalin’in “Leninizmin Temelleri” kitabından bir bölüm ve çıkarılan bazı sonuçlar

Yusuf Alkım – Stalin’in “Leninizmin Temelleri” kitabından bir bölüm ve çıkarılan bazı sonuçlar

Stalin”in “Leninizmin Temelleri” kitabından g?revler bir bölüm ve çıkarılan bazı sonuçlar

http://kurtuluscephesi.com/stalin/leninizm.htm

“……..
5. Taktik önderlik. Taktik önderlik, stratejik önderliğin bir parçasıdır. Taktik önderlik, stratejik önderliğin ödevlerine ve gereklerine bağlıdır. Taktik önderliğin amacı, proletaryanın bütün savaşım ve örgüt biçimlerini benimsemek ve belirli bir güçler ilişkisi içinde, stratejik başarının hazırlanması için gerekli azamî sonucu elde etmek için bunlardan hakkıyla yararlanmaktır.

Proletaryanın savaşım ve örgüt biçimlerinden hakkıyla yararlanmak ne demektir?

Bu, başlıcaları aşağıda belirtilen bazı zorunlu koşulları yerine getirmektir:

Birincisi. Hareketin kabarma ve alçalmalarına uydukları için, kitlelerin devrimci mevzilere yerleşmelerini, kitlelerin milyonlarının devrim cephesine şevkini, bunların cephede düzenlenmesini kolaylaştıran ve sağlayan savaşım ve örgüt biçimlerine ön planda yer vermek.

Burada önemli olan, öncünün, eski düzeni devam ettirmenin olanaksızlığı ve bir düzeni devirmenin kaçınılmaz zorunluluğu bilincine varması değildir. Önemli olan, kitlelerin, milyonların bu zorunluluğu anlamaları ve öncüyü desteklemeye hazır bulunmalarıdır. Ama kitleler, bunu ancak kendi öz deneyimleri ile anlayabilirler. Kitlelerin milyonlarına eski iktidarın devrilmesinin kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu kendi deneyimiyle anlamalarına olanak sağlamak; devrimci sloganların doğruluğuna, kendi deneyimiyle inanmalarına olanak sağlayan savaşım araçlarını ve örgüt biçimlerini ileri sürmek: işte ödev budur.

Eğer parti, Dumaya, zamanında katılmaya karar vermiş olmasaydı, eğer güçlerini Dumada çalışma üzerinde toplamamış ve Dumanın hiçliğini, kadetlerin vaatlerinin yalan olduğunu, çarlıkla anlaşmaya varmanın olanaksızlığını, köylülük ile işçi sınıfı arasında bir ittifakın âcil zorunluluğunu kendi deneyimleriyle kavrama olanağını kitlelere sağlamasaydı, önce işçi sınıfından kopardı ve işçi sınıfı, kitlelerle bağlarını yitirirdi. Duma döneminde, kitlelerin bu deneyimi olmasaydı, kadetlerin maskelerini düşürmek ve proletaryanın hegemonyasını sağlamak olanaklı olamazdı.

Otzovizm[41] taktiğinin tehlikesi şu idi ki, bu taktik, öncüyü sayısız yedeklerinden ayırma tehlikesini yaratıyordu.

Eğer proletarya, menşevikler ile sosyalist-devrimcilerin maskeleri düşürülerek savaşın ve emperyalizmin yandaşı kimlikleri henüz ortaya çıkmadan, kitleler, menşeviklerin ve sosyalist-devrimcilerin barış hakkında, toprak, özgürlük hakkındaki söylevlerinin yalan olduğunu kendi deneyimleriyle anlamaya henüz zaman bulamadan, 1917 Nisanında ayaklanmaya çağrıda bulunan “sol” komünistleri izlemiş olsaydı, partinin, işçi sınıfı ile bağları kopardı ve işçi sınıfı, geniş köylü kitleleri arasında nüfuzunu yitirirdi. Kitlelerin, Kerenski devrindeki deneyimleri olmadan, menşevikler ve sosyalist-devrimciler tecrit edilemezdi ve proletarya diktatörlüğü olanaksız olurdu. Bundan dolayı, küçük-burjuva partilerinin hatalarını “sabırla açıklama” ve Sovyetler içinde açıklama taktiği biricik doğru taktikti.

“Sol” komünistlerin taktiğinin tehlikesi şu idi ki, partiyi proletarya devriminin önderi durumundan, bir avuç kof ve tutarsız komplocu durumuna sokuyordu.

“Tek başına öncüyle zafer olanaksızdır. Bütün sınıf, büyük yığınlar, öncüyü doğrudan doğruya destekleme durumuna gelmedikçe ya da öncüye karşı hayırhah bir yansızlık tutumunu benimseyerek, karşı yanı desteklemeleri olasılığı kesin olarak ortadan kalkmadıkça, öncüyü kesin savaşa sürmek yalnızca bir ahmaklık olmakla kalmaz, bir cinayet olur. Oysa bütün sınıfın, sermayenin ezdiği geniş emekçi yığınların, gerçekten böyle bir tutumu benimseyebilmeleri için yalnızca propaganda, yalnızca ajitasyon yetmez. Bunun için, bu yığınların kendi öz this siyasal deneyimleri gereklidir. Bütün büyük devrimlerin temel yasası böyledir, o yasa ki, şimdi yalnızca Rusya tarafından değil, Almanya tarafından da kuvvetle ve büyük açıklıkla doğrulanmaktadır. Yalnızca Rusya’nın bilisiz ve çoğu okur-yazar olmayan yığınlarının değil, Almanya’nın okur-yazar ve iyi eğitilmiş yığınlarının da, kararlı bir biçimde komünizme yönelmeleri için İkinci Enternasyonalin kahramanlarının hükümetinin bütün güçsüzlüğünü, zavallılığını, burjuvazi önünde uşaklığını, bütün korkaklığını ve ihanetini acı deneyimleri ile kavramaları gerekli idi; proletarya diktatörlüğü karşısında, tek seçenek olan en aşırı gericilerin diktatörlüğünün (Rusya’da Kornilov, Almanya’da Kapp ve ortakları) kaçınılmaz olduğunu kavramaları gerekli olmuştu.” (“Sol” Komünizm, c. XXV, s. 228, Rusça.)[42]
İkincisi. Elle kavrandığı takdirde bütün zincirin tutulmasına Wholesale Miami Dolphins Jerseys ve stratejik başarının koşullarının hazırlanmasına olanak veren halkanın, her belirli anda, süreçler zincirinin hangi halkası olduğunu bulabilmek.

Burada önemli olan, partinin önündeki ödevler arasında âcil olan ödevi, çözümü merkezî noktayı wholesale jerseys oluşturan, ve yerine getirilmesi hemen çözümü gerektiren öbür ödevlerin başarıyla çözümünü sağlayan ödevi ayırıp ele almaktır.

Bu tezin önemini, biri uzak geçmişten (partinin kuruluş dönemi), öbürü pek yakın geçmişten (NEP dönemi) alacağımız iki örnekle tanıtlayabiliriz.

Partinin kuruluşu döneminde, sayısız gruplar ve örgütler henüz birbirine bağlanmadığı, tecrit edilmiş gruplarda perakende çalışmanın partiyi tepeden tırnağa kemirdiği; ideolojik kargaşalığın partinin iç yaşamının ayırdedici özelliği olduğu bir dönemde, zincirin esas halkası, partinin önünde duran ödevler arasında temel ödev, bütün Rusya için illegal bir gazetenin (İskra’nın) yaratılmasıydı. Niçin? Çünkü o zamanın koşulları içinde, partide sayısız cheap mlb jerseys grupları ve örgütleri birbirine bağlamaya, ideolojik ve taktik koşulları hazırlamaya ve böylece gerçek bir partinin temellerini atmaya yetenekli, tutarlı bir çekirdeği, ancak bütün Rusya’yı kucaklayan bir illegal gazete aracılığıyla yaratmak olanaklıydı.

Savaştan sonra sosyalizmi kurma işine geçiş döneminde sanayi, plansızlık yüzünden karmakarışık bir durumdayken ve tarım da sınaî mamuller yokluğundan sıkıntı içindeyken; devlet sanayiinin köylü wholesale MLB jerseys ekonomisiyle kaynaşmasının sosyalist kuruluşun başarısının temel koşulu olduğu bu dönemde, süreçler zincirinin ana halkası, bütün ödevler içinde temel ödev, ticaretin geliştirilmesiydi. Niçin? Çünkü NEP koşulları içinde sanayiin köylü ekonomisiyle kaynaşması, ancak ticaret yoluyla olanaklıydı; çünkü NEP koşulları içinde satış olmadan üretim, sanayiin ölümü demektir; çünkü ancak ticaretin geliştirilmesi sonucu, metaların sürüm alanlarını genişleterek sanayii geliştirmek olanaklıydı; çünkü ticarette durumu sağlamlaştırdıktan ve bu alana egemen olduktan sonradır ki, ancak bu halkayı sıkı sıkı tuttuktan sonradır ki, sanayii tarımsal pazarla kaynaştırmak ve sosyalist ekonominin temellerinin atılması için gerekli koşulları yaratmayı olanaklı kılan öbür günlük sorunları başarıyla çözmek olanaklıdır.

“Genel olarak devrimci ve sosyalizm yandaşı ya da komünist olmak yetmez –diyor Lenin–. … Her belirli anda, bütün zinciri tutmak için kavranması gereken halkayı bütün gücüyle kavramayı ve ikinci halkaya geçişi sağlamca hazırlamayı bilmelidir. … Şu anda … bu halka, devlet tarafından doğru bir düzenlemeye (yönlendirilmeye) tâbi tutulmuş olan iç ticaretin canlandırılmasıdır. Ticaret, işte 1921-1922’de sosyalizmi kurma çalışmalarımızın geçici biçimleri arasında, tarihsel olaylar zincirinde, ‘bütün gücümüzle sıkı sıkı elde tutmamız gereken’ halkadır.” (“Altının Önemi Üzerine”, c. XXVII, s. 82, Rusça.) Doğru taktik önderliği sağlayan bellibaşlı koşullar işte böyledir.

…….”

Çıkarımlar ve Sonuçlar:
Stalin’in Leninizmin Temellerini ortaya koyduğu bu kitapta, ilgili bölümde özellikle bugüne dair en güncel olan ve kendi pratiğimizdeki sorunlara ışık tutan şu iki bölüme dikkat çekmek gerekiyor.

1.“…..
Burada önemli olan, öncünün, eski düzeni devam ettirmenin olanaksızlığı ve bir düzeni devirmenin kaçınılmaz zorunluluğu bilincine varması is değildir. Önemli olan, kitlelerin, milyonların bu zorunluluğu anlamaları ve öncüyü desteklemeye hazır bulunmalarıdır. Ama kitleler, bunu ancak kendi öz deneyimleri ile anlayabilirler. Kitlelerin milyonlarına eski iktidarın devrilmesinin kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu kendi deneyimiyle anlamalarına olanak sağlamak; devrimci sloganların doğruluğuna, kendi deneyimiyle inanmalarına olanak sağlayan savaşım araçlarını ve örgüt biçimlerini ileri sürmek: işte ödev budur.”

2. “….
“Tek başına öncüyle zafer olanaksızdır. Bütün sınıf, büyük yığınlar, öncüyü doğrudan doğruya destekleme durumuna gelmedikçe ya da öncüye karşı hayırhah bir yansızlık tutumunu benimseyerek, karşı yanı desteklemeleri olasılığı kesin olarak ortadan kalkmadıkça, öncüyü kesin savaşa sürmek yalnızca bir ahmaklık olmakla kalmaz, bir cinayet olur. Oysa bütün sınıfın, sermayenin ezdiği geniş emekçi yığınların, gerçekten böyle bir tutumu benimseyebilmeleri için yalnızca propaganda, yalnızca ajitasyon yetmez. Bunun için, bu yığınların kendi öz siyasal deneyimleri gereklidir.” (Lenin “Sol” Komünizm, c. XXV, s. 228, Rusça.)”

Buradan özellikle çıkan sonuç çoğu zaman kendi içimizde yaptığımız çalışmalarda bazı arkadaşlar tarafından konan bir yaklaşımdaki hatadır. Genelde şöyle bir yaklaşım vardır; “sınıf bizim sayemizde değil, kendi deneyimleri ile bazı şeylerin farkına varacaktır. Yani biz istedik diye sınıfın bilinçlenmesi ve devrimcileşmesi mümkün değildir, elimizde olmayan koşullar yani objektif koşullar söz konusudur.”

Bu yaklaşımın sanırım kaynağı daha çok kitlelerin mücadeleye soğukluğu ve sınıf bilincinden yoksunluğudur. Evet doğrudur kitleler sırf biz istiyoruz diye devrimcileşmezler, ancak Stalin’in de Lenin’in ilklerini temel alarak ortaya koyduğu gibi kitlelerin kendi deneyimleri ile bu gerçekleri anlamalarına olanak sağlamak, bunu sağlayacak savaşım araçlarını ve örgüt biçimlerini ileri sürmek bilinçli, örgütlü öncüye, yani Partiye düşer. Ve bizim en segunda büyük eksikliğimiz buradadır. Yani bilinçsel ve örgütsel olarak geri olan işçi emekçi yığınların yaşadıkları düzenin barbarlığını ve onu yıkmanın gerekliliğini kavramaları için gerekli olan savaşım araçlarını ve örgüt biçimlerini oluşturamamak. Ve Lenin’in belirttiği gibi sadece propaganda ve ajitasyonla yetinerek, ve de bunu dahi çok alt düzeyde yaparak kendi öz siyasal deneyimlerini elde edecekleri araçları yaratamamak. Denebilir ki kitleler henüz bunu anlayabilecek konumda değildirler. Bence bu yanlış olan ve dahası bizi kuyrukçuluğa sürükleyen, kitle hareketlenince biz de hareketleniriz düşüncesiyle hareket etmekdir. Ve şu bir gerçektir ki günümüz ve ülke koşullarında işçi emekçi kitlelerin öncünün etkisi dışında geliştirecekleri hareketler ancak küçük burjuva bilinçten etkilenmekte ve bu çizgide gelişmektedir. Tıpkı Annan Planı döneminde olduğu gibi, ya da dünyanın her tarafında gelişen tüm diğer küçük burjuva “sol” hareketler gibi. Oysa bugün dünyanın hemen hemen her yerinde işçi emekçi kitlelerin yaşadıkları düzen emperyalist barbarlık düzenidir. Dünyanın herhangi bir yerinde farklı olan, ve emperyalist barbarlık düzeninden kopuk olan herhangi bir ülke mi var? eğer yoksa burada görev tıpkı Stalin ve Lenin’in belirttiği gibi bu emperyalist barbarlık düzeninin yıkılması gerekliliğini kitlelerin anlamalarını sağlayacak savaşım ve örgütsel araçların yaratılmasıdır.

İşte bu nedenle bugün önümüzde duran en önemli görevlerden bir tanesi bu araçları oluşturmakdır. Bu araçlar kendi başlarına oluşmazlar, dahası egemen çevreler tarafından dini ya da faşist gerici araçlar kitlelerin önüne konur ve kitlelerin devrimci savaşım potansiyeli bu hareketler içerisinde düzene tehdit oluşturmayacak şekilde eritilir.

Öyleyse bugün tüm dünyada ve ülkemizde slogan kitlelerin içerisinde yaşadıkları emperyalist barbarlık düzeninin özünü ve yıkılmasının gerekliliğini kavramalarını sağlayacak savaşım araçlarını, örgüt biçimlerini ve de bunlar üzerinden eylemlilik metodlarını oluşturmak, var olan kullanılabilecekleri sendikaları, birlikleri ve mümkünse meclisi bu uğurda kullanılmasını sağlamak olmalıdır. Biz gereken mücadele aygıtlarını, birimlerimizi, ileri işçileri kapsayacak bir çalışma programını, uzun ve kısa vadeli çalışmalarımızı planlayıp uyguladığımız sürece emperyalizm-kapitalizm kaynaklı az ya da çok mevcut olan objektif koşullar ile subjektif koşulların birleşmesi sağlanabilir. Ancak bu yolla işçi sınıfının bilinçli öncü müfrezesi olan parti sınıfla bağlarını gelişritebilir ve işçi sınıfının bilinçlenerek mücadeleye kanalize PRIVATE olmasını wholesale jerseys ve işçi sınıfının ileri unsurlarını bünyesine giderek daha da geniş şekilde katarak sınıfın örgütlü müfrezesi konumuna gelebilir.

Yani önümüzde duran günün görevi işçi emekçi kitlelerin yaşadıkları emperyalist barbarlık düzeninin özünü ve onun yıkılmasının gerekliliğini kavramalarını sağlayacak savaşım araçlarının ve örgüt biçimlerinin oluşturulması, eldeki kadroların en ileri şekilde bu temelde Marksist-Leninist (ML) teori ile donatılarak mümkün olan her türlü eylemliliğin ortaya konmasıdır. İlk başta muhakkak ki gerek kadro yetersizliği, gerek mali kaynak kıtlığı gerekse ülke ve dünya mücadele düzeyinin geriliği önümüze ciddi engeller çıkaracaktır. Ancak bu engelleri aşmayı öğrenmenin ve siyasetimizi kitlelerle buluşturabilecek ve onları bu siyaset etrafında harekete geçirebilecek örgütsel düzeyi yakalamanın biricik yolu bu mücadeleyi günün koşullarının el verdiği mümkün olan en iyi ve yüksek düzeyde örgütlemektir. Ve önümüze sadece ülke içinde işçi emekçi kitleleri örgütlemek görevini değil, enternasyonal düzeyde ML teorinin içini boşaltan anti-Marksist tüm akımlara karşı da teorik mücadeleyi yükselterek ML Bolşevik siyasetin hakimiyetinin bir kez daha egemen olmasını sağlamak görevini de koymak durumundayız. İğne ile kuyu kazar gibi yavaş ilerleyeceğiz belki, ancak bileceğiz ki ancak bu sayede kürekler ve çok daha etkili kazma araçlarına sahip olabileceğiz. Ve bu sayede emperyalist barbarlık düzeninin mezarını öylesine derin kazacağız ki bir daha içinden çıkamasın. Bunu ancak ML teori ile donanan ve mücadele içinde çelikleşen kadrolardan oluşan bir örgüt sayesinde başarabiliriz ve insanlığın eşit, sömürüsüz bir düzen kurmasının önünü açabiliriz.

Ayrıca kontrol

“Kıbrıs Cumhuriyeti”nin Kuruluş Yıldönümü, Emperyalizm, İşgaller ve Sömürgecilik

Kıbrıs, eski çağlardan beri Ortadoğu’daki stratejik önemi nedeniyle hep işgal edilmiş ve Kıbrıs halkları kendi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir